Reklamı Kapat

Hatalarımızın Bedelini Onlar Ödediler

Geçtiğimiz hafta Dünya Çocuklar Günü’ydü, bu günün önemine binaen çocukların sorunları yeniden gündeme geldi. Anne-babalar çocukluğu çalınan ve zulme maruz kalan çocuklar adına konuştular, duygu ve düşüncelerini dile getirdiler. Aynı gün kızım, “Çocuklarla ilgili mesajlar yağıyor sen yazmayacak mısın” diye sorduğunda yüreğimde derin bir sızı hissettim. Hayalimde küresel terörün katlettiği çocukların masumiyeti canlandı ve suçunu itiraf etmekten kaçınan bir mahkûm gibi eğdim başımı, hiçbir şey yazmadım, yazamadım.

Dünya küçük bir mekân ve az ötemizde çocuklar katlediliyor, çocuklar açlığa, sefalete ve işkenceye maruz kalıyor. Çocuklar katil askerler tarafından boğazı sıkılarak can veriyor, çocuklar açlıktan hayata gözlerini yumuyor, çocuklar karanlık zindanlara kapatılıyor, çocuklar ellerinde resmi evraklarla karakola götürülüyor, çocuklar sorgulanıyor, çocuklar tacize maruz kalıyor, çocuklar dilendiriliyor, çocuklar çalıştırılıyor… Peki, az ötemde bunlar yaşanırken ben ne yazabilirim? Ne söyleyebilirim? İhmalkârlığımızı, sorumsuzluğumuzu, vurdumduymazlığımızı, hatalarımızın bedelini ödeyen bu çocuklara nasıl izah edebilirim? Hiçbir şey yazmadım, yazamadım.

Birleşmiş Milletler verilerine göre bir yılda 12 binden fazla çocuk savaş nedeniyle hayatını kaybetti. Filistin’de, Suriye’de, Yemen’de, Afganistan’da savaşın mağdur ettiği çocuklar hayallerindeki uçurtmayı uçuramadan hayata veda ettiler. Yaralanan, cinsel tacize maruz kalan, açlıktan bitap düşenler ise ölüme her dakika biraz daha yaklaşıyorlar.

Birleşmiş Milletler verilerine göre 2018 yılında Suriye’de 1854 Yemen’de 1689 çocuk çıkan çatışmalarda hayatlarını kaybettiler. Filistin’de ise katledilen, işkenceye tabi tutulan, zindanlara hapsedilen, yaralanan, yoksullaştırılan çocukların sayıları verilen istatistikî bilgilerin çok ötesinde.

Son on yılda dört milyondan fazla çocuk mayınlar nedeniyle yaralandı ve desteğe ihtiyaçlı hale geldiler. Çıkan çatışmalar sonucunda yaralanan çocukların çoğu tıbbı yardım alamadıklarından hayatlarını kaybettiler, sakat kaldılar. Peki, az ötemde bunlar yaşanırken çocuklarla ilgili ne yazabilirim, ne ifade edebilirim?

Savaş çocukların yaşam haklarını ellerinden alıyor, onları yetim ve öksüz bırakıyor, yoksulluğa itiyor. Nitekim son birkaç yılda savaş nedeniyle bir milyon çocuk yetim kaldı, 12 milyon çocuk ise savaş nedeniyle yaşadığı topraklardan ayrılıp, mülteci durumuna düştüler. Ruanda’da yaşanan soykırımda ise kaçırılan kız çocukları tecavüze maruz kaldılar. Kuzey Uganda’da köylere yapılan baskınlarda çocuklar kaçırılıp ailelerinden koparıldılar.

Uzmanlar savaş mağduru çocuklarda görülen psikolojik etkilerin çocuğun yaşına, cinsiyetine ve kişilik özellilerine göre farklılık gösterdiğini ifade etseler de savaş keskin bir bıçak gibi onların yüreğine saplanıyor ve hangi şartlara sahip olurlarsa olsunlar telafisi mümkün olmayacak yaralar açıyor. Fiziksel ve duygusal şiddet, aile üyelerinin yitimi ve kayıplar travma sonrası stres bozukluğu, anksiyete ve depresyon gibi sorunları tetikliyor. Kamplarda yaşam mücadelesi veren çocuklar ise burada enfeksiyon, ishal, kızamık ve salgın hastalıklara maruz kalıyor çoğu hayatını kaybediyor.

Hayallerindeki uçurtmayı özgürce uçuramayan çocukların coğrafyasında huzur, sükunet, barış ve başarıdan söz edilemez. Çocuklarımız hayallerindeki uçurtmaları ne zaman özgürce uçurabilirlerse bizler çocuklar gününü o gün kutlayacağız.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Fatma Tuncer - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.


Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket EYT konusunda ne düşünüyorsunuz?