Reklamı Kapat

Recai Kutan’ın ‘Su Raporu’ (2)

Milli Görüş’ün duayen isimlerinden, Milli Görüş lideri ve Refah-Yol Hükümeti Başbakanı Prof. Dr. Necmettin Erbakan Hocamızın yol arkadaşlarından M.Recai Kutan’ın, bundan yıllarca önce kendi el yazısı ile kaleme aldığı “Su Raporu’ndan son derece çarpıcı tespitleri aktarmaya devam ediyorum. 

Raporun adı, “Ortadoğu Ülkelerinde Su Sıkıntısı ve İhtilaflar”.

Raporun bugünkü bölümünün başlıca konusu, “Ortadoğu’daki Su Kaynakları Niçin Batı’nın Gündeminde?”

“Dünyadaki milletlerarası sular, Fırat, Dicle, Ürdün ve Nil nehirlerinden ibaret değildir. Su sıkıntısı çekilen tek bölge de Ortadoğu ülkeleri değildir. Buna rağmen, bu nehirlerin ve bu bölgenin milletlerarası gündemden düşmeyişinin sebepleri üzerinde ciddiyetle durmakta fayda var.” diyen Recai Kutan, raporunda şu satırlara yer veriyor:

“Bir kere Batılı ülkeler, Ortadoğu’da güçlü, kendine yeterli ve Ortadoğu’da ağırlığını hissettiren bir İsrail arzu etmektedirler. Nitekim İsrail, bu ülkelerin çok büyük siyasi, askeri ve mali desteğiyle kurulmuş, güçlenmiştir.

Dolayısıyla İsrail’in daha da güçlenmesi, Rusya’dan getirilecek 2 milyon nüfusla daha da büyüyebilmesi için su probleminin halledilmesi gerekmektedir. Ortadoğu, dünya petrol rezervinin en büyük kısmına sahiptir. Dünyada halen 5 milyar varilin üzerinde petrol rezervi olan 17 ülke mevcuttur. 1991 rakamlarına göre, dünyada görünen petrol rezervi 964 milyar varildir. Bunun yüzde 64,5’u, yani 622 milyar varil 8 Ortadoğu ülkesinde bulunmaktadır. Batı âlemi, eski İngiltere Başbakanı Winston Churchill’in, “Bir damla petrol, bir damla kandan daha değerlidir.” dediği gibi, petrol kaynaklarına hayati önem vermektedir. Bu sebeple Batılı emperyalist ülkeler, Ortadoğu için hazırladıkları bir senaryoyu, safha safha tatbikata koymaktadırlar.”

Bölge dengelerini sarsan, değiştiren, her iki ülkenin de zayıflamasına sebep olan ve silah baronlarının avuçlarını kaşımasına zemin hazırlayan İran-Irak Savaşı’na da değiniyor, konu kapsamında Recai Kutan şöyle demekte:

“Bu bölgede Irak-İran harbinin çıkışı ve bunun ardından Irak’ın Kuveyt’i işgal edişi ve Körfez harekâtının yapılışı hep bu senaryonun birer parçasıdır. Böylece ABD ve Batılılar Ortadoğu petrollerini bütünüyle kontrol altına almışlardır. Şu sıralarda Batılı ülkeler; ‘su petrolden çok daha değerli bir kaynaktır’ fikrini yayma gayretindedirler.”

“ABD’de geçen yaz domatesin libre fiyatı 50 cent ile 1,46 dolar arasında değişmiştir. Yani kilosu, 1,10 - 3,22 dolar arasında olmuştur. Buna mukabil, yeraltından çıkarılan, rafine edilen, gemilerle taşınan, tankerlerle dağıtılan, benzin istasyonlarında pazarlanan benzinin ABD’de galonu 1-1,25 dolar dolar arasında satılmıştır. Yani 1 litresi 27-33 cent civarındadır.”

“Netice olarak, ABD’de süpermarketlerde, patates, soğan, domates, şişe suyu dahil, petrolden daha ucuz bir şey yoktur. Domatesin fiyatı neredeyse benzinin 4 katıdır. Görülüyor ki, petrolde çok açık bir sömürü mevcuttur.”

‘KESİNTİSİZ’ PETROL SÖMÜRÜSÜ İÇİN…

Recai Bey’in hazırladığı, “Ortadoğu Ülkelerinde Su Sıkıntısı ve İhtilaflar” isimli raporun en dikkat çeken bölümlerinden birisi hiç kuşkusuz bu bölüm; petrol sömürüsü nasıl kesintisiz (!) sürdürülebilir? Başka bir ifadeyle, ABD ve Batı’nın, Ortadoğu petrolleri üzerindeki hâkimiyet ve kontrolü hangi şartlarda devam edebilir? Son derece acıtıcı ve üzüntü verici iki sorudur esasen bu sorular.

Recai Kutan, bu iki soruya da yıllar öncesinden bugünlere uzanan öngörüsü, tecrübesi, feraseti ve basireti ile adeta ‘nokta atışı’ yapmaktadır. Bakar mısınız şu satırlara:

“Bu petrol sömürüsünün süreklilik kazanabilmesi için bölgede İsrail ve Arap ülkelerini tatmin edecek bir barışın sağlanmasında zaruret vardır. Raporumuzun ilk bölümünde de belirtildiği gibi, 1991 yılında, Batılıların baskısıyla başlatılan barış görüşmelerinin Filistin’le beraber, bölgedeki diğer Müslüman ülkeleri de içine alacak şekilde sonuçlandırılabilmesinde en büyük engel su kaynakları üzerindeki ihtilaflardır. Çünkü esasen kıt olan su kaynaklarına İsrail, işgal suretiyle el koymuş ve beher nüfus başına komşularından 5 misli fazla daha su tüketir hale gelmiştir. Bu sebeple, su konusunda bir anlaşma sağlanamadığı takdirde, barış anlaşmalarında müspet bir netice elde edilemeyecektir.”

“Netice olarak, İsrail, Ürdün, Filistin, Batı yakası ve Gazze Şeridi ihtiyaçlarının karşılanması için dışarıdan su ithali düşünülmektedir. İsrail’in toprak ve su konusundaki mütecaviz tutumu sebebiyle, Ortadoğu Barış Anlaşması’nda tatmin edilemeyen tarafın, Türkiye’deki su kaynaklarıyla ‘tatmin edilmesi’ düşünülmektedir. Bu sebeple ABD’de su kaynakları ve Ortadoğu’daki su sıkıntılarıyla ilgili olarak her yıl üniversiteler veya enstitüler tarafından en az 4-5 toplantı düzenlenmektedir. Bu toplantıların gerisinde ise genellikle İsrail’le irtibatlı kimseler, Yahudiler vardır.”

RECAİ KUTAN ARADI!

Recai Kutan aradı…

Yıllar önce kendi el yazısı ile yazdığı “Su Raporu”nun bilvesile bu köşede yayımlanmasından dolayı memnuniyetini dile getirdi, Recai Bey.  Bugüne kadar “su” konusunda farklı platformlarda farklı konferanslar verdiğini de bu vesile ile anlattı.  2009 yılında Bahçeşehir Üniversitesi’ndeki konferansından ayrıntıları ifade etti. Kutan’ın bu konferansından bazı bölümleri de burada bilahare aktarmak istiyorum, inşallah.

***

Recai Bey, Milli Görüş’ün duayen isimlerinden...

Bu kutlu davanın ağabeylerinden, büyüklerinden, emektarlarından… Milli Görüş lideri ve Refah-Yol Hükümeti Başbakanı Prof. Dr. Necmettin Erbakan Hocamızın yol ve dava arkadaşlarından…

Recai Bey, telefonda, “Millî Gazetemizi her gün elime aldığımda ilk okuduğum bölüm Ramuz el-Ehadis. Sonra da sizin ve diğer köşe yazarlarımızın yazısını okuyorum, takip ediyorum…” cümlelerini kullandı.

İltifatları için ayrıca teşekkür ediyorum…

Yıllardan bu yana ve hâlâ koşturan, okuyan, konferanslar veren, üreten Recai ağabeye sağlık, sıhhat diliyor; hürmet ediyorum…

***

(Recai Kutan Bey’in ‘Su Raporu’na devam edeceğiz... Gelecek yazı; Türkiye Nasıl Bir Strateji İzlemelidir?)

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Adnan Öksüz - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.


Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket EYT konusunda ne düşünüyorsunuz?