Reklamı Kapat

İsraf merasimleri

Ihlamur kasrında düzenlenen şaşalı mevlit toplumun gündemini epey meşgul etti. Söz konusu görüntüler için parası olanın hali böyle olur deyip geçiştirenler olsa da, yoksullukla mücadele eden insanlarımız bu duruma içerlediler. Dünyaya gözlerini yeni açan bir bebeğin parmağına takılan yüzük ise görgüsüzlüğün dibe vurduğu andı.

Para ve mevkiin sarhoşluğuna kapılan ve ne yapacağını şaşıran bir anne-babanın ülkeyi meşgul eden israf merasimini hangi yandan tutsanız elinizde kalıyor. Özenti mi desek, gösteriş mi desek, israf merasimi mi desek, sonradan görmüşlük mü desek? Açıkçası bu görüntüleri karşı mahalleye açıklamakta hayli güçlük çekiyoruz. Zira eskiden dindar muhafazakâr insan için -israf etmez, gösterişe meyletmez, kibre kapılmaz, tevazu sahibidir, kul hakkı yemez- denirdi. Fakat bu kardeşlerimiz iktidara gelince her şeyi ters yüz ettiler. Artık muhafazakâr deyince karşı tarafın tasavvurunda vicdanları sızlatan israf denizleri, peşkeş çekilen ihaleler, torpille elde edilen mevkiiler ve gösteriş delisi insancıklar canlanıyor. Bu zevatlar halkı israfa alıştırmak için Müslüman en iyi araçlara binmeli, en lüks evlerde yaşamalı her şeyin en üst modeline sahip olmalı dediler ve israfı sıradanlaştırdılar. Akla kara birbirine karıştı, para ve mevkii insanları baştan aşağı değiştirdi. Yani muhafazakâr dindar kesim 15 yılda sekülerleştiler ve hatalarına kendilerince kılıflar uydurarak haramı meşru görmeye başladılar.

Ihlamur kasrında düzenlediği şaşalı mevlitle adlarından söz ettiren kadının ve eşinin kimliğini hiç merak etmiyorum. Bu kişilerin kimin kızı ya da kimin oğlu oldukları umurumda değil. Fakat insanlar yoksullukla mücadele ederken, onların gözlerine soka soka gösteriş budalalılığı yapmanın, israfın, kibrin ve vurdumduymazlığın sergilenmesini asla kabul edemiyorum. 

Bir şeyin haram olduğunu, kötü olduğunu, hata olduğunu kabul ediyorum ama kendimi alamıyorum demek farklı haram olan fiili helalmiş gibi lanse etmek ve bunun için gerekçeler uydurmak farklıdır. Bugün muhafazakâr görgüsüzlerin ekserisi bunu yapıyor. Faize batmış, faizsiz iş yapılmıyor ki diyor, zinaya meylediyor napalım zaman böyle diyor, israfı meşru görüyor alışmışız bir şey olmaz diyor. İşte en tehlikeli olan da budur.

BİR KAÇ SÖZ

“Putların çok nevileri vardır. Mesela paralar, mallar, servetler, nefsin arzuları ve emsali... Bunların en kötüsü kendini beğenmişliktir. Bu pek büyük bir beladır.”

(Mehmet Zahid Kotku)

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Fatma Tuncer - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

01

Erdinç - Furkan Süresi 43-44 ve Ali İmran Süresi 14 ayetler dediklerinizin doğru olduğunun delilidir.

İnsanlar nefsinin arzu ve isteklerini İLAH edinmiş durumdalar. Müşriklik diz boyu. ALLAH tövbe nasip etsin.Günümüzün Dincilerin durumu 40 günlüğüne TUR dağına giden Hz.Musa kavmine benziyor. Bu zamanda kavmi altından buzağıya tapmaya başlamışlardı. Bizim peygamberimiz Hz. Muhammed gideli 1387 yıl oldu. Bizler menfaat çıkar için her şeye tapıyoruz. Yazık...... Ölüm dirilme ahiret en büyük HAKİM ALLAH hesap verme aklımıza hiç gelmiyor.

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 04 Aralık 10:10

Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket EYT konusunda ne düşünüyorsunuz?