Kadından peygamber gelmemiştir!

Geçen haftaki yazımızda Tv5’te “Düşünce Atlası” programını yapan Ali Bulaç, Kadir Canatan ve Ümit Aktaş’ın “kadın peygamber” konusundaki görüşlerini eleştirmiştik. Kadından peygamber konusu müsteşriklerin gündeme getirdiği bir konudur. Bu konu Müslümanların gündemi değildir. Geçmişte de bu konuyu İbni Hazım gibi birkaç filozoftan başka gündeme getiren de yoktur.

Kadından peygamber gelmediğinin en büyük delili Kur’an-ı Kerim’de adı geçen yirmibeş peygamberden hiçbirinin kadın olmamasıdır. Hadis-i şeriflerde de bunu ifade eden hiçbir ifade ve işaret yoktur. Hatta tam tersine Kur’an-ı Kerim’de Nahl Suresi 43’üncü ayette, “Ey Resulüm! Senden önce de kendilerine vahiyde bulunduğumuz erkeklerden başkasını peygamber olarak göndermedik…” buyrulmaktadır (benzer ayetler için bk: Enbiya 7, Yusuf 190). Ayet-i kerimelerde geçen “rical” kelimesi “erkekler” demektir. Müfessirlerin ekseriyetine göre peygamberlerin tamamı erkeklerden gönderilmiştir.

Kadınlardan peygamber gönderilmemesinin hikmetleri vardır. Bunlardan birisi kadının biyolojik yapısıdır. Kadınların hayız halinde namaz, oruç gibi ibadetleri yapamadığı, hamilelik dönemi ve sonrasındaki nifas halinde bir süreliğine kısıtlılık hali, yine fiziki durumlarının erkeklere oranla daha naif ve güçsüz olması peygamberlik vazifesini görürken engel teşkil edecektir. Namazda imamet, devlet başkanlığı ve ordu komutanlığı yapması gereken bir peygamberin kısıtlılık hali olmamalıdır.

Bu konuyu Elmalılı Hamdi Yazır tefsirinde şöyle izah etmektedir: “Gerçi Allah-u Teâlâ dilerse bir kadına da o gücü ve tahammülü ihsan edip sonra da ona peygamberlik verebilir. Fakat bu, onun yaratılışını ve mizacını bir erkek mizacına dönüştürmek demek olur. Binaenaleyh insanlar içinde peygamberlik göreviyle görevlendirilecek kimselerin de sıradan erkeklerden değil, onlar arasında en seçkin, en iradeli ve en güçlü kimselerden seçilmiş olması da ilâhî hikmet icabıdır.”

Son devrin önemli âlimlerinden Ömer Nasuhi Bilmen de meseleyi tefsirinde şöyle izah etmektedir: “İnsanlara gönderilen peygamberlerin hepsi erkek zatlardır. Bunlar pek muhterem, fevkalâde güçlü ve zeki erkek insanlardır. Çünkü bütün insanlar melekleri görüp onların bildirdiğini anlayacak bir kabiliyette değildirler. Kadınlar yaratılış itibarıyla zayıftırlar, erkekler kadar zahmetlere tahammüllü değildirler, erkeklere karşı mücadeleye atılmaya kudretleri kâfi bulunmamaktadır. Erkeklere nispetle birtakım hakikatleri anlama ve tatbik etme hususundaki kabiliyetleri noksandır. Bunun için kadınlardan peygamberler gelmemiştir.”

Kur’an-ı Kerim’in mantık örgüsüne, Peygamber Efendimizin (s.a.v.) açıklamalarına ve ashab-ı kiramdan gelen rivayetlere bakıldığı zaman “kadından peygamber gelmediği” anlaşılmaktadır.

Kaldı ki İslâm tarihinde erkeklerden Esved-i Ansî, Tuleyha, Tuleyha bin Huveylid, Müseylimet’ül-Kezzâb gibi sahte peygamber çıkmasına rağmen kadınlardan sadece Temîm kabilesine mensup bir Hıristiyan olan Secâh’tan başka kimse sahte peygamberlik iddiasında bulunmamıştır. Hz. Ebubekir (r.a.), İslâm ordusuyla sahte peygamberlik iddiasında bulunanları tepeletirken, ordu komutanı Halid bin Velid, Secâh’ı dikkate bile almamıştır (kadının daha sonra Müslüman olduğu da rivayet edilir).

Sahte peygamberlikte dahi dikkate alınmayan “kadın peygamber” mevzusunu “kadına şiddet” tartışmalarının yaşandığı bir hengâmda gündeme almak, üstelik bunu Ehl-i Sünnet çizgideki Milli Görüş’ün kanalı Tv5’te gündeme getirilmesi kabul edilemez.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Siyami Akyel - Mesaj Gönder



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Covid-19 aşısı bulunursa yaptırır mısınız?