Reklamı Kapat

Bir Deli Lazım

Doğu Türkistan’da Çin zulmü var, Keşmir’de Hindu zulmü var, Arakan’da Budist zulmü var, Afganistan’da Barış Gücü adı altında ABD işgal gücü zulmü var, Irak’ta ABD işgal gücü zulmü var, Suriye’de ABD, Rusya, İngiltere zulmü var, Yemen’de Suudi Arabistan adı altında ABD işgal gücü zulmü var, Filistin’de İsrail zulmü var. İnsan sadece sayarken bile bunalıp yoruluyor. Bu zulümleri yaşayanlar ne yapsın! Vatanı işgal edilmiş, evinden barkından olmuş, anne babaların evlatları katledilmiş, evlatların anne babaları katledilmiş, kardeşlerin kardeşleri katledilmiş, hayatta kalanlar hapislere atılmış, başka ülkelere kaçanlar ise vatansız topraksız perişan bir hayat sürmekte. Görüldüğü gibi Müslümanlara her yerde zulmediliyor. Müslüman coğrafyalar işgal altında. Peki, ne yapmak lazım? Bu soruyu kendini Müslüman sayan herkese soruyoruz ne yapmak lazım? Ne olması gerek? Ne olursa bu zulümler olmaz, olamaz? Yeryüzündeki her Müslüman’ın bu sorulara elbet cevapları vardır. Her cevap aynı da olabilir farklı da. Biz burada kendi cevaplarımızı ifade edeceğiz. Öyleyse her şeyden önce kendimizden başlayacağız. Kendimiz kim, kendimiz Türkiye!

Yiğit düştüğü yerden kalkar denmiş, yiğit düştüğü yerden kalkacak. Önce bir soru; Osmanlı’nın güçlü olduğu dönemde dünyanın herhangi bir yerinde Müslümanlara zulmeden var mıydı? Osmanlı’nın güçlü olduğu dönemde dünyanın herhangi bir yerinde Müslümanlara zulmeden hiçbir güç yok. Çünkü Osmanlı İmparatorluğu dünyanın o zamanki en büyük gücüdür. Fatih Sultan Mehmet’ten 2. Mahmut’a kadar olan dönemde yani en az üçyüz yıl dünyanın tek süper gücü Osmanlı’dır. Osmanlı padişahına protokolde eşit olan herhangi bir devlet başkanı yoktur. Dünyada padişaha eşit sayılan bir otorite yok. Diğer devletlerin devlet başkanları, kraldır, imparatordur vb. hepsi en fazla vezir seviyesindedir. Birçok devlet başkanı vezir seviyesinde de değil daha aşağıda. Kısacası Osmanlı padişahına protokolde denk olan herhangi bir devlet başkanı yok. Osmanlı padişahı dünyada tektir, en tepededir, eşiti yoktur. Bu bilgileri sağlam tarih kitapları okuyan herkes öğrenebilir. Ders kitaplarından öğrenemez. Önce ne olduğumuzu bilmemiz gerek sonra ne olmamız gerektiğini düşünebiliriz. Düştüğümüz yerden nasıl kalkacağız?

Bir deli lazım. Bir deli lider. İslam’ı dört dörtlük bilen, İslam’ı dört dörtlük yaşayan ve dünyaya sinek kanadı kadar değer vermeyen bir deli lider lazım. Kelle koltukta bir lider. İslam’dan milim sapmayacak bir deli. İslam’ın devlet düzenini tam olarak bütün ayrıntılarıyla bilen bir lider. İslam’ın bireysel, sosyal ve siyasal hayat düzenini tam olarak bilen bir deli. Örneğin Asr-ı Saadet’ten başlayıp, dört halife dönemi, Selçuklu ve Osmanlı devlet düzenlerini tam olarak bilen bir lider. Bildiklerine inanan, inandıklarını hayatın her alanına uygulayan bir deli. İslam’ın emir ve yasaklarını dört dörtlük bilen, İslam’ın emir ve yasaklarını dört dörtlük devlet düzenine uygulayan dolayısıyla bireysel ve sosyal hayatı dönüştüren bir lider. Böyle bir lider İslam’a göre yetişecek sonra devletin başına geçecek ve sonra devleti İslam’a göre dizayn edecek, yasalar şeriat yasaları olacak. Bu olduğu zaman sosyal ve bireysel hayat İslam’a göre yaşanacaktır. Devlet başkanı devletin bütün yasalarını şeriata göre düzenleyecek. İşe askeriyeden başlayacak. Komutanlar tam olarak İslam şeriatına göre hareket ederse mesele tamamdır. Teknoloji önemli, teknolojinin İslam’a uyanını alacak uymayanını almayacak, teknoloji icat edilecek. O zaman Türkiye Müslüman bir devlet olarak süper güç olmaya doğru adım atabilir. Peygamberimizden bu yana lider nasılsa toplum o yönde dönüşmüştür. Önce bilen çıkacak sonra toplum bilinçlendirilecek. Uygulamada gösterilmezse halk nereden doğruyu bilecek. Dünyadaki bütün devrimler yukarıdan aşağıyadır. Aşağıdan yukarı devrim olmaz. Toplum hak ederse diye bir şey yok. Toplum dönüştürülür. Başta eğitim sistemi İslam’a göre düzenlenir mesela.

Benim halen umudum var!

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Cafer Keklikçi - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

01

Can Dere - Size teessüf ederim sayın Keklikçi, bakın ben bu zulümleri nasıl durduruyorum. Ahan da cevabı; eeyyy Budistler, eeyyy Amerika.... Bakın nasıl durdu!

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 21 Aralık 12:08

Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket EYT konusunda ne düşünüyorsunuz?