Reklamı Kapat

Hasan Hüseyin Dinçel Hoca tam bir Kur’an âşığıydı

Yayın hayatına başladığı günden bu yana Millî Gazete’yi takip eden ve önceki gün rahmet-i Rahman’a kavuşan Hasan Hüseyin Dinçel Hoca tam bir Kur’an âşığıydı.

Hasan Hüseyin Dinçel Hoca ile ilgili biraz daha ayrıntı vermek istiyorum;

• 1940 doğumlu...

• Allah (cc) dostlarından Mehmed Zahid Kotku Hazretleri’nin talebesi ve Bedir Camii’nin emekli imamı...

• Ömrünü hizmete adayan bir Kur’an âşığı. Birlik Vakfı Bursa Şubesi Kur’an-ı Kerim’e Hizmet Dalı’nda Hasan Hüseyin Dinçel Hoca’yı ödüllendirdi.

• Hasan Hüseyin Dinçel Hoca, ömrü araştırmayla geçmiş bir kitap kurdu aynı zamanda. Kitaplığında bulunan kitapların değeri ölçülemez... Elinde 200-300 yıllık yüzlerce Arapça, Farsça kitap vardı. Onları dikkatli bir şekilde okur ve arının çeşitli çiçeklerden nektar toplaması gibi, topladığı bu bilgileri sohbetlerine gelenlere aktarırdı.

• Hocanın tayini çıktığında eşyasının üçte ikisi kitaptı...

• En büyük değeri, yetiştirdiği öğrencileriydi.

• Hasan Hüseyin Dinçel Hoca, eğitip hafız yaptığı öğrencilerle ve toplumla ilgisini koparmadan asude bir ömür sürdü.

• Bursa’da, Hasan Hüseyin Dinçel’in imamlara yönelik olarak da “İmamların mihrapta kimi temsil ettiklerini iyi bilmesi gerekir. İmamın hem mihrapta hem kürsüde ve hem de sokakta Hazreti Peygamber’i (sav) temsil ettiğini unutmaması ve buna uygun davranması gerekir.” şeklinde altın değerinde bir öğüdünü de buradan hatırlatalım...

***

Son bir not daha…

Bir dönem Millî Gazete’ye büyük hizmetlerde bulunan, ardından Bursa’ya yerleşen ve geçtiğimiz günlerde bu sütunlarda ağırladığımız şair-yazar-yayıncı Turhan Mücahit Koca’ya sordum, merhum Hasan Hüseyin Dinçel Hoca’yı. Şunları anlattı:

“Merhum Hasan Hüseyin Hoca’yı belki de ilk görev yeri olan Mustafakemalpaşa’da 1969 yılında imamlık yaparken tanıdım. Bir liseli genç olarak bende uyandırdığı ilk intiba, çok kitap okumasıydı. Sonra Bursa’da Gazcılar Camii imamı oldu. Sanırım emekli edilene kadar da orada görev yaptı. Sade bir sohbet halkası vardı. Her hafta onlarla buluşurdu. Mehmed Zahid Kotku Hocaefendi bağlısıydı. Onunla elli yılı aşkın zamandır Bursa’da hep kitapçılarda karşılaşmışımdır. Vefat haberini bana ulaştıranlardan şair Yasin Doğru, onunla yine bir kitapçıda karşılaşmış; “Bana her karşılaşmamızda Sezai Karakoç ile seni sorardı…” dedi. Kısacası o tam bir sohbet adamıydı. Başımız sağ olsun.”

***

Geride çok güzel bir sadâ bırakan Hasan Hüseyin Dinçel Hoca’ya Allah (cc) rahmet eylesin. Sevgili Peygamber Efendimiz’e (sav) komşu olsun. Mekânı cennet olsun. Amin.

İLGİNÇ BİR İDDİA!

* Üniversite ismi vermeyeceğim... Anlatanın adını da vermek istemiyorum. Başka isimlerin de olduğu ortamda bir akademisyen sohbet sırasında aynen şunları ifade etti: “Bu üniversitede okuyan öğrencilerin yüzde 80’i ateist ya da ateistler gibi yaşıyor. Üniversitenin İlahiyat Fakültesi hariç fakültenin tüm  dekanları da solcu…”Bu cümleleri dinlediğim zaman dudaklarımdan gayri ihtiyari şu cümle döküldü: “Yok, daha neler...”

SAMİMİ MÜSLÜMAN MERHUM MEHMED ŞEVKET EYGİ AĞABEYİMİZ…

Merhum Mehmed Şevket Eygi ağabeyimizi 1980’li yıllardan beri tanırım. Marmara İlahiyat’ta talebe iken, Şehzâdebaşı Cami-i Şerîfi’nde fahrî imamlık yapıyordum. Sabah namazlarında Üstad Mehmed Şevket Eygi Beyefendi’yi sık sık görürdüm. Namazların her vaktini başka bir camide edâ ederlerdi. Kıraati düzgün hoca efendileri ve hoparlörsüz camileri tercih ederlerdi. Sünnet-i Seniyye’ye riâyet konusunda son derece titizdiler. Özellikle Ehl-i Sünnet itikâdına gönülden bağlı ve konuda asla tâviz vermeyen bir inancı vardı.

Zaman zaman ziyaretlerine ve seminerlerine katılırdım… Bizleri evlâdı gibi severdi… Hediyeleşmeyi çok severdi. Cebinde daima fazladan namaz takkesi bulundururdu... Gençlere takke hediye etmeyi âdet edinmişti. Gençleri hemen kısa bir imtihana tutarlardı. Özellikle beş vakit namaz kılıyor musun, Osmanlıca okuyup yazabiliyor musun? Kur’an-ı Kerim’i güzel okuyabiliyor musun, herhangi bir güzel sanatla iştigâl ediyor musun, Allah (c.c.)’ın Zâtî ve Subûtî sıfatlarını sayabilir misin, peygamberlerin sıfatlarını biliyor musun vs. sorular sorarlardı.

Bir gün Cağaloğlu’nda Bedir Yavınevi’ne kendilerini ziyarete gitmiştim. Kendileri, bendenizi çay içmeye davet ettiler. Kendilerine Ehl-i Sünnet itikâdı ile ilgili fikir ve görüşlerim beyân edince çok memnun kaldılar. Âdeta gözleri parlıyordu… Bedir Yayınevi’nde yayımladığı “Sevâd-ı A’zam” isimli kitaptan 50 adet satın almak isteyince kitapları bendenize yarı yarıya indirimli olarak verdiler. Bir de namazla ilgili kitaptan 50 adet aldım. O kitapları Ankara’da gençlere hediye olarak dağıttım.

Merhum Mehmed Şevket Eygi ağabeyimiz, yazı ve makalelerinde gayet samimi bir üslûp kullanırdı. Müslüman Türk halkının hislerine, kültürüne, sanatına, tarihine, şanlı mâzisine, örf ve âdetlerine, gelenek ve göreneklerine, bilgeliğine ve inançlarına tercüman olmaya çalışırdı.

Merhum Üstadımız; yoksul, kimsesiz, fakir, yetim ve öksüz, aç ve çıplak insanlara yardım etmek için elinden gayreti ve çabayı gösterirdi.

Yazı ve makalelerinde bilhassa fakir ve yoksul, yetim ve öksüz çocukları, himayeye muhtaç yaşlı insanları, sokak kedilerini, kuşları, ağaçları ve çiçekleri görüp gözetmek, kollayıp korumak gerektiğini açıklar ve anlatırdı. Çok merhametliydi.

Büyük Ehl-i Sünnet âlimi İmam Rabbanî (k.s.), meşhur eseri Mektûbât’ında buyururlar ki:

“İslâmiyet; Hâlika (Yaratan ve yaşatan ALLAH’a (c.c.) kulluk ve itaat; mahlûkâta (ALLAH’ın yarattığı tüm canlılara) şefkat ve merhamettir.”

Merhum Mehmed Şevket Eygi ağabeyimizin şu dünya semasında hoş bir sadâ bıraktığına inanıyorum.

ALLAH (c.c.), ona rahmet eylesin, günahlarını setreylesin (örtsün-affetsin). Yattığı yer nurla dolsun, makamı Cennetü’l-Firdevs olsun (âmin)! (HAYATİ OTYAKMAZ)

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Adnan Öksüz - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

01

Hayati Otyakmaz - "İnnâ lillâhi ve innâ ileyhi râciûn."

Allah Teâlâ rahmet eylesin, makamı Cennet olsun (âmin)!

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 29 Kasım 11:51

Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket EYT konusunda ne düşünüyorsunuz?