Reklamı Kapat

Muhasebe ve terazi

Bismillahirrahmanirrahim;

Âlemlerin Rabbi, Rahman ve Rahim olan Allah’a hamd, Peygamberimize, âline ve sahabelerine salât ve selam ederiz.

İnsan olarak yaratılan varlıklar bilmelidirler ki, bir hesap günü vardır ve bu hesap gününün hâkimi Allah’tır. İşte bu hesap gününde hesaba çekilmeden önce kişinin kendisini hesaba çekmesi önemli bir fazilettir. Dünya hayatında Allah’ın rızasını gözetmeyen hiçbir insanın bu hesabı kolay vermesi düşünülemez. Allah’ın rızası İslam’dır. Allah’ın İslam’dan başka hiçbir itikat ve düzene rızası yoktur. Sağlam binalar, sağlam temeller üzerinde kurulur. Hasta kalplerden, bulanık düşüncelerden, sağlam fikirler, faydalı görüşler çıkmaz. Kalp gözü kör olanın kafa gözünün görüyor olması bir işe yaramaz. Sağır, bağırsan da duymaz. Ahmak olana bin hikmet anlatsan da bir şey anlamaz. Terazisi bozuk olanın tartısı adil olmaz. Hak ile batılı, hayır ile şerri, Adil Düzen ile faizci kapitalizmi birbirinden ayıramayan gafillerin dünyası da, hesabı da berbat olur. Allah’ın bize gönderdiği Kur’an kitaptır ve esastır, bu esası bize açıklayan Peygamberin sünneti ise fıkıhtır. Kur’an ve sünnet, amellerin tartılacağı terazidir. İnsanın yaptığı her işte, kitap ve sünnete uygunluk aranacaktır. Kitap ve sünnete uygun düşmeyen hiçbir işimiz, bizden kabul edilmeyecektir. “Kim İslam’dan başka bir din, hesap ölçüsü, itikat ve düzen edinirse, bu kesinlikle Allah katında kabul görmez…” esası göz ardı edilmemelidir. Kötü zan ve arzularımızdan kurtulduktan sonra, sakin bir ortamda, kitap ve sünnetin, selim aklın ön plana çıktığı bir ortamda düşünmeye ve mukayese etmeye başlayınca daha önceki bir kısım tenkitlerimizde, kabul ve retlerimizde nasıl bir yanılgı içerisinde olduğumuzu fark edebiliriz.

RABBİMİZ

Rabbimiz Allah’tır. Biz samimi Müslümanlar; Allah ve Resulüne itaat ederiz. İtaat emredileni yapmak, yasaklanandan kaçınmaktır. Bir Müslüman Allah ve Resulünün teklif ettiği şeye itiraz etmez. İtiraz ederse mümin ve Müslüman olmaz. Allah, faizi haram kılmış ise, bir Müslüman’ın faizci olması düşünülemez. Faizcilik yaparak Allah ve Resulü ile savaş halinde olmayı benimseyemez. Bu, üzerinde düşünülmesi gereken önemli bir meseledir. Rab; malik, yaratıcı, sahip, bir şeyi ıslah eden, terbiye eden, efendi anlamına gelir. Bir şeyin Rabbi olmak şu anlamdadır: 1. Malik olmak; yani tasarrufu, kudreti altında bulunan her şeyin yegâne sahibi ve idarecisi olmak. 2. İtaat edilen, boyun eğilen efendi anlamında Rab; kendisine itaat edilecek, emirlerine uyulup, yasaklarından uzak durulacak efendi ve Mevla’dır. 3. Rab; ıslah eden, olgunlaştıran, düzenleyen, terbiye edendir. Allah’ı Rab edinenler, içki, kumar, zina, faiz gibi günahlara bulaşmazlar. Müşrikler ve münafıklar Allah’ın ilahlığını kabul ederler ama Rab olduğunu reddederler ve ondan başkasını rab edinirler. Bunun için faizci kapitalist düzeni yürütmekten çekinmezler. Müşrikler ve münafıklar, ırkçı emperyalizmi, müşrik Batı’yı rab edinmiş, batıl inanç ve düzenlerini esas almışlardır. Bazen Adil Düzen’e meyilleri olsa da,  menfaatleri, çevreleri, sahip oldukları dünyalıkları doğruyu seçmelerine engel olmaktadır.

İç muhasebesini doğru yapan insanlar, Allah’tan başkasını Rab edinmezler. Bu muhasebeyi yapanlar, Milli Görüşçü olmayı başaranlardır. Batılın değersizliğini fark etmiş Milli Görüşçüler Adil Düzen’de karar kıldılar. Kötülükler ile mücadele etmeyi kendileri için görev bildiler.

AŞK

Leyla esmer, çelimsiz bir kızdı. Mecnun ona sevdalandı. Onun aşkında fâni oldu. Aşk yer, aşk içer, aşk konuşur olmuştu. Hayat kervanları aşktan başka bir hazine taşımıyordu. Dillere destan oldular. Kimi acıdı, kimi kızdı. Kimi konuşmalarına malzeme etti, kimi aşk ateşinin yerinde köz aradı, kül aradı. Kim ne aradıysa niyetine göre hedefine ulaştı, aradığını buldu. Leyla'ya Mecnun'un gözü ile bakmayanlar, yarı yolda kaldılar. Göz vardır önünü göremez. Göz vardır ufuklar ötesini fark eder. Şehvetle bakan göz, geçici güzelliklere tav olur. Şefkatle ve merhametle bakan göz, sonsuz güzelliklere erişir. Zahiri gözle bakan dışı görür. Kalp gözüyle bakan, gizli güzellikleri keşfeder. Mala, eşyaya, bedene âşık olan köle olur. Manaya âşık olan ise bey olur. Olayları, yaklaşımlarımız ve bakış açımıza göre yorumlarız. Her şey alıcısına göre değer kazanır. Aşkımız davamız olursa, saadet buluruz, dünyamız ve çıkarımız olursa yarı yolda kalırız. Aşk da bir ölçü işidir. Ölçüsü sağlam olanın aşkı da dillere destan olur. Davasının delisi olanların dava aşkı, yeni bir saadet dünyasının kurulmasına vesile olur.

BİR FİKİR

Bir fikir, bir hareket; nefsanî arzular ve hevesler istikametinde olursa, toplum kargaşa ve bunalımlara sürüklenir. Bu durumdan menfaatçiler, fırsatçılar yararlanır. Halk, bu gibi kişilerin tahriklerine kapılır ve onların kontrolüne girerse toplumsal felaketler yaşanır. Milli Görüşçüler bu hususta çok dikkatli olmak, düşüncelerini açıklarken, kabul ve ret konusunda tavır sergilerken en doğru olana karar vermek ve yapmak mecburiyetindedirler. Bugün gerek Türkiye'de ve gerekse İslam ülkelerinde yapılan hatalardan birisi de, çalışmaların prensiplere değil şahıslara bağlanmasıdır. Çalışmalarda şahıslar öne çıkarılınca, hareketi ve çalışmaları yönlendiren kişi veya kişilerin hata ve kusurları, manaya yüklenmektedir. Şahıslar etrafında meydana gelen taassup toplumun yozlaşmasına sebep olmaktadır. Çare Milli Görüş’ün benimsediği esaslara dönmektir. Adil Düzen’i hayata ikame etmektir. Saadet Partisi’nin derdi bundan başka bir şey değildir. İslamsız saadet olmaz ve İslamsız yaşanmış hayatların hesabı da zor olur. Allah ve Resulüne isyanın olduğu yerde, mahlûka itibar edilmez. Yolu Adil Düzen olmayanın arkasından gidilmez. Kalplerinde eğrilik olanlar, adil düzen yerine faizci kapitalist düzene rıza gösterirler. Toplum, kendisini değiştirmeden Allah da onların durumunu düzeltmez. Selam hidayete tabi olanlara…

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar İsmail Hakkı Akkiraz - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.


Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket EYT konusunda ne düşünüyorsunuz?