Reklamı Kapat

Engelliler bakanlığı kurulmalı

Demokrasi ile yönetilen ülkelerde iktidarların uzun süre görevde kalmaları genellikle kendi başarılarından olduğu gibi, ana muhalefet partilerinin beceriksizliği de önemli ölçüde rol oynar. Bunun örnekleri çoktur. En bariz olanı da kendi ülkemizdeki durumdur. Hele de bugünlerde toplumu çok da ilgilendirmeyen ama medyanın gündemini yoğun bir şekilde meşgul eden CHP içinde yaşanılan ya da yaşandığı zannedilen olaylar kumpastı, çeteydi gibi toplumu hiç ilgilendirmemesi gereken ve bazılarının şahsi egoları, koltuk sevdaları, kendi iç çatışmalarını “kendi dertlerine düşmüş” görüntüsüyle, ülke sorunlarına ne derece ilgi ve alaka göstererek muhalefet edecek? sorulması gereken bir husustur. Geçmişte de yaşadık ve tecrübe edindik ki, bu ana muhalefet ne zaman iktidar irtifa ve itibar kaybediyor olsa, o sıralarda bir şekilde kendi ayağına kurşun sıkar gibi toplumun çok hassas olduğu, milli ve manevi değerlerine dil uzatıyor. TBMM’deki başörtülü hanımefendiye “haddini bildirin” cümlesini kullandıkları gibi...

Evet, gündemi gereksiz yere meşgul eden bu iktidar-muhalefet kavgasından kim veya kimler kazançlı çıktı? Ya da kimler kaybetti? Bakıldığında bu husustan karlı çıkan iktidar cephesi... Bunu kesinlikle söylüyoruz. Böylesi fırsatları aramayla bulamıyor zaten... Çünkü yoksulun, garibanın, işsizin, EYT’linin, atanamayan öğretmenlerin sorunları konuşulmaz oldu. Unutturuldu. Enflasyondan, pahalılıktan söz edilmeyerek, ekonomideki kötü gidişattan artık bahsedilmiyor. Bu da iktidarın çok ama çok işine geliyor. Oh be rahatlık varmış diyerek yandaş kayırma ve şaşalı hayata devam ediyorlar.

Bu, şundan da anlaşılıyor ki, ilgili bakan, “Son 15 yılda yoksullukla mücadelede en başarılı ülkeyiz” demiş. Demiş ama gerçekleri unutmuş. Bir hayal dünyasına dalmış. Bize sorarsanız o cümlenin şöyle olması lazım: “Son 15 yılda yoksulluğu zirveye çıkaran tek ülkeyiz.” Sebeplerine gelince Sayın Bakan göreve geldiğinden bu yana engelliler hemen her alanda geriye gitti, birçok hakları yok edildi. Engelli yoksulluğu inanılmaz ölçüde arttı. Bunun en bariz örneği, engellilerin istihdamında yaşandı. Yılda en az 2 kere kamuya engelli ataması yapılırken, şimdi ise nerdeyse 2 yılda bir defa, o da kısıtlı ve sınırlı sayıda... Yine bu bakan göreve geldiğinden bu yana sosyal güvenlik kapsamında çalışanların emeklilik hususundaki hakları maalesef törpülendi. İşsizlik oranı bu dönemde adeta zirve yaptı. Şimdi soruyoruz, takdir sizin... Yoksullukla mücadele bunun neresinde? Yani “Bakan da haklı” diyebilirsiniz. Çünkü Aile ve Sosyal Politikalar, Çalışma ve Sosyal Güvenlik gibi ağır sorumluluklar taşıyan birkaç hassas konuyu bir bakanın omuzlarına yüklüyorsunuz. Tabiki altından kalkmak çok da kolay değil. Bu hususlarda en az 3 bakanlık gerekir. Aksi halde tablo bundan daha farklı olmaz.

Bu arada 3 Aralık yaklaşıyor. Kamuoyunun dikkatleri engellilerin üzerine çekilerek bir farkındalık oluşturma çabalarını yine göreceğiz. Yıllardır yapılan ve yaşanan aynı şeyleri tekrar edip duruyorlar. Şimdi ben engelli biri olarak sadece 3 Aralık’ta mı engelli oluyorum Allah aşkına? Ben her gün engelliyim. Yani diyeceğimiz o ki engellilerin problemleri, sorunları, sıkıntıları bir güne sığmaz. Hatta temennimizdir, bakanlıkları birleştirip bir bakanlık yapmak yerine müstakil bir Engelliler Bakanlığı kurulmalı. Çünkü ülkemizin engelli nüfusu, bunu gerektirecek kadar çok fazla. İnşallah yılda bir gün, bir hafta değil; her gün hatırlanan olur engelliler temennisiyle vesselam...

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar İsrafil Bayrakçı - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.


Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket EYT konusunda ne düşünüyorsunuz?