Reklamı Kapat

İlk eğitmenimiz Hz. Peygamber

Geçtiğimiz günlerde ülkemin dört bir yanında Öğretmenler Günü adına programlar düzenlendi, eğitime hizmet veren şahsiyetlere methiyeler düzüldü. Görevinin başında olan ve görev süreleri dolan eğitimciler yâd edildi. Ancak kimse, birey ve toplumlar şirk bataklığında kaybolurken, onların ellerine meşale tutuşturup önlerini görmelerine yardımcı olan ilk eğitmen, örnek şahsiyet Resulullahtan bahsetmedi. Kimse onun tüm insanlığı kuşatan tedrisatına ve hayatlarımızı dönüştüren örnek yaşamına değinmedi. Oysa Resulullah bütün yaşamını vahyin birey ve toplumların ruhunda hayat bulması ve ahlaki değerlerin yeşermesi için adamış örnek bir şahsiyet, bir eğitmen ve Peygamberdi.

Geçtiğimiz ay ülkemin dört bir yanında Öğretmenler Günü yâd edildi ve onların sorunları tek tek dile getirildi. Ancak kimse hayatlarını insanlığın bekasına adayan, aydınlık bir gelecek uğruna, gece gündüz çalışan ve ağır bedeller ödeyen Resulullahın takipçileri âlim, mütefekkir ve dava adamlarından bahsetmedi. Elbette eğitimcilere hak ettikleri değer verilmeli ve bu kişiler işlerini daha elverişli şartlarda yapabilmeleri için imkân tanınmalıdır. Fakat eğitimcilere tahsis edilen bir günde, yaptıkları hizmete karşılık hiçbir şey istemeyen ve gece gündüz yol kat edip hak ve adaletin ikamesi için çalışan dava insanları adına bir kaç cümle sarf edilemez miydi? Bu insanların hizmetleri üzerine birkaç söz söylenemez miydi? İktidarın taleplerini reddettiği için zehirlenerek hayatına son verilen ve yetiştirdiği öğrencilerle ilmini sürdüren İmam-ı Azam adına, küfre boyun eğmeyip şehadeti tercih eden Hz. Hüseyin adına, zalimin yüreğine korku salan Ömer Muhtar adına, Kafkasya’da hak davayı haykıran Şeyh Şamil adına,  tebliğ çalışmaları ile İslam’ı ülkesinin her zerresine yayan Hasan El Benna adına tek kelime dahi etmeyen bir neslin geçmişi ile bağlarının kuvvetli olduğu söylenebilir mi?

Düşünün… Öğretmenler Günü adı altında bir gün tayin edeceksiniz fakat bu özel günde insanlığa yön gösteren dava insanlarından hiç söz etmeyeceksiniz? Sizden hiçbir ücret talep etmeyen ve emeğimizin karşılığını Allah verecek deyip insanlığı hayra teşvik eden örnek şahsiyetlere bir dakikanızı dahi ayırmayacaksınız öyle mi! Çok yazık!

Hatırlayacağınız üzere vahyin ilk nazil olduğu dönemde Mekke zillete batmış bir şirk toplumuydu. Bugün olduğu gibi o gün de para, mevkii ve asabiyet tek belirleyici etkendi. Fakat Resulullah büyük çaba gösterip, bu toplumu vahyin ışığına çekti ve bir sevgi toplumuna dönüştürdü. Efendimiz, İslam’ı bütün dünyaya yayarak birey ve toplumları erdem ve faziletlerle tanıştırdı. Biz insanca yaşamayı O’ndan öğrendik. İnsan olarak hak ettiğimiz değerin ne olduğunu, yaratıcımızla, kendimizle ve ötekilerle ilişkilerimizde neleri dikkate almamız gerektiğini O’ndan öğrendik. Sevmeyi, affetmeyi, sabrı, fedakârlığı, adaletin etkin gücünü biz O’ndan öğrendik. Fakat ne yazık ki bu özel günde, “Bana bir harf öğretenin kölesi olurum” sözünü dilinden düşürmeyen halkımız, kendilerine nasıl inanmaları ve nasıl yaşamaları gerektiğini öğreterek hayatlarını kurtaran Resulullahı yâd etmekten kaçındılar.

BİR SÖZ

“Tarihin üzerine bir unutkanlık perdesi çekildi. Zamanın gençleri hiçbir şey bilmiyor, en yakın tarihini de bilmiyor, söyleyeni yok. Bilenler söylemiyor, bilmeyenler uyduruyor. İşte hep hakikatler böyle karanlık içinde boğulup gidiyor…”

(Serezli Hafız Eşref Edip Fergan)

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Fatma Tuncer - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.


Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket EYT konusunda ne düşünüyorsunuz?