Reklamı Kapat

Lider denilmekle lider olunmaz

21. yüzyılda rekabetin şiddetlenmesi sonucu liderlerin rolleri farklılaşmıştır. Dünya çapında oluşan yeni yaklaşımda; şirketler, yöneticilik talebini karşılayan, diğer çalışanlara yenilik yapma ve ilham verebilme yeteneğini geliştiren, hızla değişen teknolojileri, yeni disiplinleri anlama konusunda bilgi birikimine sahip, diğer çalışanlara koçluk becerilerini kullanabilen, durumu değerlendirme ve karar verme tekniklerini etkin kullanabilen kişileri lider olarak yetiştirmeyi hedeflemektedirler.

2017 Mercer Global Talent Trends Raporu’na göre şirketlerin %93’ünün önümüzdeki yıl için organizasyonel yeniden yapılandırmaya öncelik verdiğini ortaya koymuştur. Bu değişikliklerin çoğu, örgütlerde daha az hiyerarşik yapıyı oluşturmayı amaçlamaktadır.

Günümüzde şirketler, geçmişteki gibi çok katlı hiyerarşik yapı yerine, geniş ve yatay yapıda, hızlı kararların alınabildiği ortamlarda çalışabilecek liderleri yetiştirmeyi ve çalıştırmayı hedeflemektedirler.

Rekabetin şiddetlendiği ve küresel krizin etkileri ile şirketler daha az yönetici ile daha fazla verim almayı sağlayacak liderleri yetiştirmek için şirketler çalışmalar yapmaktadırlar. Daha az yönetici, daha az gider, daha az hiyerarşi ve daha hızlı karar yaklaşımı günümüzün bir ihtiyacı olarak ortaya çıkmıştır.

Bu maksatla günümüzde şirketler genç liderleri yetiştirerek geleceğe hazırlamak amacıyla farklı liderlik eğitimi programları uygulamaktadır.

Amerika’da yapılan çalışmalara göre şirketler yönetici ve lider yetiştirme programlarına geçmiş yıllara göre daha fazla bütçe ayırmaktadırlar.

Bu ihtiyacın ve değişimin sonucu olarak ülkemizde ve yurt dışında şirketlerde lider olarak isimlendirilen veya lider rolü yüklenen kişiler vardır. Bazen şirketlerde veya kamuda yönetici pozisyonunda olan kişiler lider olarak görülmekte veya isimlendirilmektedir.

Kişileri lider olarak isimlendirmek kolay ve çekici olmakla birlikte bu tanımlamanın çoğu zaman gerçekçi olmadığı görülmektedir.

Konuyu ülkemizdeki siyasi parti genel başkanlarının konumu ve isimlendirilmeleri üzerinden ele alırsak, haberleri izlerken X partisi genel başkanı ve Y patisi genel başkanı şeklinde isimlendirme yerine, X partisi lideri veya Y partisi lideri şeklinde haberlerde sunum yapılmakta olduğunu görürüz.

Yalnızca yönetici oldukları, liderlik özelliklerini taşımadıkları halde, neden lider olarak isimlendirildiklerini ele alırsak, ilk olarak bulundukları pozisyonun verdiği yetki ve güce sahip olmalarından dolayı lider olarak nitelendiklerini ve ikinci sebep olarak siyasi taraftarlarının, üyelerinin izleyici olarak görülmesinden dolayı lider olarak tanımlandıklarını söyleyebiliriz.

Gerçekte yöneticilerin lider olup olmadıkları oturdukları koltuktan kalktıklarında ortaya çıkmaktadır, gerçekte yöneticiler pozisyonun sağladığı güçten yoksun kaldıklarında toplumun veya çevrelerinin onları nasıl hatırladığı, makamdan ayrılanların lider olup olmadığını açıkça ortaya koymaktadır.

Şimdi bir an için durun ve geçmişteki siyasi parti liderlerini düşünün, partinin başında iken lider diye isimlendirilen fakat şuan sizin hatırladığınız kaç kişi var?

Sanırım birkaç isim sayabildiniz. Gerçekte lider özelliklerine sahip olsalardı ve liderlik yapmış olsalardı, toplumun çoğu onları hatırlamaya devam ederlerdi.

Şu noktayı vurgulamakta fayda vardır: “Liderler izleyiciler tarafından seçilirler, başkalarının onları lider olarak tanımlaması o insanları lider yapmaz.” Lider olabilmek için bazı özelliklere sahip olmak gerekir.

Parti başkanları örneğinde olduğu gibi liderin güç kaynaklarını, liderlik algısının oluşturulması ve sürdürülmesinde önemli olduğunu anlamış olduk.

Şimdi lütfen çevrenizde lider olarak nitelenen insanları, yöneticilerinizi düşününüz. Çoğunun lider değil yönetici olduğunu, kendilerine verilen sıfatların bol gelen bir elbise olduğunu fark edeceksiniz.

Kişilerin liderlik özelliklerine ve liderin güç kaynaklarına sahip olmadıkları halde lider olarak isimlendirilmesiyle, göz boyaması veya egolarının tatmininin yanı sıra toplumun algısının yönlendirilerek lider olarak kabullerinin hedeflendiği düşünülebilir.

Lider olmak için sahip olunan güç kaynaklarını iki başlık altında isimlendirebiliriz. Bunlar pozisyondan kaynaklanan güç ve kişisel özelliklerden kaynaklanan güç olarak sınıflandırabiliriz.

Pozisyondan kaynaklanan güç, zorlayıcı (cezalandırıcı güç), ödüllendirme ve yasal güç olarak sınıflandırılabilir.

Kişilikten kaynaklanan güç ise uzmanlık gücü, bilginin gücü ve ilişkinin gücü, karizmadan (kişiliğinden) kaynaklanan güçler olarak sınıflandırılabilir.

Yöneticilerin gücünün tamamına yakını atandığı ve bulunduğu pozisyondan kaynaklandığında kişi lider değil yalnızca yöneticidir.

Lider olabilmek için önemli olan kişilikten kaynaklanan güç ile liderlik algısının oluşturulması ve bu algının sürdürülmesidir. Makamdan kaynaklanan güç bu algının oluşmasında ve sürdürülmesinde yardımcı unsur olarak kabul edilebilir.

Lider olarak isimlendirilen yöneticinin kişilikten kaynaklanan gücü yoksa ve sadece pozisyondan kaynaklanan gücü kullanmaktaysa bu durumda lider değildir.

Lider denilmekle lider olunmaz. Lider denilen birçok kişi makamdan kalktığı anda unutulur.

Lider denilen kişi liderlik algısını kendisi doğal süreçlerle oluşturmadığından izleyiciler tarafından izlenmez ve kişi inandırıcı ve güvenilir olmaktan kolayca uzaklaşır.

Lider güvenirlilik algısını oluşturduğunda mesajları kitlelere ulaşır bu algı doğal olarak oluşturulmadığında ve yapay olarak oluşturulmaya çalışıldığında kitlelerde tam karşılık bulmayacağından liderlik fonksiyonlarını yerine getiremeyecektir.

Kitleler lider denilen kişiyi değil gerçekten lider olanı izlemeye isteklidir.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Fikret Güzeller - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.


Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket EYT konusunda ne düşünüyorsunuz?