Reklamı Kapat

Abdurrahman Şeref Güzelyazıcı Diyalog Hadisesi

 İslâm âlimi ve edibi olarak Abdurrahman Şeref Güzelyazıcı, 1904 yılında doğmuş, müderris olan babasından İslâmî ilimler tahsilini yaptıktan sonra Fatih Millet Kütüphanesi’nde memuriyete başlamış, ardından Vefa Lisesi’nde edebiyat, Zeyrek Ortaokulu’nda Türkçe dersi vermiştir. 1948 yılında İmam Hatip Okullarının kurulmasından sonra İstanbul İmam Hatip Lisesi’nde Tefsir, Usûl-u Fıkıh, Hadis, Usûl-u Hadis derslerini okutmaya devam etmiştir.

1943 yılında Şehzadebaşı Cami’sinde vaaz vermeye başlamıştır, 1950’de İstanbul Müftülüğü Murakıplığı’na atanmıştır. Daha sonra ihtisas vaizliği ve 1963-1968 yılları arasında Fatih Cami’sinde fahri hatiplik yapmıştır. İlmi ve hitabeti düzgün olduğu için halkın isteği üzerine bu görevine devam etmiştir. 1972 yılında İstanbul Müftülüğü’ne tayin edilmiş ve görevini bi-hakkın ifâ etmiştir.

İyi yetişmiş bir İslâm âlimi ve edebi olan Abdurrahman Şeref Güzelyazıcı’nın Ehl-i Sünnet hassasiyetini ve şiirlerini merhum Ali Nar Hocamız önemser ve İslâmî Edebiyat dergisinde yayınlardı. Güzelyazıcı’nın “Eylül Yaprakları ve Gönül Yolcuları” adlı şiir kitaplarından başka 1947 yılında yayınlanan “Ehl-i Sünnet İnanışının Değişmez Metinleri” ile “Din Dersleri” ve “Fatih Minberinden Mü’minlere Hutbeler” (iki cilt) eserleri önemlidir.

Rahmetli Ali Nar Hocamız, Dinlerarası Diyalog fitnesini eleştirirken Abdurrahman Şeref Güzelyacı’nın patrikle olan diyalogunu anlatır ve “Müslümanların Dinlerarası Diyalog değil, İslâm’ı tebliğle memur olduğunu” ısrarla vurgulardı.

Ali Nar Hocamızın naklettiğine göre Abdurrahman Şeref Güzelyazıcı, İstanbul müftülüğü dönemde bir gün muavinlerine diyor ki: “Çocuklar yarın gelin, Patrikhane’ye haber verip, ziyarete gidelim. Ve şu Dinlerarası Diyalog’u biz başlatalım.”

Gidiyorlar, Patrik ve avânesi izzet ikramda bulunuyor. Dönüşte hocaefendi “önümüzdeki hafta da siz buyurun” diyor. Patriğin geleceği hafta İstanbul Müftüsü Abdurrahman Güzelyazıcı Hoca, yanındakilere “yarın patrik ve avânesi iade-i ziyarete gelecek hazırlık yapın” diyor.

Müftülük makamında Güzelyazıcı Hoca, konuklarını ayakta karşılıyor: Patrik ve adamları salona girince Müftü Güzelyazacı sesleniyor:

“Patrik Cenâbları, oturmadan ve ikramlarımızı sunmadan önce bir vazifemiz var. Onu yapalım da sonra otururuz” diyor ve şu konuşmayı yapıyor:

“Biliyorsunuz ki, son Peygamber Hz. Muhammed’dir (s.a.v.). Onun getirdiği Kur’an-ı Kerim’in asla bozulmamış tahrif edilmemiş olduğu malumdur. Yani, bozulmayan ve insan haklarını koruyan din olarak ortada olduğu için, sizi şu an İslâm’a davet ediyorum!”

Patriğin bir iki kekelemesi üzerine Şeref Güzelyazıcı: “Buyurun oturun” diyor. İkram yapılıyor ve Abdurrahman Hocaefendi gerçek diyalogu yani tebliğ görevini yerine getiriyor.

Allah (c.c) her iki hocamıza da rahmetiyle muamele etsin. Âmin.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Siyami Akyel - Mesaj Gönder



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket EYT konusunda ne düşünüyorsunuz?