Reklamı Kapat

İstikamet üzere olmak!

Hoca efendilerden sık sık duyarız.

Hep istikamet üzere olmanın öneminden söz ederler.

Peki, istikamet üzere olmak nedir?

Ve ne yaparsak istikamet üzere olmuş oluruz ya da ne yaparsak istikametimiz şaşmış olur?

Bütün bu sorulara cevap ararken Din-Bir-Der Başkanı Muhittin Hamdi Yıldırım hocamızın bir çalışmasından istifade ettik.

Bu çalışmayı sizlerle de paylaşmak istedik.

Bu çalışmada istikamet doğruluk, itidal, adalet ve fıtrat üzere din ve akıl dairesinde sapmadan sürekli yürümek olarak tanımlanıyor.

Istılahi anlamda fert, cemaat ve düzen bazında kitap, sünnet, icma ve kıyasa göre hayatın her alanında sapmadan ve sürekli dosdoğru yola uymak olduğu ifade ediliyor.

Yani sırat-ı müstakim üzere olmamız söyleniyor.

Sırat-ı müstakim de inişi yokuşu olmayan dümdüz açık doğru ve büyük yol olarak tanımlanıyor.

İstikametin alanları şöyle sıralanıyor:

“İlimde istikamet Allah’ı bulmaktır. İtikatta istikamet Allah’ı bilmektir. Amelde istikamet Allah’ın rızasını kazanmaktır. Ahlakta istikamet Allah’ın emrettiği gibi davranmaktır. Ticarette istikamet helalinden kazanmaktır. Eğitimde istikamet nefsi terbiye etmektir. Siyasette istikamet Allah’ın emrettiği gibi idare etmektir. Ailede istikamet huzur ve sekinettir. Toplumda istikamet güvenliktir. Devlette istikamet Allah’ın indirdikleri ile adaletle hükmetmektir.”

Bu genel değerlendirmelerin arkasından bedenin istikametinin itaat ve ibadet, ruhun istikametinin Allah’a kavuşmak, aklın istikametinin hakkı bulmak, kalbin istikametinin Allah’ı zikretmek ve nefsin istikametinin de heva ve arzulardan arınmak olduğu kaydediliyor.

İstikametin özü olarak sahih amel ve salih amel olarak gösteriliyor.

Bu değerlendirmelerden sonra Muhittin Hamdi Yıldırım’ın bir de şu tespitini sizlerle paylaşmak istiyoruz:

“İstikamet hallerin kendisi ile canlandığı ruhtur.

Beden için ruh neyse insanın her davranışı için de istikamet odur.” Yani İstikamet üzere olmanın Allah’ın rızasını gözetme ile yakından bağlantılı olduğu söylenebilir.

Mesela başınızı örterken bunu bir farzı yerine getirmek için yaparsanız istikamet üzeresiniz demektir.

Ama aynı örtüyü farz olarak değil de tarz olarak başınıza örtmüşseniz istikametten sapmışsınız demektir.

Ya da dünkü yazımızda aktardığımız gibi laikliği savunur hale gelmişseniz yine istikametiniz riske girmiş demektir.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Zeki Ceyhan - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.


Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket EYT konusunda ne düşünüyorsunuz?