Reklamı Kapat

Kalbimiz, dilimiz ve cihadımız

Bismillâhirrahmânirrahîm;

Alemlerin Rabbi, Rahman ve Rahim olan Allah’a hamd, Peygamberimize, âline ve sahabelerine salât ve selam ederiz.

“İnsan vücudunda bir et parçası vardır o düzelirse bütün vücut düzelir, o bozuk olduğunda bütün vücut ifsat olur. İyi bilin ki, işte o et parçası kalptir” hadisi, önemli bir gerçeği ifade eder.  İnsan ruhunun sevgi ve nefret gibi duyularının merkezi olan yere kalp denilmiştir. Kalp tasdik eder, dil ikrar eder, beden ise İslam’a teslim olur ve yaşar. Gerçek müminler ancak o kimselerdir ki, Allah’ın adı anıldığı zaman kalpleri korku ve heyecanla ürperir.

Kalp; aklın karargâhı, imanın merkezidir. Akıl, hak ile batılı birbirinden ayıran kalp içinde bir nurdur. İnananların kalpleri Allah’ı anmakla yatışır. Fani olan her şeyin sevgisi geçici, Allah sevgisi ise bakidir. İmanın yeri kalp olduğu gibi inkâr, şirk ve nifakında yeridir. Bundan dolayı Allah inkârcıların kalplerini mühürlemiştir. Mühür; zarf, kap ve örtü gibi şeylerde olur. İnsanların kalpleri ulvi ilimlerin ve bilgilerin zarfı gibidir. Kul bir günah işlediğinde kalbinde siyah bir leke olur, eğer günahtan döner, tövbe ederse kalbi parıldar. Eğer günah işlemeye devam ederse bu siyahlık kulun bütün kalbini kaplar. Kalbin mühürlenmesi bu şekilde olur. Kalbinin mühürlenmesini isteyen kuldur, yaratan ise Allah’tır. Kalpte kesin tasdik, dilde ikrar ve bedende İslam’ca amel olursa, kişi sadıklardan olur. Kalbi, dili ve azaları bütün kötülüklerden temizleyip, iyiliklerle donatmak her Müslüman için yapılması gereken mühim bir görevdir. Ahzap 70-71: “Ey iman edenler, Allah’tan korkun ve her konuda mutlaka doğru söz söyleyin. Allah da işlerinizi düzeltip, geliştirip yoluna koysun, günahlarınızı bağışlasın. Kim Allah›a ve Resulüne itaat ederse, en büyük başarıyı elde etmiş olur.” Doğruluk insanı iyiliğe, iyilik ise cennete iletir. Yalan insanı kötülüğe, kötülük ise cehenneme iletir. İtikadın doğrusu tevhit, düzenin dorusu ise İslam’ın adil düzenidir.

DİLİMİZ

Dil, Allah’ın insana ihsan ettiği en büyük nimetlerinden biridir. Dil, konuşmanın, ifade etmenin, muradı anlatmanın aracıdır. Allah bu nimeti insana hayrı ifade etsin, Allah’ı çokça zikretsin diye vermiştir. Bu konuda, “Allah’a ve ahiret gününe inanan, ya hayır söylesin ya da sussun” esası, nebevi bir ikaz ve öğüttür. Dili şer işlerde kullanmak ise vebaldir.

Peygamberimizin, “Allah’ım dilimin şerrinden sana sığınırım” duası bunun delillerindendir. Müslüman, dilinden ve elinden diğer Müslümanların güvende olduğu kimsedir. Eliyle ve diliyle insanlara güven vermeyen kimsenin Müslümanlığından hayır gelmez. İnsanın belası dilindedir. Dilini tutup koruyan kurtulur. Allah’ın zikretmenin ve hak söz söylemenin dışında çok söz söylemek, kalbi katılaştırır. Katı kalpli olanlar ise, Allah’tan en uzak kimselerdir. Rabbimiz, “Sakın, başkasını çekiştirene ve söz taşıyana uyma” diye emrediyor. Dilini ve belini koruyan için cennet vardır. Hak söz söylemek altından daha kıymetlidir. Faydasız ve zararlı olan söz ise insanlığı öldürür. Garip bir zamanda yaşıyoruz. İslam’ı; itikat ve fıkıh olarak öğrenmek şöyle dursun, insanımıza yabancı âdetler, gelenekler, küfürlü konuşmalar sevimli geliyor. “Dil, kılıç darbesinden daha tehlikeli olur” buyuran Peygamberimiz, bizi dilin bütün afetlerine karşı uyarıyor. Kılıç yarası iyileşir, dil yarası iyileşmez. Kafaların karışık, işlerin dağınık, yüreklerin hüzünlü olduğu zamanlarda herkes diline sahip olmalıdır. Beşeri münasebetlerde yaşanan pek çok sıkıntı, dilin yanlış kullanılmasından kaynaklanmaktadır. Dilimizi kalplere batan bir diken olarak kullanmamalıyız.

Peygamberimiz: “...Özür dilemeni gerektiren bir sözü söyleme” diye öğüt veriyor. Güngörmüş, tecrübeli, hikmet ehli, olgun bir insan ilk önce düşünür, sonra söz söyler. Başkaları onu susturmadan o susmasını bilir. Körler çarşısında ayna satmak, sağırlar çarşısında gazel söylemek faydasızdır. İnsanın söylediği her sözü yazan melekler vardır. Ve insan söylediklerinden de hesaba çekilecektir.

CİHADIMIZ

Elimize, belimize, dilimize hâkim olmak en büyük cihadımız olmalıdır. Kalp, hak üzere oluncaya kadar iman sahih olmaz. Dil, hak söz söyleyinceye kadar kalp de istikamet üzere olmaz.  Allah insanın kalıbına değil imanına ve cihadına bakar. Kalbi iman ile ıslah etmek, mühim bir iştir.

Kalbi her türlü küfür, şirk ve nifaktan temizlemek gerekir. Riya, kibir, haset, öfke, cimrilik, israf, mal ve makam sevgisi, hıyanet, kabalık, hafif meşreplik, anlayış kıtlığı, ibadetlere karşı gevşeklik, günahlarda ısrar, kötülüklere karşı duyarsızlık, zalimlere ve günahkârlara sevgi beslemek gibi kötü ahlaklar kalbi bozar. Doğru konuşmak, hakkı söylemek, hakkı savunmak, ilim öğretmek, davayı tebliğ etmek, adil düzeni emretmek, faizci kapitalizme mani olmak gibi faydalı çalışmaların içinde bulunmak bizi yüceltir. Kalpleri birleştiren Allah’tır. Biz, kimseye hidayet veremiyiz. İşimiz, telkin ve teklifte bulunmaktır. İnsanların yönetimini üstlenebilecek keyfiyete sahip bir kadroyu inşa etmektir. Bizim görevimiz, emredilen cihadı yapmaktır. İnsanların önüne İslam’ca çözümler koymaktır. Topluma ne anlatacağız diye kendimize soruyoruz. Bunun kadar önemli olan bir soru da, topluma tebliğ edilecek hususları kim anlatacak sorusudur. Bu iki soru birlikte ele alınır cevabı birlikte bulunursa görevin yapılması mümkün olur. Şuurlanma; fikri ve itikadi olgunluğa sahip olmaktır. Çelikleşme; sağlam bir teşkilat halinde olmaktır. Üretim ise “Yaşanabilir Bir Türkiye, Yeniden Büyük Türkiye ve Yeni Bir Dünya” hedefini gerçekleştirmek, Adil Düzeni ve Yeni Bir Saadet Dünyası’nı hayata ikame etmek için cihat etmektir. Bütün bunlardaki gayemiz Allah’ın rızasını kazanmaktır. Kim cihat ediyorsa, kendisi için cihat ediyor. Bu bilince sahip olmalıyız. Bunun için Milli Görüşçü ve Saadet Partiliyiz. Selam hidayete tabi olanlara…

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar İsmail Hakkı Akkiraz - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.


Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket EYT konusunda ne düşünüyorsunuz?