Reklamı Kapat

Haramın kokusundan sakınalım

Sabredin, ibadetleri, Rabbimize kulluk görevini yerine getirirken sabredin.

Haramlardan kaçınırken sabredin.

Makamın kışkırtmasına sabredin, paranın dürtmesine sabredin.

Canınızın çektiği her şey, kırmızı halı gibi önünüze serildiğinde haram olan hiçbir zerreyi bile koklamayın.

Elinizi bir defa uzatsanız, sülaleniz haram yoldan zengin olacak.

Ama sabredin. Harama el uzatmayın.

Bir imza atsanız veya boyun eğseniz dünya haramileri sizi altına boğacak.

Hatta yaptığınız bu haram iş, haramilerin yazdığı kitaba da uygun olacak ve bu dünyada hesap vermeyeceksiniz.

 Ama siz yine de haramın kendine değil, kokusuna da sabredin. Her şeyin helalini isteyin.

Sa’d ibni Ebi Vakkas anlatıyor:

“Bahreyn’den hazineye ait misk (misk, Himalaya ve Altay dağlarında yaşayan ceylanların göbeğinde meydana gelen en güzel kokulu madde) ve anber (balinalardan çıkarılan güzel koku) geldi.

Bu miskin tartılarak Müslümanlara dağıtılmasını isteyen Hz. Ömer, iyi bir misk tartıcısı kadın ararken değerli eşi Atike, bunu yapabileceğini söyleyince Ömer: ‘Hayır’ der.

Sebebi sorulunca, ‘Sen miski tartarken misk tartan elini şöyle -Ömer, elini yanağına ve boynuna sürdü- ve ben de ve devlet hazinesinden haksız fazladan misk edinmiş olacağım’ der ve kabul etmez.” (Ahmed bin Hanbel, Zühd 1/119)

Kıyamete kadar Müslümanlara ve insanlığa örnek olmaya devam eden ashab-ı kiramdan Allah razı olsun.

Masa başında sabredildiği gibi cephede de sabredilecek.

Sabır taşını çatlatmayacağız, onu hap gibi yutacağız.

“Sabırda yarış edin.”

Timur’a sormuşlar; “Herkesi mağlup ediyorsun. Yıldırım Beyazıt’ı bile yendin, bu nasıl oluyor?” demişler.

Timur, soran adamın parmağını kendi ağzına almış. Kendi parmağını da karşısındakinin ağzına vermiş. İkisi de ısırmaya başlamışlar. Soran adamın parmağı acıyınca ‘aaaaa’ diye bağırmış.

Timur kendi parmağını kurtarmış ama Timur karşıdakinin parmağını ısırmaya devam etmiş. Biraz sonra bırakmış ve “İşte harp budur. Sabretmeyen kaybeder. Bağırman benim parmağıma fayda verdi” demiş. Kaçan kaybeder. Sızlanan sızar kalır.

Küfürle mücadelemizde son ana geldik, sabredin.

Ve de birbirinize kenetlenin. Bir binanın tuğlaları gibi birbirinizi tutarak kendinizi koruyun.

Siyasi, ekonomik, her sahada birbirimize bağlılığımızı göstermeliyiz.

Ayette geçen rabıta: Müminlerin önce gönüllerini birbirine bağlayıp iyi ve kötü durumlarda aynı anda ayrı yerlerde aynı tepkiyi göstermeleridir.

Rabıta: Müminlerin canlarını, mallarını, unvanlarını, rütbelerini, birbirine kenetleyerek İslâm’a hizmet yolunda kullanmaktır.

Rabbimiz buyurur:

“Ey iman edenler, sabredin, sabır yarışı edin, (ehli İslâm sınırında) vatanı savunun, Allah’tan sakının ki, kurtuluşa erişesiniz” (Al-i İmran süresi ayet 3/200).

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mahmut Toptaş - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.


Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket EYT konusunda ne düşünüyorsunuz?