Sırat-ı Müstakim İslam dinidir

5 vakİt kıldığımız namazda Fatiha Sûresi’ni okurken, ‘İhdinessirâtalmustakîm’ diyoruz. Bizi sırat-ı müstakime hidayet eyle diye dua ediyoruz. ‘İhdinessirâtalmustakîm’ derken ‘Sırat-ı Müstakim’ ne demek? Sırat-ı müstakimi Peygamber Efendimiz, “İslam dinidir. Yolların en güzeli İslam yoludur ve hac yoludur. Allah yolunda savaşmaktır” diye açıklıyor. ‘Sırat-ı Müstakim’ hidayet talebinden ibarettir. Hidayetin elde edilmesi için iki yol var. Birincisi delille bir şeyi bilip anlamak. İkinci yol ise kalbi temizlemek, riyazet yapmak. İki insan unsurdan oluşuyor. Bir, nefsi emare yani çamurdan gelen tarafımız var. İki, Hz. Adem’e Allah’ın ruh üflediği, arştan gelen ruh tarafımız var. Ruh tarafı, herkes kendi memleketini özlediği gibi ruhumuz da Arş-ı Âlâ’yı özlüyor. Kokar çamurdan yapılan nefsimiz de herkesin altında olan toprağa gitmek istiyor. Yani nefs-i emmare herkesi aşağı çekmek istiyor. Hayat bundan ibaret. Nefs-i emmaremiz bizi aşağı çekmek isterken ruhumuz bizi yukarı çekmek istiyor.

“BİLMİYORSANIZ BİLENE SORUN”

Kur’an-ı Kerim genel prensipleri içeriyor. Kur’an’da, ‘Namazı kılın’ emri var. Peygamber Efendimiz olmasa namazı nasıl kılacağız? Resulullah Efendimiz namazın nasıl kılınacağını bize öğretmiş. Kur’an-ı Kerim’de Allah, ‘İmkânı olanlar hac yapsın’ diyor. Peki, Peygamber Efendimiz olmasaydı nasıl hac yapacaktık? Zekât vermekle yükümlüyüz. Peygamberimiz bize söylemeseydi, hangi maldan, kime, ne kadar zekât vereceğiz? Oruç, namaz, zekât ve hac gibi tüm ibadetleri bize tarif eden Peygamber Efendimiz. Kur’an-ı Kerim’i bizlere açıklayan Peygamberimiz, O’nun sünnetleri bize Kur’an’ı açıklar. Efendimiz’in sünnetleriyle, O’nun yolundan gitmeliyiz. Allah Kur’an-ı Kerim’de, “Bilmiyorsanız bilene sorun” buyuruyor. Bilmiyorsan bir bilene sorup öğrenmek gerek. Ama şimdi moda olmuş, ‘Benim mantığıma göre haram, benim mantığıma göre haram değil’ diyorlar. Bu tarz insanlarla birlikte şeytan bizim sapıtmamıza sebep olur.

“SAÇI, SAKALI KINAYLA BOYAMAK, MÜMİNİN BOYASIDIR”

Günlük hayatımızda çok rastlanan şeylerden bir sıkıntıdan bahsedeceğiz şimdi. Peygamber Efendimiz buyuruyor, “Saçı, sakalı kınayla boyamak müminin boyasıdır.” Şimdi ben sakalımı kınayla boyasam benim hakkımda yanlış düşünürler. Unutulmuş bir sünnet. Fakat saçı siyaha boyatmak için de Peygamber Efendimiz buyuruyor, “Saçı sakalı siyaha boyamak, kâfirin boyasıdır.” Şimdi insanlar saçı sakalı aklandı diye hemen siyaha boyuyor. Bu Resulullah Efendimiz’in yasadığıdır. Allah, “Ümmi peygamber Muhammet Mustafa’ya tabi olun” diye buyuruyor. Peygamber Efendimiz’in yaptıklarını hayatımızın en ince noktalarına kadar uygulamamız gerek. Peygamber Efendimiz, “Farzı kıldığınız yerde sünneti kılmayın” diye buyuruyor. Bunu bile yapmakta aciziz. Mesela saati sağ kolumuza takmaya özen gösterelim. Peygamber Efendimiz, “Her işinizde sağ kolunuzu tercih edin” diyor. Mubah olan, helal olan her şeyde sağ elinizi kullanın, hele de bunu Efendimiz’in sünnetini gözeterek yaparsanız ne güzel olur. Resulü Mücteba Efendimiz, “Ümmetim bu işlere önemsemediği zaman benim bir tane sünnetimi yapan Cennet’te benimle birlikte olur” diye buyuruyor. İmam-ı Gazali, “Saçın ve sakalın kırmızıya boyanması onun bunun hoşuna gitmesi için değil, Peygamber Efendimiz öyle istedi diye olmalıdır” diye söylemiş. Ama farklı bir durum var. Savaş zamanı, gaza için seferberlik ilan edildiğinde saçın, sakalın siyaha boyanması gerekir. Adam 60 yaşına gelmiş cepheye gidecek, o zaman saçın ve sakalın siyaha boyanması doğru olur. Çünkü düşmanın seni genç görmesi gerek. Bir de gençken insanın saçları ağarabilir. Evde de kadın sorun çıkartıyorsa o zaman saçlar, sakallar siyaha boyanabilir. Ama sadece yuva yıkılmasın diye. Yoksa genç görüneyim, güzelleşeyim diye siyah boyayla saçın sakalın boyanması doğru değildir.

“SABAH VE YATSI NAMAZINI CAMİDE KILMAYA ÇALIŞALIM” 

Peygamber Efendimiz, namaz ile ilgili şöyle buyuruyor, “Bir kimse cemaatle birlikte namaz kılarsa 25 kat sevap alır. Fakat cemaat olacak bir durum yokken çocuğu ve karısını toplayıp ezan okuduktan sonra birlikte cemaat olup namaz kılarlarsa 50 kat sevap alırlar.” 3 kişiyiz deyip cemaat yapmayalım deme, geri kalanı melekler doldurur. Biz kıra, bayıra gezip eğlenmeye gidiyoruz cemaat yapmayalım deme, kırda bayırda ezan okuyup cemaatle namaz kılmak 50 kat sevap demektir. Bunu hiçbir zaman unutmamamız gerek. “Yeryüzünde Allah’ın evi mescitlerdir” buyuruyor Efendimiz. Resulullah, “Allah’ı kendi evinde ziyaret eden bir kimse cemaatle namaza gittiği zaman, Allah’ın o insana ikramda bulunması ona haktır” diye buyuruyor. “Yeryüzünde camiler benim evlerimdir, camide beni ziyaret eden camiyi yapanlar” diye buyurulmuş Hadis-i Kutsi’de. Onun için evde namaz kılmayın, imkânınız varsa camide cemaatle namaz kılmaya çalışın. “5 vakit  namazı camide cemaatle kılan kimseyi Allah sırat köprüsünden şimşek gibi geçirir” diye buyuruyor Peygamberimiz. Başka bir Hadis-i Şerif’te, “Her gün 5 vakit namazı camide kılan adama Allah yolunda şehit olan 1000 şehit ecri vardır” diye buyuruyor Peygamber Efendimiz. En azından sabah ve yatsı namazını camide kılmaya çalışalım.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Prof. Dr. Cevat Akşit - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Covid-19 aşısı bulunursa yaptırır mısınız?