Reklamı Kapat

Ayak bağı insanın kapanı

İnsan, kimi zaman kendi kendinin kapanı, ya da tuzağı olabiliyor. Hayat daima temkin ve dikkat gerektiriyor.

İnsanın yanlışında ısrarı kendisine hayır getirmez. Yanlışını görmek ve kendini ona göre ayarlamak erdemdir. Bir daha yanlışa düşmemek için. Bu, hem insan tekleri için hem de bir toplumu yönetenler için geçerli. İnsan teki sadece kendinden sorumludur, sorumluluğu ve vebali de kendisiyle sınırlıdır. Zararı hem kendisine hem de ailesine ve en yakınlarına olur.

Bir toplumu yönetenlerin sorumluluğu kat kat artar. Çünkü onların yanlışları, kararsızlıkları, çıkara dayalı kimi düşkünlükler ile yaptıkları sadece kendilerini değil yönetiminde bulunanları da etkiler.

Devlet yönetmek en hassas konuların başında gelir. Müslüman toplumların içinde bulundukları açmazları ve yanlışlarının maliyetleri çok ağır olur. Müslüman toplumların çok parçalı oluşları yönetenlerinin sorumlulukları ve veballeri çok ağır. Bugün için kendilerini bağlayan, rahat hareket edemeyenlerin temel sorunu ayak bağları. Servetleri, saltanatları, çıkara dayalı girişimleri, güçlere teslimiyetleri ciddî anlamda sorunlarıdır. Bu yöneticiler, rahat ve özgür karar alamazlar. Çünkü onları engelleyen bağları ve ilişkileridir.

Bir yola çıkılınca yolcuya yük olacak, yürüyüşünü engelleyecek her tür ağırlık onun ayak bağıdır. Uzun yolculuklar çilelidir ve zorludur. Yola çıkarken hem zihnen hem bedenen hazırlıklı olunmalı. Ayak bağları her halükarda engeldir.

Uluslararası ilişkilerde, eğer rahat değilseniz, sırtınızda bin türlü yük varsa asla rahat bir karar veremezsiniz. Vermeye yeltenseniz, ellerinde bulunan bağ kendisine kapan olur, engeller.

Uzun bir yola, bir yönetime çıkanlar sırtlarında fazlalık hiçbir şey bırakmamalıdırlar. Ne varsa terk etmeli, bırakmalı, tamahı gerektirecek duygudan da uzak olunmalı.

Müslümanların kendi kendilerine oluşturdukları tuzaklar mutlaka karşılarına çıkıyor. Birinden kurtulalım derken bir başkası devreye giriyor.

Siyasal tercihler ve yönetimler bu anlamda çok daha dikkat gerektiriyor. İnsanın geçmişi, kişinin hem ayak bağı hem de özgürlüğüdür, rahatlığıdır. İnsan geçmişinin devamıdır. Hiç kimse yaşadıkları bir kenarda bırakmaz, çünkü yaşanmışlıklarıdır.

Düşünce hayatı bu anlamda çok daha önem kazanıyor. Kişiler başlangıçlarından itibaren türlü hâllere bürünüyor ve bir istikamet yakalıyor olsa bile geçmişinden kurtulması zor olur. Ne yaparsa yapsın kendisinin önüne çıkar. Düşüncede, fikirde çok değişken olanlar sağlıklı bir sonuca varamazlar. İstikametlerini sağlam olarak ortaya koyanlar bulundukları yol ve hayat istikametinde rahat ve özgür olurlar. Sağlıklı sonuçlara varırlar. Hiçbir güç ve çevreye mihnet altında olmazlar. Kararlarında rahat ve özgür olurlar. Kararlarının, düşüncelerinin yanlışlığında boğulanlar asla rahat yüzü göremezler. Tedirgindirler. Hayırlı bir karar almaya yeltenseler bile kapanlarını düşünür sağlıklı sonuca varamazlar.

Toplum önüne çakanların geçmişleri, ne yaparlarsa yapsınlar sorgulanmaya neden olur. İstendiği kadar doğruları ve iyileri söyleseler bile inandırıcı olamazlar. Bu tip insanlar seslerini yükseltir, karşılarındakileri baskı altında tutmak için çabalarlar. Bu, taraftarlarını mutlu eder ama asla genel anlamda inandırıcı olamazlar.

Ekran vaizleri, tartışmacıları, yüksek volümlü konuşmacılar ancak kendilerini avuturlar. Zamanla öylesine yalama olunur ki, artık hiçbir karşılıkları olmayacağı gibi sadece gerilimlerin artmasına neden olurlar.

Günümüz siyasilerinin yüzü gerçek anlamda böyle bir görünüm içinde. Güç odaklı, baskılı tutumların ömrü de bir yere kadardır. Yer ve konum değiştirmeler de güven oluşturmaz.

Hayatta daima kişiyi zorda bırakacak hiçbir kapanın olmamasına özen gösterme kişiyi hem özgür, hem de rahat bırakır. Kendini seven insan önce kendisine saygı duyulacak bir duruş ile olması yeterli. O zaman rahat ve huzurlu olunur.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Ali Haydar Haksal - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.


Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket EYT konusunda ne düşünüyorsunuz?