Reklamı Kapat

İlim öğrenmenin fazileti

Yüce Allah şöyle buyuruyor:

“De ki: Hiç bilenlerle (âlim) bilmeyenler (cahil) bir olur mu?” (Zümer, 9).

“Müminlerin hepsinin toptan savaşa çıkmaları doğru değildir. Onların her kesiminden bir grup dinde yeterli bilgi sahibi olmaya çalışmak ve seferden dönen topluluklarını uyarmak üzere geride kalmalıdır. Umulur ki sakınırlar.” (Tevbe, 122).

“Eğer bilmiyorsanız, zikir ehline (bilenlere) sorun.” (Nahl, 43).

Dinde ibadetlerini yerine getirecek, kendisiyle alakalı haram ve helal olan şeyleri bilecek kadar bir ilim öğrenmek her Müslüman üzerine farzdır. Bundan fazlasını öğrenmek ve dini ilimlerde derinleşmek ise bir farz-ı kifayedir. Allah rızası için ilim tahsil etmek Allah yolunda yapılan cihada denk bir ameldir. Bu manaya göre, din ilimlerinin tahsili için de (tıpkı cihat için yapılan seferberlik gibi) bir seferberlik söz konusudur. 

İlim öğrenmenin fazileti hakkında Resulullah (s.a.v.) Efendimiz şöyle buyuruyor:

Ebu Derda (r.a.) anlatıyor. Resulullahı (s.a.v.) şöyle derken işittim:

“Kim ilim öğrenmek için bir yola çıkarsa, Allah ona bu sebeple cennete giden yolu kolaylaştırır. Melekler, hoşnutluklarından dolayı ilim öğrenmek isteyenlere kanatlarını gererler (sererler). Sudaki balıklara varıncaya kadar yer ve gök ehli âlim kişinin bağışlanması için Allah’a yalvarırlar. Âlimlerin, abide ( ibadet edene) üstünlüğü, (parlaklık, görünürlük ve güzellik bakımından) ayın diğer yıldızlara olan üstünlüğü gibidir. Kuşkusuz âlimler peygamberlerin varisleridir. Peygamberler miras olarak ne altın ne de gümüş bırakmışlardır; onların bıraktıkları yegâne miras ilimdir. Dolaysıyla kim onu (ilmi) alırsa büyük bir pay almış olur.”

“Kim ilim öğrenmek için bir yola koyulursa, Allah onu cennete ulaştıracak bir yola koyar.”

“Bir gün gidip de ilimden bir bölüm öğrenmen, yüz rekât namaz kılmandan daha hayırlıdır.”

“İnsanın, ilimden öğrendiği bir bölüm, onun için dünyadan ve dünya içinde bulunanlardan daha hayırlıdır.”

“İlim öğrenmek her Müslüman üzerine farzdır.”

“İlim, birtakım hazinelerdir. Bu hazinelerin anahtarları da sorulardır. Dikkatli olun da sorunuz. Çünkü bu sorma işinden dört kimse mükâfatlanır: Soran kimse, cevap veren âlim, dinleyen ve bir de onları seven adam.”

“Cahilin, cehaleti üzere susması uygun düşmediği gibi, âlimin de ilmi üzere susması ve onu saklaması uygun değildir.”

Ebû Zer el-Ğıfârî (r.a.) şu hadis-i şerifi rivayet etmiştir:

“Bir ilim meclisinde bulunmak, bin rekât namaz kılmaktan, bin hastayı ziyaret etmekten ve bin cenaze namazında bulunmaktan daha faziletlidir.”

Denildi ki: “Ya Resulullah! Kur’an okumaktan da mı daha faziletlidir?”

Resulullah (s.a.v.) şöyle buyurdu: “İlimsiz Kur’an okumak insana bir fayda sağlar mı?”

“Elde edeceği ilimle İslâm’ı ihya etmek için ilim peşinde olduğu hâlde ölüm bir kimseyi yakalarsa onunla peygamberler arasında cennette sadece bir derece vardır.”

İlim öğrenmenin fazileti hakkında sahabe ve tabiin sözleri:

Abdullah İbni Abbâs (r.a.) şöyle demiştir:

“İlim yolunda çok meşakkat çektim. Fakat sonunda ona ulaşmakla aranan adam oldum ve şeref buldum.”

İbni Müleyke de İbni Abbâs (r.a.) hakkında şöyle demiştir:

 “Ben, İbni Abbâs’ın bir benzerini görmedim. Çünkü yüzüne bakan, en güzel yüzü görmüş; sözünü duyan, en tatlı sözü işitmiş; fetvalarını inceleyen de orada gerçek ilmi bulmuş olur”

Abdullah İbni Mübarek (r.h.) diyor ki: “Okuyup ilim elde etmeyen kimsenin, büyüklük istemesine şaşarım!”

Hikmet ehlinden olan biri de şöyle demiştir: “Şüphesiz ki ben şu iki kimseye acıdığım gibi hiç kimseye acımam. Bir adam ki ilim öğrenmek istiyor ama anlamıyor. Diğeri ise anlıyor ama istemiyor.”

Ebü’d-Derdâ (r.a.) şöyle demiştir: “İlimden bir mesele öğrenmek, bana gece boyu ibadet etmekten daha sevimlidir.”

Yine Ebü’d-Derdâ (r.a.) şöyle demiştir: “Hoca ile talebesi, hayırda ortaktırlar. Diğer insanların sivrisinek kanadı kadar hayırları yoktur. Ya âlim ol ya ilim öğrenici ol veya dinleyici ol. Sakın bunlardan başkası olma ki helak olursun.”

Hz. Ömer (r.a.) şöyle buyurmuştur: “Gecesini ibadetle, gündüzünü oruçla geçiren bin âbidin ölümü, helâl ile haramı bilen bir âlimin ölümünden daha ehvendir.”

 İmam Şafîi (r.h.) şöyle demiştir: “İlim öğrenmek, nafile ibadet etmekten daha makbuldür.”

İbni Abdi’l-Hakem: Bir gün İmam Mâlik’ten ilim okurken öğle vakti girdi. Namaz kılmak için kitaplarımı topladım. Bunu gören hocam İmam Mâlik, bana hitaben şöyle dedi: “Eğer iyi bir niyetle ilim okuyorsan, kılacağın namaz, okumaktan daha faziletli değildir.”

Ebü’d Derdâ (r.a.): “Sabahleyin kalkıp ilim tahsiline gitmeyi cihat olarak kabullenmeyen ve böyle olduğuna da samimiyetle inanmayan kimse ne akıllıdır ne de fikir sahibidir” demiştir.

 

1 Elmalı, Hak Dini Kura’an Dili.

2 Buhari, İlim, 10; Ebu Davut, İlim,1; Tirmizi, İlim,19. İbnMace, Mukaddime, 17. 

3 Müslim, 2699.

4 İbni Abdilber, 114.

5 İbni Abdilber, ilim bahsinde; İbni Hibban da, Ravzatü’l-Ukalâ adlı kitabında Hasan el-Basrî’denrivâyet etmişlerdir. Ancak bu söz Hasan el-Basrî’ye aittir.

6 İbni Mâce, 224.

7 EbûNuaym, Hilye, 3, 192.

8 Taberânî, el-Evsât, 5361.

9 İmam Irakî, İbni Ömer’den rivayet edildiğini söyler. el-İthâf, 1, 99.

10 Darimî, Sünen, 366.

 ed-Deynurî, 284.

 el-İkdü’l-Ferid, 4, 8.

 SiyeruA’lami’n-Nübelâ, 8, 398.

  İbni Abdilber, 642.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mustafa Kasadar - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.


Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket EYT konusunda ne düşünüyorsunuz?