Reklamı Kapat

Milattan Önce Ve Sonra Karteller

Devlet başkanı olarak Firavun, Hz. Musa’ya karşı mücadele verirken sermayenin sahibi Karun, kral Firavun’u destekliyor.

Kral da maddi imkânları, devlet kredilerini Karun’a akıtıyordu.

Hz. Musa ve ona iman edenleri nasıl yok edeceklerini de bugünkü ifadeyle üniversitelerin başkanı Haman planlıyordu.

Firavunvari yönetimlerde söz sermayenindir.

Onun için Allah (c.c.) Hz. Musa’ya karşı duran bu üçlü çeteden bahsederken; önce sermaye sahibi Karun’u, sonra kral Firavun'u daha sonra ilim adamı Haman’ın adını söyler:

“Kârûn’u, Firavun’u ve Hâmân’ı da (helâk ettik). And olsun ki, Musa, onlara beyyinelerle (apaçık delillerle) gelmişti de, onlar yeryüzünde büyüklük taslamışlardı” (Ankebut süresi ayet 29/39).

Biz, Karun’un yolundan değil, Harun’un (s.a.v.) yolundan gitmekle emrolunduk.

Günümüzde Karun’ların işaretiyle yönetime gelenler orta direği yok ederlerken, üniversitenin ekonomi profesörlerini de devreye sokarak, sermayenin milyonlarca elde dağınık olmasının zararlı olduğunu, bunların ellerindekinin Karun’lara transfer edilmesi gerektiğini, sermayesi elinden çıkanların da Karun’ların yanında ölmeyecek kadar maaşla çalışmasını öğütlerler.

Bu düşünce tarzı da yeni değil.

Davut (s.a.v.) zamanında, doksan dokuz koyunu olan adam, tek koyuna sahip olan adamdan o tek koyununu da vermesini ister ve mantıki olarak haklılığını ispat eder. Hakem olması için Hz. Davut’a giderler ve O da; doksan dokuz koyunu olanın bu isteğinin zulüm olduğunu, bu tür düşünceye sahip şirket sahiplerinin küçük ortaklarına zulmettiğini söyler:

“(Davud) dedi ki: ‘Senin koyununu kendi koyunları arasına istemekle sana zulmetmiş. Gerçekten malları birbirine karışık olanlar birbirlerinin haklarına tecavüz ederler. Ancak iman edip ameli salih işleyenler müstesna. Onlar da ne kadar azdır.’ Davud, bizim kendisini imtihan ettiğimizi zannetti. Rabbine istiğfar etti, secdeye kapandı ve tevbe ile Allah’a yöneldi” (Sad süresi secde ayeti  38/24).

Günümüzdeki anlayışın aynı olduğunu merhum Necip Fazıl Kısakürek:

“Allah’ın on pulunu bekleye dursun on kul,

Bir kişiye tam dokuz, dokuz kişiye bir pul” diye ifade eder.

Karun’lar ahirete inanmadıkları için yalnız dünya hayatını isterler. Harun’un (s.a.v.) yolundan giden Müslüman ise hem dünyayı hem ahireti isterler. Neticede Firavun’un saltanatı, Karun’un mülkü Musa ile Harun’a (s.a.v.) inananlara kalır.

Günümüzde, sermaye sahipleriyle, ateistlik/gâvurluk da beraber oldukları halde fakir oldukları için sermayeye düşman olan komünistlerden birçoğunun eline, Karun’un dolarlarından veriliverince televizyon ekranlarından, eski komünistliklerinden vazgeçtiklerini ilan ettiler. Ahirete inanmayan dünyayı isteyen bu ateist, kapitalist, nihilist, sosyalist velhasıl bütün ...istlerin söylediğini Rabbimiz bize haber veriyor:

“(Karun, bir gün) kavminin karşısına ziyneti içinde çıktı. Dünya hayatını isteyenler, ‘Keşke Karun’a verilenlerin benzeri bizim de (olsaydı). Şüphesiz o büyük pay sahibidir’ dediler” (Kasas süresi ayet 28/79).

“Aaah ulan aaah şimdi filanın parası bende olacak….”

Gâvurlukta değişen bir şey yok.

Değişen alet edevat.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mahmut Toptaş - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.


Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket EYT konusunda ne düşünüyorsunuz?