Reklamı Kapat

Ölçü

Bismillahirrahmanirrahim;

Âlemlerin Rabbi, Rahman ve Rahim olan Allah’a hamd, Peygamberimize, âline ve sahabelerine salât ve selam ederiz.

Allah, bu kâinatı bir ölçü ile yaratmıştır. Yer ile gök, güneş ile ay ve yıldızlar, gece ile gündüz ve mevsimler arasındaki uyum, bütün bunların bir ölçü ile yaratılmış olduğunu göstermektedir.

Allah, birbiriyle uyumlu yedi göğü yaratmıştır. İnsan; Rahman olan Allah’ın yaratmasında hiçbir uygunsuzluk göremez. Ne güneş aya yetişebilir, ne de gece gündüzü geçebilir. Bunlardan her biri belli bir yörüngede yüzmeye, akıp gitmeye devam ederler. Zıtlar arasında hassas bir denge kurulmuştur. Su, ateş, hava ve toprak birbirine zıt özelliklere sahip oldukları halde hayatın temelini oluşturmakta ve hayat onlarsız mümkün olmamaktadır. Cansız varlıklar, bitkiler, hayvanlar ve insanlar; zıt özelliklere ve görüntüye sahip oldukları halde, aralarında mükemmel bir uyum sağlanmıştır. Bütün bunlar, Allah’ın yaratmasıyla mümkün olmuştur. Kâinattaki bu genel uyum, ölçü ve düzen, ayrı ayrı bütün varlıklar için de kurulmuştur. Eşrefi mahlûkat olarak yaratılan ve yeryüzüne halife kılınan insan, maddi ve manevi varlığı ile çok mükemmel bir uyuma ve düzene sahiptir. Akıl ve iman nimetiyle taçlandırılan insandan istenen şey, bütün bu gerçekleri bilmesi ve yeryüzünde Adil Bir Düzen kurmasıdır. İnsan bu görevini, Allah’ın peygamberleri vasıtasıyla insanlara ikram ettiği kitaplarda bildirilen hak ve adalet esaslarına göre yapmak zorundadır. İnsan, kitap ve sünnet ile bildirilen hak ve adalet ölçülerine uyduğunda yeryüzünde adil düzen olacak ve insanlık huzura ve barışa kavuşmuş olacaktır. Bilinmelidir ki insan, hayatı Allah için yaşayacaksa, ölçü İslam’dır. İslam; inanç ve ahlaktır, ilim ve terbiyedir, iktisat ve ekonomidir, hukuk ve adalettir, uluslararası ilişkilerde izzet ve şereftir. İslam, hayattır, onsuz yaşanacak olan hayat, bela ve musibettir. İslam’ın telkin ettiği adil düzen, ırkçı emperyalizme, müşrik Batı’ya, işbirlikçi münafıklara ve bütün cahillere ağır gelir. Adil Düzen doğru yoldur. Faizci kapitalizm ise sapıklık yoludur. Kim, adil düzen yolunu seçerse kendi lehinedir. Kim de faizci kapitalizme saparsa kendi aleyhine sapmış olur. Allah’a rağmen insan, denge ve ölçü içinde maddi ve manevi varlığını koruyamaz. İnsan, sadece Allah’ın kuludur. Allah’a kulluğun da bir usulü, bir ölçüsü ve bir yolu vardır. Ferdi hayattan, toplum ve devlet hayatına kadar bütün sahalarda uyulması gereken ölçüler, hükümler ve takip edilmesi gereken usuller Allah tarafından bildirilmiştir. Böylece insan, hem kendi içinde hem de kendi dışında çelişkili bir hayattan, dengeleri altüst edecek, uyumu bozacak aşırılıklar ve taşkınlıklardan korunmuştur.

DÜZEN

Ruh, akıl ve cisim, ahiret ve dünya, madde ve mana, korku ve ümit, sevgi ve nefret, fert ve cemiyet, yöneten ve yönetilen, özetle bütün sahalarda ölçüler konulmuş ve adil bir düzen kurulmuştur. Fert ve toplumların huzuru, konulan ölçüleri ve kurulan düzeni muhafaza etmekle mümkündür. İnsanlık tevhidin yerine inkârı, şirki ve nifakı koyarsa her şeyini kaybeder. Nikâhın yerine zinayı, emeğin yerine faizi, kumarı, hırsızlığı, haksız yere insanların malını yemeyi, Kur’an ahlakının yerine Batı ahlakını, maneviyatçı eğitim yerine materyalist eğitimi, üretimin yerine tüketimi ve israfı, hakikatin yerine yalanı, izzet ve şerefin yerine zilleti, adaletin yerine zulmü koyarsa dengeyi, ölçüyü ve düzeni bozmuş olur. Dünyada yaşanan temel krizin bu olduğu herkes tarafından fark edilmelidir. Düzen adil değilse, hiçbir insan aradığı mutluluğu bulamaz.

RUH VE AKIL

Beden varlığımızın sultanı ruh, veziri akıldır. Ruhsuz akıl, anarşinin, terör ve kargaşanın sebebi olur. Akıl, eserden müessire ulaşma kabiliyetidir. Sahibini Allah’ı bilip tanımaya taşıyan aklın vazifesi İslam’a teslim olmak ve adil düzeni hayata ikame etmek için gereken çalışmaları yapmaktır. Ruh ve manadan koparılan bir akıl putlaşır. Bu halde ruh da, beden de zarar görür. Hayatı yemek, içmek ve şehvetten ibaret saymak da ruh ve akla zulüm olur. İnsan maddi ve manevi varlığı ile bir bütündür. İnsan maddi ve manevi varlığı arasındaki dengeyi muhafaza ettiği kadar mutlu olur.

ZİHNİYET

İnsan, çoğu kez batıl zihniyetlerin etkisiyle yanlış düşüncelere ve hayallere kapılabilmektedir. Bu durumda ölçü kayboluyor denge bozuluyor, bunalımlı bir sürecin içine düşülüyor. Gerçekler karşısında yılgınlık gösteren, mücadele azmi kırılan, direncini kaybeden ve bir nevi ümitsizliğe düşen toplumlar başkalarının kölesi oluyor. Tedavi olacağına inanmayan hastaya ilaç fayda vermiyor. Bir de ilaca küfreden insan ve toplumlar, hakikate kör ve sağır kesiliyor. Zihniyet, zihin dünyamızı şekillendiren inançlardır. Müslüman bir insan ve toplumun zihninde; İslamsız saadet olmaz inancı vardır. Zihninde İslamsız saadet olmaz inancı olmayan insan ve toplum Adil Düzen’den mahrum kalır ve faizci kapitalizmin zelili olur. İnsanı faizci kapitalizmin zilletinden kurtaracak doğru zihniyet Milli Görüş zihniyetidir. Bu zihniyeti ise sadece Saadet Partisi temsil ediyor. Bunun için Saadet Partisi hak diyor, adalet diyor, önce ahlak ve maneviyat diyor, üretim ve sanayileşme diyor. Adil Düzen ve İslam Birliği’ni kurmak Saadet Partisi’nin davasıdır. Bu ise “Yaşanabilir Bir Türkiye, Yeniden Büyük Türkiye, Yeni Bir Dünya” kurmak için yollara düşmeyi gerektirir. Milli Görüş ilaçtır, Saadet Partisi ise ilacı öneren doktor. Her insanın fıtratında bir sığınma hali vardır. Bu hâl, kişiyi, üstün bir güce ve kuvvete teslim olmaya ve ona sığınarak emniyete kavuşmaya sevk eder. Kişi doğru bir zihniyete sahip değilse, Milli Görüşü, Saadet Partisi’ni algılayamaz ve bâtıl zihniyetlerin kobayı olur. Selam hidayete tabi olanlara…

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar İsmail Hakkı Akkiraz - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.


Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket EYT konusunda ne düşünüyorsunuz?