Reklamı Kapat

Davranışlarınız kitap gibidir

Aynalama kavramı olumlu davranışların modellenmesi ve içselleştirilmesi bakımından oldukça önemli bir kavramdır. Zira farkında olmadan hepimiz bir başkasına aynadarlık yapmakta ve taklit edilmekteyiz. Aynalama gerçekleşirken iki noktadan hareket ederiz. 1. Elde ettiğimiz bir başarıyı bir başkasıyla paylaşır ve karşı tarafta etki bırakırız. 2. Tutum, davranış, duygu ve düşüncelerimizi karşı tarafa yansıtarak taklit ediliriz ya da ederiz.

Davranışlar hayatın içinde akışkanlık gösteren canlı bilgilerdir. Sevdiğimiz, beğendiğimiz kişiden övgü ile bahseder, o bir kahramandı, iyilik ve erdem yüklüydü, çok başarılıydı, herkes tarafından beğenilirdi, zeki ve çevikti gibi ifadeler kullanır ve sevilen kişinin davranışlarını taklit eder ve onun gibi olmak isteriz. Aynalama doğal yaşamın içinde spontane olarak gelişen bir durumdur ve hayatımıza elbette katkıları vardır. Ancak bunun için aynaladığımız kişi inanç, tutum ve davranışları ile doğru bir kişi olması gerekir.

Sağlıklı ve tutarlı bir kişiliğe sahip olabilmemiz için insanlarla bir arada yaşamaya ve iletişim kurmaya ihtiyaç duyarız. İyi ve kötü kavramlarını kendi türümüzle kurduğumuz ilişkiler sonucunda öğrenir ve benimseriz. Yani insan insanın sadece aynası değil aynı zamanda eğitmeni ve yol arkadaşıdır. Peki, bu süreç ne zaman başlar? Bu süreç yaşamın ilk yıllarında başlar ve hayat boyu devam eder. Zira hepimiz hayatın etkin eğitmenleriyizdir, birbirimize bir şeyler öğretmeye devam ederiz.

Çocuk üç yaşına geldiğinde, aile fertlerini ya da dışarıda gördüğü kişileri taklit etmeye başlar. Anne babanın sergilediği tutum ve davranışları birebir yansıtır ve kişiliğinin temel taşlarını oluşturmaya başlar. Ergenlik döneminde ise genç, çocukluk döneminde oluşturduğu temeli daha sağlam bir zemine taşımak için harekete geçer. Bu dönem genç taklit edeceği kişileri aile fertlerinden değil dışarıdan seçmeye başlar. Beğendiği kişilerin davranışlarını, giyim kuşamlarını insanlarla olan ilişki biçimini içselleştirmeye başlar.

Bir davranışı körü körüne taklit etmekle bilincin süzgecinden geçirdikten sonra benimsemek ve içselleştirmek farklıdır. Üç yaşında bir çocuk kendisine aynadarlık yapan fertlerin davranışlarını bilinçsizce taklit edebilir. Fakat ergenlik döneminde genç artık iyiyi kötüden ayırt edecek donanıma sahiptir bu nedenle model aldığı davranışı iyi-kötü süzgecinden geçirmeli ve ondan sonra benimsemelidir. Gencin rol model konusunda doğru karar verebilmesi için çocukluk döneminden önce iyi-kötü kavramlarını ayırt edecek bilince sahip olması gerekir. Bunun için ailelerin çocuğa irade eğitimini erken yaşlarda vermeleri ve onları doğru rol modelleri ile tanıştırmaları şarttır. Anne-baba çocuğa bir kişinin davranışlarını körü körüne taklit etmekle, doğru olan bir davranışı model almanın aynı olmadığını izah etmeliler.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Fatma Tuncer - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.


Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket EYT konusunda ne düşünüyorsunuz?