Reklamı Kapat

Hak Davada Yarım Asırlık Direniş

Bismillâhirrahmânirrahîm;

ERBAKAN Hoca’nın 50 yıl önce başlattığı Millî Görüş yürüyüşü değerlerinden kıl payı sapmadan sürüyor. Millî Görüş’ün tek temsilcisi Saadet Partisi, 3 Kasım’da 7. Olağan Kongresi’ni yaptı. 20 Kasım’da Genel İdare Kurulu’nu (GİK) topladı ve Başkanlık Divanı’nı oluşturdu. Saadet Partisi’nin Kasım ayı içindeki plan, program, disiplin ve performansı, iktidara hazırlanan bir parti izlenimini verdi.

Genel Kongre’deki samimiyet, kardeşlik ve bütünlük, hakkı üstün tutanların hedefe çok yaklaştıklarını gösteriyordu. Davanın çınarlarından Bursa delegesi Ahmet Akmaz, çetin imtihanlardan geçerek bugünlere ulaşmanın hikmetini seslendirdi: “Zor olmasa adı dava olmazdı / İbrahim olmasa ateş yanmazdı / Sadakatli nâr gülistan olmazdı / Sonunda biz yâr olanı seçmişiz.”

Kongrede birlik ve kaynaşma imrenilecek düzeydeydi. 7’den 77’ye kalpler aynı dava için atıyordu. Diğer partilerin 3 genel başkanını bir arada görebilir misiniz? Saadet’in kongresinde Recai Kutan, Mustafa Kamalak, Temel Karamollaoğlu kol kolaydı. Aynı ideali seslendirdiler. Millî Görüş’te bulunup da vefat edenler rahmetle anıldı.

Erbakan Hoca’nın hayattaki yol arkadaşlarına karşı minnettarlık vardı. Hastanede olan Şevket Kazan’a şifalar dilendi; kongreye gelemeyen Yasin Hatiboğlu’nun mesajı sinevizyondan izlendi. Sadakat vefakârlığın yalnız lügatlerde kalmadığını gördük.

Millî Görüşçüler insanlığın saadeti için gecelerini gündüzlerine katarak çalıştılar. Yılmadılar, vazgeçmediler, hedefe kilitlendiler. Hep yokuşa doğru verilen bir mücadelede, bu ne kadar onurlu bir direnişti Yarabbi!

TAM BİR MANİFESTO

KONGREDE Genel Başkan adaletten ekonomiye, sağlıktan eğitime, dış politikadan iç siyasete kadar temel konulardaki çözüm tekliflerini açıkladı. Kuşatıcı konuştu. Sorumluluğunu hisseden vatanseverler konuşmayı tam bir manifesto olarak değerlendirdi.

Genel Başkan’ın konuşması bütün renkleriyle 83 milyonluk Türkiye’nin tamamını kuşatıyor; Mevlâna’dan Hacı Bektaş Veli’ye, Yunus’tan Karacaoğlan’a, Necip Fazıl’dan Nâzım Hikmet’e kadar Anadolu’nun kültürel kodlarının tamamına uzanıyordu. “Türkiye İttifakı”ndan söz ediyor; “Gelin canlar bir olalım” diyordu.

Millî Görüşçüler 50 senedir Türkiye’de “doğru temsil”in adresidir. Hiç istismar etmediler. İnsanları hayal kırıklığına uğratmadılar. Oldukları gibi göründü, göründükleri gibi oldular. Oy kaygısıyla gerçekleri eğip bükmediler. Hukuk içinde kaldılar; insan haklarında titizlik gösterdiler. Milletin verdiği görevi “emanet” olarak gördüler. Değerlerimizden taviz vermediler. Hiç zigzag çizmediler. Hep yol gösterici oldular. Çünkü davalarının haklılığından emindiler. O yüzden Erbakan Hoca, “Saadet son imtihanı da verenlerin partisidir” diyordu.

Siyasî ihtiras sahipleri, çıkarları için en kutsal değerleri bile istismar edenler Saadet Partisi’nden rahatsız oldu. Çünkü hırsız en çok ev sahibinden korkardı. Saltanatımız elimizden gidecek diye, ömrünü kadim değerlere adamış tertemiz insanlara çamur atmaktan çekinmediler. Halkla arasına kalın duvarlar örmeye çalıştılar. Fakat nafile! Yalancının mumu yatsıya kadar yanar. Korkunun ecele faydası yok. Şimdi, Anadolu’nun inançlı evlâtları Millî Görüş’e her zamankinden daha fazla sahip çıkıyor.

GÖZLER SAADET’TE

ÖZELLİKLE kongre sonrası dikkatler Saadet Partisi’ne çevrildi. Yöneticileri de bunun farkında. 20 Kasım’daki Genel İdare Kurulu (GİK) Toplantısı öncekilerden çok farklıydı. 127 kişilik GİK’in 1’i yurt dışında olması, 2’si sağlık sorunu nedeniyle katılamadı. Toplantı 124 kişiyle yapıldı. Katılımdaki hassasiyet yanında, tüm üyelerde Türkiye’nin problemlerini çözme heyecanı vardı. Hele hanım kardeşlerde!

Antalyalı GİK Üyesi Hasan Güldal şöyle diyordu: “Her görüştüğüm kişiye siyasî kimliğimi söylerim. Hepsi, ‘Bizi bu hükümetten ne zaman kurtaracaksınız?’ diyorlar. Ben de, ‘Bize oy verdiğiniz zaman’ diyorum.”

GİK’teki dağılım da bütün meslek gruplarını kuşatacak özellikteydi. Hukukçulardan ekonomistlere, eğitimcilerden sağlıkçılara, asker emeklilerinden ilâhiyatçılara, düşünürlerden hariciyecilere, engellilerden çiftçilere kadar her meslek grubu temsil ediliyordu. Çünkü bu görüntüden Türkiye’nin tamamına çözüm sunacak “ihtisas komisyonları” oluşturulacaktı.

Bilge Başkan, gün boyunca GİK üyelerini tek tek dinledi. İhtisas alanlarını, öne çıkan başarılarını öğrendi. Notlar aldı. Toplantının sonunda en ehliyetli, en liyakat sahibi olarak gördüğü kişilerden oluşan “Başkanlık Divanı Üyeleri”ni açıkladı. Hepsi dinamik, ülkeye hizmet sevdalısı oluşuyla bildiğimiz kardeşlerimiz. Tarih, istikametinden şaşmayan 50 yıllık bu onurlu duruşu mutlaka kaydedecek. Onlar sadakat ve vefakârlık örnekleri olarak anılacak. Türkiye ve dünyanın geleceğini Millî Görüş modeli şekillendirecek. Çünkü 50 yıllık doğru temsilin samimiyetinden şüphe edilmez. Onlar Türkiye’nin ve dünyanın teminatı. Selâm onlara! 

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Şakir Tarım - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.


Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket EYT konusunda ne düşünüyorsunuz?