Reklamı Kapat

Kimse Müslüman’a Zarar Veremez

12 Eylül 1980 darbesinde idam edilenler, hapsedilenler, işkence görenler, görevden alınanlar, sürgün edilenler konu edildi de yurt dışına kaçan din görevlileri hiç gündeme gelmedi.

O günlerde daralan dostlarım, “Bunun da hayra vesile olacağını anlat bakalım” dediklerinde ben de onlara, “Avrupa’da beş milyona yakın vatandaşımız var.

Onlara İslam dinini öğretecek hocaya ihtiyaç var. Bu darbe vesilesiyle evinden ayrılamayan bazı kahramanlarımız zorunlu olarak kaçak yollardan ulaşacaklar ve o vatandaşlarımızı bir araya getirip İslami eğitim verecekler” demiştim.

Önce Isparta’nın Şarkîkaraağaç ilçesine, sonra Adana Yumurtalık ilçesine Müftü olan, sonra kendi isteğiyle Adana ilimize  Vaiz olan dostum Mehmet Bilgiç, 12 Eylül’de Almanya’ya kaçmak/hicret etmek zorunda kaldı.

Vardığı günden itibaren Milli Görüş camilerinde sohbetler vermeye ve okulda dersler veremeye başladı.

“Buyurun” Adana’da o günlerde bin kadar Diyanet görevlisi varken hizmet etmesi mi yoksa hoca sıkıntısı çekilen Avrupa’da hizmet etmesi mi daha faydalı oldu?

Karaman doğumlu Kürt asıllı olan Mehmet Bilgiç merhum, bir belediye seçiminde az farkla seçimi kaybettiğinde Karaman’a geldiğinde vaazlarını hiç kaçırmayan birine, “Neden kaybettiğini” sorar.

Sorduğu adam: “Memedim, sana ben de oy vermedim.

Memedim, Karaman’a İçişleri Bakanı gelse, sen ona içkili sofra kuramazsın. Böylece Karaman’ın işleri yürümez” deyivermiş.

Ben de kendi aramızda Kürt Mehmet olarak andığımız bu dostuma: “Müftü, Vaiz, İmam, Müezzin konusunda vatandaşımızın temiz kanaati ne kadar güzel.

Ben, insanımızın bu sebeplerden dolayı oy vermediğine kızmıyorum.

Onları bu kanaate sevk eden yılların politikacılarına kızıyorum.

Köşeyi dönmeyen, hortum takmayan, yalan söylemeyen, içki içmeyen, vatandaşın isteklerini sigara paketinin üzerine yazıp bitince atmayan birinin politikacı olamayacağı kanaati verilmiş insanımıza. Bu sebepten oy vermemeleri bile daha halkımızın bozulmasının tamamlanmadığını gösterir. Sen vaizliğine devam” demiştim.

28 Şubat döneminde İmam-Hatipler kapanırken sızlanan arkadaşlarıma: “Sızlanmanın faydası yok, İmam-Hatiptekilerin kalitesini artırmaya, liseleri İmam-Hatip seviyesine yükseltmeye çalışalım” demiştim.

Geçen hafta öğrendim ki İmam-Hatip öğrenci sayısı diğer liselilere göre yüzde on dört seviyesinde imiş.

Liselerde okuyan yüzde seksen altılık öğrenciler de bizim yavrularımızdır.

Din ve ahlak dersi öğretmenleri içerden, kurslar, burslar, yurtlar ve evlerdeki öğrencilerle dıştan bu öğrencilere de sahip çıkmalı.

“Bu günlerde bile bazı hoca efendiler hapse atılıyor” diyenlere de, Rabbimizin hikmetinden sual olunmaz.

12 Eylül’de hapse atılan çok ünlü bir solcunun, hapishanede bir hocayla tanıştıktan sonra, haram olan her şeye son verip, İslami hizmetlere hız verdiğini ve bu sene için bireysel olarak, kendi parası ve emeğiyle en fazla İslam’a kim hizmet ediyor sorusuna kendim, kendime “o” cevabını veriyorum.

Hani Cibran Halil Cibran, bir makalesinde Hıristiyan diyarına gönderilen bir mücahide hocasının:

- Dinlemezlerse ne yaparsın?

- Sövmediklerine şükrederim.

- Söverlerse?

- Dövmediklerine şükrederim.

- Döverlerse?

- Hapsetmediklerine şükrederim.

- Hapsederlerse?

- İşkence yapmadıklarına şükrederim.

- İşkence ederlerse?

- Günahlarımı çırptıklarına ve öldürmediklerine şükrederim.

- Ya öldürürlerse?

- Can kuşumu, ten kafesinden uçuruverdiklerine şükrederim deyince;

- Yürü yavrum, seni durduracak ordu yeryüzünde yok ve olmayacak da deyivermiş.

Afganistan’da, Libya’da, Suriye’de, Mısır’da Batı’nın oynadığı oyunlar, İslam’ın Batı’ya taşınmasına sebep oluyor.

Seyyit Kutub’un asılması, Fi Zılal’il Kur’an isimli tefsirinin dünya dillerine terceme edilmesine sebep oldu.

Mallarına el konulanların, gözü arkada kalmadı ve hep öne bakmaya başladı.

Rabbimiz buyurur: “Size bir iyilik dokunsa onları (kafirleri) tasalandırır. Size bir kötülük dokunsa onunla neşelenirler. Eğer sabreder ve sakınırsanız onların hilesi hiçbir şeyle size zarar veremez. Şüphesiz Allah yaptıklarını kuşatmıştır” (Al-i Imran süresia yet 3/120).

“Ey iman edenler, size gereken kendinizi (ve toplumunuzu) düzeltmektir. Siz doğru yolda olduğunuz zaman sapıtanlar size zarar veremez. Hepinizin dönüşü Allah’adır. O, size yaptıklarınızı haber verecektir” (Maide süresi ayet 5/105).

Bize lazım olan, İslam hidayeti, sabır ve takva/Kur’an ve sünnete göre yaşamaktır.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mahmut Toptaş - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

01

Erkan - hocam allah razı olsun.Kaybetmenin olmadığını tekrar anlattınız

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 26 Kasım 03:54

Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket EYT konusunda ne düşünüyorsunuz?