Reklamı Kapat

Dostluk ve düşmanlık

Bismillahirrahmanirrahim

Alemlerin Rabbi, Rahman ve Rahim olan Allah’a hamd, Peygamberimiz›e, âline ve sahabelerine salât ve selam ederiz.

İslam; iman edenleri birbirinin kardeşi ilan etmiştir. “Ancak müminler kardeştirler. Öyleyse kardeşlerinizin arasını bulup düzeltin; aralarında barış ve bereket düzenini yerleştirin ve Allah’tan korkup; haksızlık ve ahlaksızlıktan sakınıverin; umulur ki esirgenirsiniz” esası bütün inananları bağlar. Müslümanlık dürüstlük ve samimiyet ister. Müslümanlıkta gıybet etmek, kardeşini hor ve hakir görmek, takvalı gözüküp takvayı pazarlamak, diğerini fitneci ilan etmek haramdır. Bir insan kolay yetişmiyor. Kendisini davasına adamış insanları lekelemek ayıptır. Kendisine iyilik yapmak isteyen topluluğa veya kişiye kötülük yapan topluluk veya kişiler iflah olmaz. Tavaf esnasında kardeşine dirsek atandan hayır gelmez. Bu ne biçim bir ahlak, bu ne biçim Müslümanlık tezahürü ve İslam kardeşliğidir. İslam ciddiyet, disiplin ve samimiyet dinidir. Bu disiplin ve ciddiyet gözetilmez ise o topluluğa Allah rahmet etmez. Asıl fitne, samimiyetle çalışan insanları karalayarak, çamur atarak istikbal peşinde koşmaktır. Ölçüyü kaçırır, dengeleri bozar, muaşeret ahlakını yıkarsak, ortada ne huzur kalır ne de kardeşlik. Sonradan duyulacak pişmanlığın da bir faydası olmaz. Hislerimizi, heveslerimizi, zanlarımızı, Kur’an’ın ve Sünnet›in rehberliğinde kontrol altına alamaz isek, ağız tadıyla çalışma aşkımızı ve heyecanımızı kaybederiz. İfrat ve tefrit arasında yaşanacak gelgitlerle kargaşaya neden olur, dostu ve düşmanı ayırt edemez hale gelir ve bütün samimiyet ve güven duvarlarını yıkmış oluruz. Düzeltelim derken bozar, yapalım derken yıkar, faydalı olalım derken zararlı oluruz. Davasına inanan bir insan, inananları sever, müşriklere, inkârcılara ve münafıklara kızar ve bunlara kaşı mücadele eder. Dostluğumuz da, düşmanlığımız da Allah için olmalıdır. Allah›ı sevenler, peygambere tabi olurlar. Seven kişi, sevdiğinin taleplerini yerine getirir ve yapma dediği şeyi de yapmaz.

İMANIN ÖLÇÜSÜ

Peygamberimiz bize öğüt veriyor: “Kimde üç şey bulunursa imanın tadını tatmış olur. 1. Allah ve Resulü kendisine başkalarından daha sevgili olmak. 2. Bir kimseyi ancak Allah için sevmek.

3. Allah onu küfürden kurtardıktan sonra yeniden küfre dönmekten ateşe atılmak gibi hoşlanmamak.” (Buhari-Müslim) Müslümanlar olarak; dava kardeşlerimizi, önde yürüyenleri, ilmiyle amil âlimleri, sadıkları sevip ve onlara gereken saygıyı göstermeliyiz. Kardeşler olarak, hak ve hukukumuza riayet etmeliyiz. İyileri ve iyilikleri sevmeyen, kötülere ve kötülüklere tavır koymayan bir toplum, felaketini kendi elleriyle hazırlamış olur. “Kendi zatı için arzu ettiği şeyi mümin kardeşi için de istemeyen kimse iman etmiş sayılmaz” esası, imanın temel ölçülerindendir. Dünya sevgisi, mal-mülk ve başkanlık hırsının esiri olan kişilerin, Allah ve Resulü’nün sevgisinden söz etmeleri boşunadır. Şahsi çıkarlarını, geçici menfaatlerini dava kardeşlerine tercih edenler, hatta yerine göre ona iftira edip zulmedenler, iman kardeşliği ve onları sevme şuurundan nasibi olmayanlardır. İman edenler; bir kişiyi imanından, cihadından, ihlasından, takvasından, güzel ahlâkından dolayı severler.

HZ. İKRİME

Hz. İkrime, Mekke’nin fethine kadar İslam›ın ve Peygamberimiz›in en azılı düşmanlarından biri idi. Kâbe örtüsüne tutunmuş olsa bile öldürülmesi emredilmişti. Mekke’nin fethi günü Müslümanlara kılıç çekti, sonunda kaçarak canını zor kurtardı. Cidde›den Yemen›e gitmek üzere bir gemiye bindi. Gemi Kızıldeniz›de büyük bir fırtınaya yakalandı. Benliğini ölüm korkusu sarmıştı. Gemidekilerin: “Ey insanlar! Allah›a olan inancınızda samimi olun, burada tanrılarınız size hiçbir fayda vermez.»  diye seslenmesi, İkrime’nin kalbini titretti ve: “Allah›ım sana söz veriyorum. Eğer beni içinde bulunduğum şu durumdan kurtarırsan iman etmek için Muhammed›e gideceğim. Onun bağışlayıcı ve kerim olduğuna inanıyorum.” diye dua etti. Daha önce Müslüman olan hanımının aracılığı ile Peygamberimiz›in affına mazhar oldu. Müslüman olmak üzere Allah Resulü›ne geldiğinde, Peygamberimiz ayağa kalkarak onu kucakladı ve yanına oturttu. Hz. İkrime Müslüman oldu. Bir zamanlar babası Ebu Cehil gibi, İslam›ın en azılı düşmanı olan İkrime, artık Müslümanların sevgilisi idi. Gönüllerimizde taht kuran bir mübarek şehit, bir mübarek sahabe oldu. O›nu sevmemize, O›nu hürmetle anmamıza, ne babasının İslâm düşmanlığı ve ne de kendisinin daha önceki İslâm düşmanlığı engeldir. O›nun şefaatini umarız.

Bu olay bizim örneklerimizden birisidir. Birine olan sevgimiz bizi diğer müminlere karşı kör, sağır ve dilsiz duruma sokmamalıdır. Maksadımız Allah’ın rızasını kazanmak ise O’nun gazap ettiği şeyleri yapmayalım.

VEFA

Dostunu düşman bilenden, düşmanını dost edinenden hayır gelmez. Milli Görüş’ün özü sevgi, şefkat ve merhamettir. Dedikodularla iş görenler, sonunda pişman olurlar. Vefalı olmak, önemli bir Müslümanlık ahlakıdır. Vefası olmayanın dostluğuna güvenilmez. Milli Görüş bir vefalılar hareketidir. Kanayanın kınamasına rağmen vefalı olmaya devam eder. Vefalı olmak iyiliktir, vefasızlık kötülüktür, iyilikle kötülük bir olmaz. Milli Görüş topluluğu; aralarında hiçbir akrabalık menfaat ve çıkar bağı olmadığı halde birbirlerini cihatlarından, bütün insanlığın saadet bulması için adil bir düzen istediklerinden dolayı birbirlerini Allah için severler. İnsanların korktuğu batıl şeylerden onlar korkmazlar. Milli Görüş topluluğu, içinde bulunmanın edepleri ve ahlakı vardır. Bu ahlak ve edeplerin temelinde “ben değil kardeşim” esası vardır. Saadet Partisi, iktidara böyle olanların gayretiyle ulaşacaktır. Akan su, kir tutmaz. Milli Görüş ahlak ve edebine uymayanlar ise günün birinde, belalarını kendi amellerinden bulurlar. Saadet Partililer, Allah için severler. Ülfet eder, ülfet olunurlar. Haddi aşmazlar. Kalbinde kardeşine karşı bir sevgi olmayan kimse, çorak arazi gibidir. Sevgiye yabancı bir kimse, yangın yerine, deprem olmuş bir beldeye benzer. Milli Görüşçü, zehir kovası taşıyıcısı olamaz. Selam hidayete tabi olanlara…

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar İsmail Hakkı Akkiraz - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

01

Adil Gülseven - Rabbım bizlere akıl,fikir,basiret ve feraset versin. Milletimize yöneticilerimize de.Bu sayede gerçekleri görüp uyanışımız 'a vesile eylesin. En kısa zamanda Kur'anı bizlere hakim eylesin.

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 28 Aralık 11:29

Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket EYT konusunda ne düşünüyorsunuz?