Reklamı Kapat

Dünya ve ahiret

Bismillahirrahmanirrahim;

Âlemlerin Rabbi, Rahman ve Rahim olan Allah’a hamd, Peygamberimize, âline ve sahabelerine salât ve selam ederiz.

Dünya hayatımız geçici bir konaklama yeridir. Ahiret ise sonu olmayan ebedi bir hayattır. Ölüm; ölümsüz yeni bir hayata doğuş, asıl vatanımıza dönüştür. Yolculuk; ruhlar âleminden başlayıp dünya durağına, oradan da ahiret yurdunadır. Cennet yurdundan ayrılışın verdiği hasret, vuslat gününü iple çeken mümin gönüllerde fırtınalar koparıyor. Bu hasreti sonlandırmak ve son menzilde matlubumuza kavuşmak, dünya ile ahiret arasında İslam ile kurulacak bir dengeye bağlıdır. Bu denge, dünya hayatımızı ahiretimiz için bir ekeneğe çevirmekle sağlanabilir. Dünya hayatında, hikmeti belli bir sınavın içerisindeyiz. Hayatımızın her alanını içine alan bu imtihanda, bizden istenen ibadet, siyaset, emanet ve misak, imar ve ıslah gibi her vazifeyi titizlikle yerine getirmektir. Dünya hayatı, bir oyun ve eğlenceden başka bir şey değildir. Allah’ın rızasına koşan muttaki kullar için elbette ahiret yurdu daha hayırlıdır. Ahiret yurdunu Allah, yeryüzünde böbürlenmeyi ve bozgunculuğu arzulamayan takva sahibi mümin kullarına vereceğini haber veriyor. Düşünce, niyet, söz ve işlerimizde her zaman İslam’ın emir ve yasaklarına teslim olarak, dünyamızı ahiretimiz için yaşamayı gaye edinmeliyiz. Dünyada yaptığımız her işin hesabının bizden sorulacağını unutmamalıyız. Dünya işi denilen her şey, aynı zamanda ahiret işidir. İmtihanımızın dışında kalan hiçbir işimiz yoktur. Vazifemiz ve sorumlu olduğumuz şey, İslam’ı itikat ve düzen olarak hayata ikame etmektir. Adil Düzen’i hayata ikame etmek için yapılan cihadı ve teşkilatlanmayı; şahsi ve ticari işlerimizin önüne geçirmeliyiz ki ilahi rahmete nail olalım. Adil Düzen’i hayata ikame etmek, dünya hayatımızı ıslah etmektir. Dünya hayatını Adil Düzen’le ıslah edenler, ahiretlerini de imar etmiş olurlar.

ISLAH

Dünya hayatımızı ıslah edelim diye bize bir kitap, hak ve adalet ölçüşleri, adil düzen olarak da İslam indirilmiştir. Ferdi yaşantımızdan, toplumsal hayata, devlet düzenine kadar bütün işlerimizi adil düzene göre tanzim edecek, dünya hayatımızı Kur’an ve sünnetin şaşmaz ölçülerine göre ıslah edip, düzene sokacağız ki saadet bulalım. Aksi takdirde arzularımızı ilah edinir, şeytan ve ordusu ırkçı emperyalizmin kurduğu fesat düzeninin kölesi oluruz. Faizci köle düzeninin ıslahatına yaptıkları, baştan sona bozgunculuk ve fesattır. Faizci kapitalizm; dini ve ahlakı yozlaştırmış, tüketimi ve israfı yaygınlaştırmıştır. Hiçbir özellik taşımayan beton binalar, zevksiz ve sağlıksız şehirleşmeler, dengesiz ve tabiatı tahrip eden ölü yatırımlar, kadını ve aile hayatını önemsizleştiren sözleşmeler, ekonomiyi ve çalışma düzenini sermaye sahiplerinin lehine düzenleyen zihniyetler, yeryüzünü yaşanmaz hale getirmiştir. Yeryüzündeki var olan her şey; insanın saadeti için yaratıldığı halde, insanların çoğunluğuna Allah’a kulluk unutturulmuş, İslam ve adil düzenden koparılmıştır. İnsanlar dünya hayatını, ahiret için değil, sadece dünya için yaşar hale gelmiştir. İnsanlığın bu durumdan kurtarılması gerekir. İnsanların dünya ve ahiret saadetini esas alan adil bir düzenin kurulması ve buna göre yeryüzünün imar ve ıslah edilmesi Müslümanların temel görevlerindendir. Adalet ve refahın sağlanması, hakkı üstün tutan bir yönetimin sağlayacağı maddi ve manevi kalkınma ile mümkün olur.

DENGE

Dünya ve ahiret saadeti için yapılacak maddi ve manevi kalkınma, dünya ve ahiret arasında bir dengenin kurulmasını sağlar. Bununla sağlıklı bir toplum kurulmuş olur. Her an ölümle karşı karşıya olduğu, yaptıklarından hesaba çekileceği, asla başıboş bırakılmadığı, yapması gereken birçok vazifesi bulunduğu idraki içinde olan insan, ancak imanını ve cihadını düşünür, herkesin saadeti için adil düzenin hayata ikame edilmesine öncülük eder. İnsanların saadetine engel olan bütün kötülükler ile mücadeleden geri durmaz. İçinde yaşadığı günü, yaşayacağı son gün kabul edip, bütün günlerini İslam’ca yaşayan bir Müslüman, Müslüman olarak ölebilmenin yolunu tutmuş olur. Bugün; dünya hayatıdır, yarın ise; ahiret hayatıdır. Bu günü ahireti için yaşayan insan yarını kazanmış olur. Rabbimiz: “Ey iman edenler; Allah’tan korkun ve herkes yarın ahiret için ne hazırladığına baksın. Allah’tan korkun. Çünkü Allah, yaptıklarınızdan haberdardır. Allah’ı unutan, bu yüzden Allah’ın da kendilerine kendi insanlıklarını unutturduğu kimseler gibi olmayın. İşte onlar, fasık kimselerin ta kendileridir” buyuruyor. Takva sahipleri, dünyaya göre yarın olan âhireti düşünür, orası için hazırlık yaparlar. Gençliği, sıhhati, maddi ve manevî tüm imkânları, en kıymetli zamanları, emredilen şekliyle, Allah yolunda harcarlar. Fasıklar; inkârcı, müşrik ve münafıklar ise ömürlerini ve imkânlarını şer yollarda kullanırlar.

ALLAH’I UNUTANLAR

Allah’ı unutan ve Allah’ın da kendilerine insanlıklarını unutturduğu fasıklar; inkârcılar, müşrikler ve münafıklar, fani olduklarını, hiçliklerini, acziyetlerini unutarak, kendilerinde bir güç ve kuvvet olduğunu zannederler. Allah’tan başka gerçek güç ve kuvvet sahibi olmadığı gerçeğini unuturlar. Dünyaya dalıp giderler. Sanki ölmeyecekler, sanki hesaba çekilmeyeceklermiş gibi davranırlar. Nefis ve arzularını, mal ve mülklerini, makam ve mevkilerini ilah edinirler. Bu durumları onları dünya hayatlarında zillete, ahirette ise ebedi azaba götürür. Dünya ile ahiret arasında olması gereken dengeyi kuramayanlar, dünyasını da ahiretini de kaybederler. İtikat ve düzen olarak İslam’dan koparılmış hayatlar, bunalımlı hayatlardır. İslamsız saadet olmaz.

iSTİKAMET

İnsan, dünya ve ahiret saadetini istiyorsa; 1. Kaba kuvveti değil, hakkı üstün tutmalıdır. 2. Materyalist değil, maneviyatçı olmalıdır. 3. Nefse esir olmayı değil, nefis terbiyesini esas almalıdır. Bu üç şeye sahip olan insan, hidayet, feraset ve dirayet sahibi olur. Bu Milli Görüş’tür. Bu görüşü benimseyen Saadet Partisi insanların dünya ve ahiret saadeti için çalışıyor. Selam hidayete tabi olanlara…

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar İsmail Hakkı Akkiraz - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.


Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket EYT konusunda ne düşünüyorsunuz?