Reklamı Kapat

İlet(iş)im

İletişim, zamana, mekâna ve muhatabına göre şekil alır. Bu yüzden iletişim disiplininde teoriler ve araştırma metotları sürekli yenilenir. Mevcut iletişiminin teori ve metotları, 20. yüzyıldaki “kitle medyası”na göre yapıldığından, günümüz insanını anlamak ve iletişim kurmak zorlaşıyor. Üstelik endüstriyelleşmiş toplumla endüstri sonrası toplum arasındaki fark da hızla artıyor.

Asıl önemli durum; “bilgi ve iletişim”in birlikte ele alınmasıyla sürecin çok boyutluluk kazanmasıdır. Modernleşme süreci, boyutlar artırdıkça olumlu etkiler yanında “risk toplumu”nu da tetikliyor. Bilgi bağlamındaki risk; “eksik takip edilen bilgilerden yanlış kararlar” alınmasıdır. Bu durum hem politika hem de ticaret dünyasını etkileyebiliyor. Hız bağlamındaki risk ise; “televizyonlar, gazeteler ve sinemanın oluşumu” yüzyıllar alsa da, internet ve sosyal medya on beş yıl gibi kısa bir sürede “kitlenin stabilizasyonu”nu bozuyor olmasıdır.

İşin can alıcı noktası ise; kişisel ve kurumsal ilişkilerde “insanın hatalarını kabullenememe dürtüsünün, iletişimi yıkan, parçalayan, onu yok eden” sonuçlarıyla yüzleşmektir. İşin temelinde insan var, insanın zihni, duyguları, istekleri, arzuları var ama en önemlisi hataları var! İletişimde insanın hatalarını da kapsayan, ona düzelme imkânı veren ve duygularını paylaşmasına kapı aralayan teori ve metotlar bekleniyor.

İletişim otomasyonu “inovatif” bir süreç gibi işliyor gözükse de, giderek sakin bir denizden fırtınalı okyanusa dönüşüyor. Bu durumda “suyun üstünde durmak yetmiyor, hedefe doğru ilerlemek” gerekiyor. Başta konut hayatı (sosyo-kültür) ve iş ortamı (sosyo-ekonomi) değişimleri, iletişimdeki trendleri “rekabet ve yetenek” temelli modlara taşıyarak insanı nesneleştiriyor.

İnsanın yeniden özne olmasına, “akılcı, doğru ve gerçekçi duyguların diliyle” konuşanlar çare olacaktır. Ve “yalnızca gerçekleri söyleyen bir iç sesi ve onları işiten kulakları” olanlar çözüm bulacaktır. Yeni ve modern iletişim tekniklerin başarısını belirleyecek olan da, öncelikle bu konumdur (zaman, mekân ve muhatap). Bu konumun yön vereceği “sosyal medyanın hibritleştirilmesi, sanallaştırma, algoritmalaştırma, otomasyon ve yapay zekâ” trendleri, işte o zaman doğru iletişimin anahtarı olacaktır. Şimdi bunlar sadece “iletim”in vasıtası ve asıl “iş”, özne olan insanı bekliyor.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar İbrahim Veli - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.


Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket EYT konusunda ne düşünüyorsunuz?