Reklamı Kapat

NATO Ölürse  AB Yaşar mı?

 NATO Zirvesi, 70. yılda bugün Londra’da toplanıyor. Fransa Cumhurbaşkanı Macron’un yaptığı, “NATO’nun beyin ölümü gerçekleşti” açıklamasının gölgesinde toplanacak olan zirveden çıkacak sonuçlar herkes tarafından merak ediliyor. Tabi tartışmaların içinde Türkiye de var. Özellikle Barış Pınarı Harekâtı sürecinde yine Macron tarafından yapılan Türkiye karşıtı açıklamalar NATO içinde ana gündem maddelerinin başında geliyor. Aslında bir bakıma Macron “Sarı Yelekliler” protestolarıyla yaşadığı imaj kaybının açığını dış politikadaki çıkışlarıyla kapatmaya çalışıyor. İşin özü bir bakıma da şu; nasıl biteceği bilinen kötü bir senaryoda figüranlık yapıyor. Bazen Mitterand’ın kötü bir taklidi ile mi muhatabız diye düşünmeden de edemiyoruz. Suriye’ye bakarken 100 yıl öncede yaşamaya devam ediyor. Türkiye’yi konuşurken de aynı zihin kodlarını korumaya özellikle çalışıyor. Ayrıca AB’nin tutkalı olan Almanya ile olan ilişkilerinde de çekişmeyi hissettirecek ölçüde adımlar atıyor. Tabi Merkel onun NATO ile ilgili yaptığı açıklamalardan duyduğu rahatsızlığı açıkça dile getirmekten çekinmiyor. Mesela Merkel’in Macron’a, “Geçmişle köprüleri atan, yenilikçi politika arzunuzu anlıyorum. Ama artık parçaları toplamaktan bıktım. Oturup sizinle bir bardak çay içebilmek için, her gün kırdığınız bardakları toparlayıp yeniden yapıştırıyorum” dediğine dair konuşma detayları basına bile yansıdı. Ayrıca bunların yanında Almanya Fransa’nın BM daimi üyeliğini de sorguluyor. BM’deki pozisyonunu AB’ye devretmesini isteyerek, bizim adımıza orada değilsin ama bizi temsil ediyormuş gibi davranıyorsun. Sen Avrupa’yı temsil edecek güç ve kapasitede değilsin mesajını da özellikle veriyor.

Peki, Macron bütün bu tavır ve hareketleriyle ne yapmak istiyor? Aslında Macron kendi aklıyla hareket etmiyor. Amerika’da yaşanan tartışmalarda Macron’un “küreselci” diye tarif edilen CIA/Pentagon düzlemine düştüğünü bu açıklamalarıyla daha iyi anlıyoruz. Oralardan besleniyor. Bir taşla birçok kuşu vurmak istiyor. Bu söylemlerle AB içinde tarihi rekabet içinde bulunduğu Almanya’yı yalnızlaştırmayı hedeflerken, Ortadoğu’da da “emperyal Fransa” pozuna bürünüyor. Mitterand’ın kötü bir taklidi demiştik ya bir açıdan da çakma Napolyon rolüne soyunuyor. Macron’un aslında NATO’nun ölmesini falan istediği yok. NATO biterse AB’nin yaşayamayacağını gayet iyi biliyor. AB ölürse Avrupa’nın birbirini boğazlamaya başlayacağının farkında. Peki, derdi ne? BM’de daimi üyeyim ama kimse beni umursamıyor. Mutfağa dâhil olmak istiyorum. Oyun kuruculuk bana da yakışır. Beni Fransa’da Cumhurbaşkanı yapan güçler benden böyle davranmamı istiyorlar. Onlara borcumu ödemeliyim yoksa ipimi çekecekler diyor.

 

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mustafa Kaya - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.


Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket EYT konusunda ne düşünüyorsunuz?