Reklamı Kapat

Kirlenen medya anlayışı

Ne diyordu Özdemir Asaf, “Bütün renkler aynı hızla kirleniyordu, birinciliği beyaza verdiler”… Toplumsal olarak kirlendiğimiz, maneviyat ve ahlak iklimimizin törpülendiği, hiçbir değer yargımızın kalmadığı, siyasette, medyada hızla çöküşe doğru gittiğimiz acı günler yaşıyoruz. Tam anlamıyla yerli yerine oturmayan değer yargılarımız özellikle medya baronlarının Türkiye’de herşeyi kendilerinin dizayn etme, masa başı kurgulama heveslerini bir türlü yok edemedi. AK Parti hükümetinin iş başına geldiği günden bu yana medyamız, bu hükümetin her şeyine eyvallah çeken, insanları yapılan her şeye rıza üreten, muhalefet damarları yok  olmuş bir pozisyon sergiler hale geldi.

Maalesef bu konjonktür, beşinci sınıf gazetecilerin türemesine ve kalemleriyle hükümeti arkalamaktan başka bir şey yapmayan medya anlayışının içselleştirilmesine yol açtı. Güçlü olduğu dönemde “Bu ülkede 2.5 medya bırakacağım” diyerek medyaya biçim vermeye çalışan Turgut Özal’ın hayalindeki medya anlayışı aslında bu hükümet döneminde yerli yerine oturuyordu. Bir zamanlar “kalemini asla satma, kır” anlayışının varolduğu medya dönemi maalesef yok olmuştu ve yerini iktidar borazanlığından beslenen bir anlayış almıştı.

Damarlarında muhalefet olan gazeteler de, kalemşörler de “her şeye muhalefet etmek” dışında pek bir şey yapmıyorlardı aslında. Onların da yapmaya çalıştıkları şey, iktidara muhalefet etme makamında olan insanları ve siyasileri memnun edecek bir çizgide yayın anlayışlarını ortaya koymaktan ibaretti.

Nereden bakarsanız bakın, arızalı olan bu iki anlayış da medyamızı hızla itibar ve prestij kaybına doğru götürmekteydi. Haberleriyle, yorumlarıyla, manşetleriyle insanlarımıza hakkı, adaleti, güzelliği, demokrasiyi, din ve vicdan hürriyetini, ifade hürriyetini sağlaması gereken medyamızdaki itibar kaybı, “Bütün renkler aynı hızla kirleniyordu” dizesindeki ironiyi yakalayacak düzeye doğru gitmekteydi.

Nitekim, geçtiğimiz hafta medyamızdaki kirlenmenin boyutunu ortaya koyan bir tartışma yaşandı. Muhalif bir gazetenin başyazarı köşesinde, “Külliye’ye giden bir CHP’li” özetli bir yazı yazdı. Günlerce gerek gazetelerde, gerek televizyonlarda bu gizemli CHP’linin kim olduğu konusu tartışıldı. CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu, böyle bir şey varmış gibi bir edayla, “Evet, bu ismi biliyorum” diye bir televizyon kanalında açıklama yaptı.

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan da, “Ben Cumhurbaşkanlığımı ortaya koyuyorum, sen genel başkanlığını ortaya koyuyor musun? Böyle bir şey yok” diyerek CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu’na rest çekti. İddiaların odağındaki başyazar, önce kendisine bu fos kulisi paslayan gazeteciyi açıkladı… O fos iddiayı paslayan gazeteci de “Kaynağım bir CHP’lidir” diyerek işin içinden sıyrılmaya çalıştı. Olay, “Bir deli bir kuyuya taş atmış, kırk akıllı çıkaramamış” şeklindeki deyişin yansımasına dönüşüverdi. Nihayetinde tartışmayı başlatan başyazar, yanlış yaptığını beyan etti… Gazetesi de, “Biz yazarlarımızın görüşlerine müdahale etmiyoruz” gibisinden bir beyanat yayınladı.

Gazeteci, eline gelen haberi veya bilgiyi, en az birkaç noktadan doğrulatmadan kaleme almaz…  Gazeteci, toplumsal olarak insanların zihinlerinde derin yaralar oluşturacak, fay hatlarını derinleştirecek nitelikte yazılar yazmamalıdır. Gazeteci, masa başı kurgusuyla birilerini memnun edecek, bazı mahfilleri sevindirecek  nitelikte yazılar üretmez.

İtibar parayla satın alınacak bir şey değildir… Bir kez yok oldu mu aramakla bulunmaz!

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Nedim Odabaş - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

01

Kenan KÜÇÜKALTUN - Ülkemizin yalan v.s haberde hangi noktaya geldiği yazıklar olsun bu duruma getirenlere sonra kalkıp muhalefet suçlu gibi hesap soranlara ama unutma en azından ALLAH CC.hesabı varya orada ne yapacaksınız.Çünkü kul hakkı çok aldınız alıyorsunuz nereye kadar devam....

Yanıtla . 3Beğen . 0Beğenme 28 Kasım 10:56

Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket EYT konusunda ne düşünüyorsunuz?