Reklamı Kapat

Bu caniyi asın

Bir çocuğu hayata hazırlamak, yorucu bir yolda yürümek gibidir. Çocuğun ihtiyaçlarına odaklanan anne-baba kendi zevklerinden, kendi taleplerinden, kendi beklentilerinden vazgeçerler. Ebeveynler, çocuğun sağlığı, beslenmesi, eğitimi derken yaşamlarının en verimli çağını sessizce tüketirler.

Çocuğu hayata hazırlamak yorucu bir yolculuktur, bir emektir, sorumluluktur. Ancak anne-babanın yüreğinde üretilen sevgi ve şefkat yapılan işi kolaylaştırır ve onları çocuğa hizmetkâr kılar. Peki, bir cani gelip bunca emekle hayata hazırladığınız yavrunuzu acımasızca katlettiğinde ne hisseder ne düşünürsünüz? Siz acınızla başa çıkmaya çalışırken, ciğer parenizi katleden cani iyi hâl indiriminde faydalanıyor sonra da tüyüp ortalıkta gezmeye başlıyor… Allah aşkına ne hissedersiniz? Ne düşünürsünüz? Ne yaparsınız? Geçtiğimiz gün bir psikopat Ordu’da üniversite öğrencisi bir kızımızı evinin önünde katletti. Katil o kadar yüzsüz ki suçunu itiraf ederken, “Bir vuruşta öldürebileceğim birini aramıştım, birçok kişiyi takip ettim ama olmadı, sonra bir genç kız çıktı, zayıftı onu takip ettim eğer pastaneye sığınsaydı kurtulurdu” diyor… Mahallemizde, sokaklarımızda dahi yürüyemez hale geldik ne garip değil mi? Toplumun ruh sağlığı iyice bozulmuş vaziyette. Sağımız solumuz hasta ruhlu insanlarla kuşatılmış, çocuklarımızı dışarı çıkarmaktan kaçınıyoruz.

Caninin ifadeleri zihnimi allak bullak etti. Çocuklarımızı ve gençlerimizi düşündüm… Sabahın erken saatinde kimileri okula, kimileri işe, kimileri arkadaşına gitmek üzere evden çıkıyor. Ama dışarıda onları hangi tehlikelerin beklediğini bilmiyoruz, bilemiyoruz. Caniler ellerini sallaya sallaya geziyor, kendilerine av arıyorlar. Peki, bu durumda biz çocuklarımızı nasıl koruyacağız?

Katil ve canilere verilen cezaların caydırıcı olmaması, aksine esnek tutulması bu mahlûkların cesaretini arttırıyor. Adam masum insanları öldürüyor, gasp ediyor, yaralıyor, çalıyor, vuruyor ve iki gün yatar çıkarım deyip eylemlerine devam ediyor. Gerçekten de söylediği gibi bir de bakıyorsunuz katil aftan yararlanmış ve tehlike saçmaya devam ediyor. Masum insanları katleden katil ve caniler idamla yargılanmalı ve hak ettikleri cezayı almalıdırlar. Cezalar caydırıcı hale getirilmeli ve canilerin cesareti kırılmalıdır.

Sokaklarımız istila edildi. Katiller, tecavüzcüler, hırsızlar aramızda dolaşıyor. Peki, bu durumda çocuklarımızı nasıl koruyacağız? Unutmayalım korku dengede tutulduğu sürece bir kalkandır. Anne-babalar çocuklarını toplumda tehlike saçan katiller hakkında bilgilendirmeli ve onlara kendilerini nasıl koruyabilecekleri hakkında bilgi vermelidirler. Genç bireyler hiçbir şeyden korkmuyoruz tarzında bir yaklaşım sergileyebilirler ancak dünya onların tasavvurlarında olduğu gibi pirüpak değil. O nedenle anne-baba ve çocuklar koruyucu önlemlerin neler olduğu noktasında kafa yormalıdırlar.

Birkaç Söz

“Kedilerin kuyruğunu çekmeyen, karınca yuvalarına basmayan, salyangozları ezmeyen, köpekleri taşlamayan, ağaç dallarını kırmayan, çiçekleri ezmeyen, ağlayan arkadaşına sarılıp neyin var diye soran, düşen arkadaşına sarılan, sevgiyi hissetmeyi ve hissettirmeyi bilen çocuklar büyütün.” (Frida Kahlo)

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Fatma Tuncer - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.


Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket EYT konusunda ne düşünüyorsunuz?