Reklamı Kapat

Lider kabul edilebilmek için algı yönetiminde gücün kullanımı

İlk izlenimlerimize, gözlemlerimize, geçmiş ve şimdiki deneyimlerimize, değerlerimize, inançlarımıza ve sahip olabileceğimiz önyargılara ve basmakalıp düşüncelerimize, tecrübelerimize ve eğitimin doğrudan veya dolaylı etkilerine dayanan algılar oluşturuyoruz.

Hepimiz “algının gerçeklik olduğu” ifadesini biliriz. Algı, insanların doğru olduğuna inandıkları şeylere dayanarak, dünyada nasıl faaliyet gösterme ve davranma eğiliminde olduklarıdır.

Liderler için, bir lider olarak yeteneklerinizi ve etkinliğinizi gözlemleyen veya değerlendiren insanlar, sizin (onların algıları) sizin hakkınızdaki gerçekler haline gelirler.

Lider olmak için sahip olunan güç pozisyondan kaynaklanan güç ve kişisel özelliklerden kaynaklanan güç olarak sınıflandırabiliriz. Pozisyondan kaynaklanan güç, zorlayıcı (cezalandırıcı güç), ödüllendirme ve yasal güç olarak sınıflandırılabilir. Kişilikten kaynaklanan güç ise uzmanlık gücü, bilginin gücü ve ilişkinin gücü, karizmadan (kişiliğinden) kaynaklanan güçler olarak sınıflandırılabilir.

İnsanları büyük lider yapan veya koltuğa dayalı gücü kullanan kişi yani yönetici olarak sınıflandıran algıların yönetilmesidir.

Burada soru lider tarafından gücün nasıl ve ne amaçla kullanılacağıdır? Önemli olan gücün sevgi ya da korkuya mı dayalı olacağıdır?

Lider gücü kullanırken hangi güç unsurunu öne alacak ve birleşim yapacaktır. Bunun üzerinde Niccolo Machiavelli Prens kitabında durmaktadır. Cevap ise her ikisidir.

Buna benzer bir yaklaşımı Napolyon Bonapart'ta görmekteyiz. "İnsanları harekete geçirmek için iki manivela vardır: Menfaat ve korku." Bu sözden anladığımız insanları yönetirken sevgi, yani ödül veya ceza mekanizmasının geçerli olduğudur.

Aslında Niccolo Machiavelli ve Napolyon Bonapart yönetimde algının nasıl kontrol edilebileceği üzerinde durmuşlardır.

Burada esas soru gücün kime karşı, hangi güç kaynaklarının nasıl ve ne oranda kullanılacağıdır. Lider güç kaynaklarının bir kısmını veya harmanlanmış bir kısmını kullanabilmektedir. Gücü kullanan kişi kendi algısına göre gücün kullanımına karar vermektedir. Bunu yaparken gücün uygulayacağı kişinin algı ve kişilik yapısını dikkate almaktadır.

Gücün kullanımında çevre yani diğer çalışanlar da etkileneceğinden dolayı gücü kullanan karar sürecinde ilişkileri de dikkate almaktadır. Durumu değerlendirdikten sonra güç kaynaklarını nasıl kullanacağına karar vermektedir.

Karar sürecinde tüm girdiler duyular ile sağlanmakta ve algılara göre gücün kullanımına karar verilmektedir. Gücü kullanan kişi çalışanın duygu ve algı durumunu da sürekli olarak değerlendirmektedir, çoğu zaman bu değerlendirme bilinç dışı yapılır.

Oluşan algılarımıza göre insanları ve çevremizi değerlendirmekte ve bu algılarımıza göre güç unsurlarını kullanmaktayız.

Lider, İletişim ve Algı Yönetimi

Bir lider olarak, algı yönetimi konusunda ne kadar yetenekli olduğunuz çok önemlidir. Liderler insanları yönetirken algı yönetimini etkili bir biçimde kullanmalıdırlar. İnsanların duydukları ve anladıkları bazen liderin söyledikleri olmayabilir.

Bu nedenle lider kişilere mesaj verirken onların algısını etkileyecek yöntem ve biçimi seçmelidir. Bu iletişim şeklinde güç unsurlarının kullanımı söz konusu olabilir, diğer bir deyişle açık veya kapalı tehdit olabileceği gibi ödül veya yasal güç imalarını içerebilir. Bunun yanı sıra kişilikten kaynaklanan güç unsurları da mesajın içinde yer alabilir.

Mesaj denildiğinde yalnızca sözlü veya yazılı mesajı düşünmeyiniz. Lider sözsüz mesaj unsurlarını da algı yönetiminde kullanabilir. Bazen bir bakış bile ikna veya algı yönlendirmesi için yeterli olabilir.

Lider olarak başkalarının algılarını şekillendirmek istiyorsanız, gönderdiğiniz mesajların kontrolünü ele almalısınız. Mesajları insanların algılarını şekillendirecek biçimde güç unsurlarını harmanlayarak kullanmalısınız.

Lider olarak algı yönetimini çok iyi yapmalısınız ve insanların ön yargılarını iyi yönetmediğiniz takdirde lidere karşı direnç oluşur. Lider algıyı yönetebilmek için güç unsurlarını etkin biçimde kullanmalıdır.

Şirketlerde takım lideri veya partimizin lideri, önderi gibi isimlendirmeler eğer yalnızca pozisyondan kaynaklanan güce dayanıyorsa kişi yalnızca yöneticidir ve lider olarak isimlendirmek o kişiyi lider yapmaz.

Şirketlerce; kişi, lider olarak isimlendirildiğinde ve liderlik görevi verildiğinde, güç kullanımını etkin yapamayan ve yalnızca yönetici olabilecek çalışandan kapasitesinin üzerinde performans beklemekte olanlar genellikle bir müddet sonra (liderin) çalışanın işine son vermektedirler. Bu süre içinde şirket yanlış seçimin sonucu olarak bedel ödemekte, işine son verildiğinde ise çalışan bedel ödemektedir.

Şirket yöneticisi eğer gücünü tek kaynaktan, pozisyondan alıyorsa lider olarak değerlendirilmesi yanlıştır.

Hamili kart yakınımdır yöntemiyle veya patronun oğlu, yeğeni, yakını veya şirketin sahibi olarak pozisyondan kaynaklanan güce bağlı olarak lider olduğunuzu düşünüyorsanız, emin olunuz ki lider değil yalnızca yöneticisinizdir.

Koltuk gittiği gün, sizde hatırlanmayan bir isim olursunuz.

Küresel rekabetin ve değişen dünyanın ihtiyaçlarına uygun lider yalnızca isimlendirme veya yakınını işe almakla olmaz.

Lider yetiştirmek için kaynak harcanmasında, doğru insan seçimi, doğru eğitim programı ve doğru eğitmen kombinasyonu ile ilerleme sağlanabilir.

Lider kabul edilebilmek ve etkiyi sürdürebilmek, algının kontrolünü gerektirir.

Saygılarımla.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Fikret Güzeller - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.


Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket EYT konusunda ne düşünüyorsunuz?