Reklamı Kapat

Doğru Oynamak mı?

Galatasaray gibi üst düzey uluslararası bir takım bu şekil gol yemez! Yememelidir! Organize, duran top veya yakan toptan (ıska geçmek, terste kalmak gibi) kalende gol görebilirsin bu anlaşılır. Ya da böylesine golleri adı “büyük” takım olmuş markaların telafi etmesi gerekir. Bunu yaparsa yediği saçma golün hafifletici sebebi olur ve daha rahat ortamda o golün analizi yapılır.

Başakşehir’de orta sahayı atağa kaldıracak tek adam İrfan Can Kahveci idi. İlk onbirde sahaya çıkan Crivelli (bu futbolcuyu mahalle takımlarında topu olup da fiziği ve tekniği futbolcu tipini andırmayan fakat iri cüssesi ile rakibi yıldıran, yoran, ara sıra gol de atarak mecburen herkesin övgüyle bahsettiği topçulara benzetiyorum) Galatasaray kalesinde etkili olamasa da defansı ve özellikle Marcao’yu yordu. Mahmut Demir’in sakatlanması maçın kırılma noktasıydı belki de. Yerine giren Gulbrandsen zaten etkili bir forvetti. Son yarım saat yıpranan Galatasaray savunmasına ciddi bir tehditti. Tek başına orta saha ve ileriye top taşımaya çaba gösteren Lemina orta sahada topu İrfan’a kaptırdı. 2 kez atağı kesme fırsatı gelmesine rağmen Lemina beklenen hamleyi yapmadı. İrfan Kahveci topu sağa sola çekti baktı, Gulbrandsen’i bekledi ve doğru zamanda doğru pası attı. Norveçli golcü topu düzeltti ve sakin ve net vuruşla filelere gönderdi. Bu gol karşılaşmanın özetiydi.

Okan Buruk, “İyi oynamadık, doğru oynadık” derken çok haklıydı. Buruk, kadrosunu kurmuş, taktiğini kurgulamış takımını sahaya sürmüştü. Bekledi, değişikliğini yaptı istediği skoru aldı. Galatasaray ise neredeyse her maça ayrı bir kadro ile çıkıyor, ayrı bir kurgu ve taktik ile sahaya diziliyordu. Don Kişot’un yel değirmenlerine saldırması gibi. Merak ediyorum. Acaba Fatih Terim Florya’da sadece fizik kondisyon mu takıma yüklüyor? Hiçbir taktiksel çalışma görmediğim gibi, rakipler de analiz edilmiyor sanki! Bir İrfan Can, bir Gulbrandsen maçta fişi çekti. Kalede Muslera yok, Ahmet Çalık, Emre Taşdemir, Ömer Bayram, Adem Büyük ile takım kuruyorsun. Tek yapılan iş Feghouli oyunda ise ikinci yarı oyundan al, yerine kimi koyarsan koy! Emre geldiğinden ve oyuna girdiğinden beri ne skora ne oyuna katkı sağlamıştır. Aksine adam kovalamadığı (günümüz futbolunda bu kavram tamamen değişmiştir.) için Galatasaray kalesinde goller görmüş ve tehlikeli ataklar yaşamıştır. Golden sonra da Nagatomo ve Belhanda’yı oyuna almak çaresizliğin daniskasıdır.

Bugün C. Brugge karşısındaki oyunu çok merak ediyorum. Rakip iyi analiz edildi mi? Eğer buradan alınacak mağlubiyet ve sonrasında Trabzon deplasmanından gelecek kötü haber Galatasaray’a ve gönül verenlerine kâbus dolu bir sezon yaşatabilir.

Sivasspor, geçen sezonun Başakşehir’i gibi. Rıza Çalımbay sessiz ve derinden ince ince takımını zirveye taşıdı keyfini sürüyor. Alanyaspor’un yerini Başakşehir aldı. Okan Buruk’lu Başakşehir, Avcı’lı dönemlerde ikinci yarı düşüş yaşar mı? Hiç sanmıyorum. Okan, hırslı ve azimli bir isim, takımını motive edecektir. Kadrosu kalite bakımından yeterlidir.

Beşiktaş, kazanmaya devam ediyor. Artık zirvede. Trabzonspor ve Fenerbahçe kadar şansı var. Hatta önemli maçları geride bıraktı. Avcı takımın iskeletini kuruyor. Yarayı sarıyor. Bekleyelim görelim.

Fenerbahçe ile Galatasaray aynı paralelde ilerliyor. Fenerbahçe ve Galatasaray’ın teknik adamları şapkadan tavşan çıkartmanın peşin deler. Rahat değiller, takımdakileri de rahat bırakmıyorlar. Sarı-lacivertliler, takım dışı olaylarla uğraşmaktan, maça konsantre olamıyor. Bu da skora ve oyuna yansıyor.

Trabzonspor, doğru kadro ve taktiği bulduğunda fırtınalar estiriyor. Karaman biraz rötuş rotasyon yapınca işler karışıyor. Hani şöyle diyorsun içinden; “Bu takım böyle oynuyorsa, o gün golleri acemice kalesinde gören, saçma bir futbol oynayan takım kimdi?” İnsanın kafası karışıyor.

Ligin ilk yarısı puan kayıplarının çokluğu, kadroların eksikliği, sakatlıkların bol miktarda yaşandığı, elinde iyi malzemeler olan teknik adamların anlamsız işgüzarlığı şeklinde geçti. Geçiyor! Birinci perdenin telafisi olur ama ikinci perde de seyirci keyif almaz ise bilet ücretini geri ister. Ya da kariyeriniz biter ve kendinizi hiç alışık olmadığınız yerlerde görürsünüz. Bilmem anlatabildim mi?

Milli takım ve Başakşehir’in başarılı sonuçları olmasa, Türk futbolu adına 2019 için bir şey konuşmak mümkün olmayacak. Milli takım kuraları çekilince daha net yazılar yazabiliriz.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Hamit Dizman - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.


Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket EYT konusunda ne düşünüyorsunuz?