Reklamı Kapat

Bunları Yapanlar İnsan mı?

 Bismillâhirrahmânirrahîm;

SÖMÜRGECİNİN tıyneti değişmiyor. “Güneş batmayan imparatorluk” olarak bilinen İngilizlerin Büyük Britanya İmparatorluğu 2. Dünya Savaşı’ndan sonra yıkıldı. İngiltere, deniz aşırı ülkelere genişleme siyaseti güdüyordu. Avrupa’daki prestiji hızla sarsıldığı için Hindistan’a, Çin’e, Türkistan’a el atamaz duruma geldi. Rusya ile rekabet halindeydi. Türkistan’ı ikiye bölerek Doğu Türkistan’ı Çin’in kucağına itti. Bölgeyi terk ederken bile düşmanlığını unutmadı. Çinliler 1949’da Doğu Türkistan’ı işgal etti.

İşgal sırasında, Çin’de Müslümanlara karşı acımasız politika izleyen Mao yönetimi vardı. Doğu Türkistan’ı asimile etmeye girişti. Zulümler yağmur gibi yağmaya başladı. Camiler ve Kur’an kursları yıkıldı. Kur’an nüshaları yakıldı; pek çok âlim idam edildi.

Asya kıtasının tam ortasında bulunan Uygur Türklerinin yaşadığı 35 milyon nüfuslu Doğu Türkistan’da 70 yıldır bitmeyen Çin zulmü artarak devam ediyor. İşkence şekillerinden anlaşılıyor ki, Çin’in asıl rahatsızlığı Doğu Türkistanlıların Müslüman oluşu. İbadet, Kur’an okuma, oruç, tesettür gibi İslâm’ın emirlerini yasaklamaya çalışmaları bu yüzden. Kaşgarlı Mahmut’ların, Şâh-ı Nakşibent’lerin, Fârabi’lerin oluşturduğu İslâm medeniyetinin izlerini tamamen silmeye çalışıyorlar.

Son senelerde “soykırım” noktasına ulaşan zulümler yeni boyutlar kazandı. Çocuklar kaçırılıyor, ailelerinden ayrılıyor, tecavüz ediliyor, domuz eti yemeye zorlanıyor, dinlerinden döndürülmeye çalışılıyor. Elimize ulaşan, zulmün şiddetini içeren video görüntüleri insanın kanını donduracak boyutta. O kadar ki, bunları yapanlar insan mı, demek zorunda kalıyoruz.

İNSANIN DEĞERİ YOK

ALLAH insanlara peygamberler yoluyla hak ve batılın ne olduğunu bildirmiş; özgür iradeleriyle sınamak için de insana doğuşuyla kazandırdığı 5 temel hakkı lütfetmiştir: 1. Din, 2. Can, 3. Mal, 4. Akıl, 5. Neslin korunması hakkı. Her insan yaşama; serbest inanma; neslini, ırz ve namusunu koruma hakkına sahiptir.

Doğu Türkistanlı kardeşlerimiz bunların hiçbirine sahip değiller. Eğitim hakları bile yok. Elmas Nizamüddin, 10 yıl önce Avustralya’ya göç eder. Hanımı Buzaynifu Abudureksi’yi yanına getirmek için vize alma girişimi başlatır. Fakat eşinin vize alması bir tarafa, geçmişte Mısır’da iki sene eğitim aldığı için 7 yıl hapis cezasına mahkûm edilir.

5 milyondan fazla Doğu Türkistanlı toplama kamplarında. Ülkede 32 adet ceza ve infaz bölgesi kurumu oluşturulmuş. En gelişmiş asimile aracı “beyin yıkama” yöntemi. Doğu Türkistanlı çocuklara, “Ben Çinliyim; ülkemi seviyorum” demeye zorluyorlar. Bunu devamlı tekrar ettiriyorlar. Esir kamplarında da aynı uygulama.

Doğu Türkistanlıların diğer ülkelerdeki yakınlarıyla iletişimleri yasak… Ülke içindeki toplama kamplarındaki yakınlarıyla da. Aileleri birbirinden koparmak için her çareye başvuruyorlar. Her ailenin evinde bir Çinlinin iskân edilme projesi uygulanıyor. Asimilâsyonun bir parçası olarak Müslüman aileler Çinlilerle yatmaya zorlanıyor.

Müslümanları yıldırmak için yeni zulümler icat ediliyor. Kimliklerinden uzaklaştırılıyor; ana dilleri unutturuluyor; nüfus bitiriliyor; yargısız infazlar uygulanıyor. Türkiye’nin tek yaptığı Çin’e, “Kampları kapatın” tavsiyesi.

ONLAR BİZİM KARDEŞİMİZ

KARDEŞLER! “El birlik Allah’ın dini İslâm’a sımsıkı sarılın” (Âl-i İmran, 103) emrine uymadığımız, ittifakları kardeşlerimizle kurmadığımız için İslâm dünyasının başına gelenleri görüyor musunuz? Çoğu Müslüman, gayrimüslimlerle birlik olup onların ittifaklarına katılmaya çalıştıkları için kardeşlerinin durumlarını göremiyorlar.

Almanya’da yayınlanan Die Zelt gazetesi, Müslümanların Doğu Türkistan’a yönelik soykırım girişimine ilgisiz kalmalarının sebebini açıkladı: “Müslüman ülkeler Çin’le imzaladıkları milyar dolarlık ticaret anlaşmaları karşılığında, yüzyılın en büyük insanlık zulmüne gözlerini, kulaklarını kapattılar.” (26.11.2019)

Sömürgecilerin Müslümanları yok etme tavırları belli. Zaten onlardan, bundan başkası da beklenemez. Ya biz Müslümanlar, kardeşlerimize karşı görevlerimizi yapabiliyor muyuz? Bu konudaki eksikliklerimizi yeniden test etmeye ne dersiniz? Müslümanlar yeryüzünün şahitleri! Emirlerini yürütmek için Allah’ın yeryüzündeki temsilcileri (halife-yi arz). Allah bizim zulme alet olmamızı da istemiyor: “Zulme meyletmeyin; yoksa size ateş dokunur.” (Hûd, 113)

Müslümanlar olarak bir bütünüz (ümmet). Birbirimize karşı görevlerimiz, kopmaz kardeşlik bağlarımız var. Efendimiz (s.a.v.) görevimizi hatırlatıyor: “Müslüman, Müslüman’ın kardeşidir. Ona zulmetmez, yardımsız bırakmaz, düşmana teslim etmez.” (Buhârî)

Kardeşler! Zulüm payidar olmaz. Ülkeler zulümle devam edemez; yıkılır. Ancak, her şeyi sebeplere bağlayan Rabbimiz, bizden gayretli olmamızı, görevlerimizi yapmamızı istiyor. Bütün iş bizde bitiyor. Uyanacak, şuurlanacak, hakkı üstün tutacağız. Allah ancak o zaman bizim yolumuzu açar.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Şakir Tarım - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.


Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket EYT konusunda ne düşünüyorsunuz?