Reklamı Kapat

Kadın Peygamber gelmiş midir?

“Senden önce de şehir halkı içinden seçip kendilerine vahyettiğimiz erkeklerden başkasını peygamber göndermedik. ” (Nahl, 43; Enbiya, 7)

Ayet-i kerimede geçen “rical” kelimesi “erkekler” demektir. Müfessirlerin çoğunluğuna göre, peygamberlerin tamamı erkeklerden gönderilmiştir.

Bazı âlimler Hz. İbrâhim’in eşi Sâre’nin, Hz. Mûsâ’nın annesinin ve Hz. Îsâ’nın annesi Meryem’in de peygamber olduklarını iddia etmişlerdir. Ancak İbni Kesir’in de dediği gibi adı geçen mübarek hanımlar peygamber değil, sadece faziletli hanımlardır.

İmam Kurtubi, bu konuda şöyle demektedir: "Âlimlerimiz, Resul’ün şartlarından birisi de erkek, insan evladı ve şehirde yaşayan birisi olmasıdır” demişlerdir. "İnsan evladı" demelerinden kasıt ise Yüce Allah’ın: “İnsanlardan bazı kimseler, cinlerden bazı kimselere sığınırlardı." (Cin, 6) âyetine istinaden aksi iddia edilmesin diyedir.

Son devir müfessirlerinden Ömer Nasuhi Bilmen Hazretleri de bu ayetin tefsirinde meseleyi şöyle açıklıyor:

“İnsanlara gönderilen peygamberlerin hepsi erkek zatlardır. Bunlar pek muhterem, fevkalâde güçlü ve zeki erkek insanlardır. Çünkü bütün insanlar melekleri görüp onların bildirdiğini anlayacak bir kabiliyette değildirler. Kadınlar yaratılış itibarıyla zayıftırlar, erkekler kadar zahmetlere tahammüllü değildirler, erkeklere karşı mücadeleye atılmaya kudretleri kâfi bulunmamaktadır. Erkeklere nispetle birtakım hakikatleri anlama ve tatbik etme hususundaki kabiliyetleri noksandır. Bunun için kadınlardan peygamberler gelmemiştir.”

Bazı âlimler nebi ile resul arasında fark olduğunu ve nebinin tebliğle emrolunsun ya da olunmasın, kendisine bir şeriat gönderilen kişi olduğunu kaydetmişlerdir. “Resul”ün ise kendisine vahyedilen şeriatı insanlara tebliğ etme emri alanlar olduğunu söylemişlerdir. Bu tariflere göre nebi, resulden daha umumidir.

 Vahiy alıp, aldığı bu vahyi insanlara ulaştırmakla görevlendirilen kişi hem nebi hem resul, ulaştırma görevi olmayan ise sadece nebidir, resul değildir. Buradan her resulün aynı zamanda nebi olduğunu, ama her nebinin resul olmadığını anlıyoruz. Nitekim Rabbimiz bu konuda şöyle buyurmuştur: “Kitapta Musa’yı da an. Gerçekten o ihlas sahibi bir resul ve nebi idi.” (Meryem, 51)

Resul olmayan nebilere Hz. Musa’nın genç yol arkadaşı Hz. Yuşa’yı örnek verebiliriz. Allah Teâla onu nebi kılmış, Hz. Musa’nın ve Hz. Harun’un İsrailoğullarındaki halefi yapmıştır. Onlardan sonra Beyt-i Makdis’te gazveye giden ve orayı fetheden Hz. Yuşa’dır. Resul olan nebinin misali ise, Peygamber Efendimiz'dir (s.a.v.)’dir. Allah Teâlâ onu bütün insanlara nebi ve resul olarak göndermiştir. Kur'ân’da kavimlerine gönderildiği anlatılan diğer resul ve nebiler de aynıdır.

İbni Hazm gibi bazı âlimler de “Risalet” ile “Nübüvvet” arasındaki farka dikkat çekerek şöyle demişlerdir:

 “Erkeklere verilip kadınlara verilmeyen, risâlettir, nübüvvet değildir. İmam Eşari’ye göre Allah Teala, “nebiye” göndermiştir. Bunlar: Hz. Meryem, Hz. Asiye, Hz. Havva, Hz. Sare, Hz. Musa'nın annesi, Hz. Hâcer’dir. Ancak Eş’arilere göre de Yüce Allah kadınlardan “resul” yani kendisine gelen şeriatı tebliğle görevli peygamber göndermemiştir.

Elmalılı Hamdi Yazır da tefsirinde bu konuda şunları demektedir: “Allah Teâlâ eğer dilerse bir kadına da o gücü ve tahammülü ihsan eder ve sonra da peygamberlik verebilir. Fakat bu, onun yaratılışını ve mizacını bir erkek mizacına dönüştürmek demek olur. Bunun için insanlar içinde peygamberlik göreviyle görevlendirilecek kimselerin de sıradan erkeklerden değil, onlar arasında en seçkin, en iradeli ve en güçlü kimselerden seçilmiş olması İlâhî hikmet gereğidir.”

Kısaca "risâlet" görevi üstlenen kadın peygamber gelmemiştir. Zira peygamberler, tebliğ görevlerinin yanında aynı zamanda siyasi bir otoriteyi de temsil ederler. Zira peygamberler yalnızca birer manevi mürebbi değil, bunun yanında yeryüzünde Hak nizamın kurulması için insanlara öncülük eden önderlerdirler. Onların İslam devleti kurma, yönetme, ordulara komutanlık etme ve daha başka birçok zorlu görevleri üstlenmeleri gerekir. Kadınlık halleri ise bu görevleri ifa etmeye engeldir. İmam Kurtubi, Yüce Allah'ın kendilerine vahyettiği, haber verdiği "nebiyye" kadınlar olduğunu (Hz. Meryem gibi) fakat mutlak anlamda kadın peygamber bulunmadığını söylemiştir. Bu konuda ümmetin icması (ittifâkı) olduğu da nakledilmiştir.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mustafa Kasadar - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.


Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket EYT konusunda ne düşünüyorsunuz?