Reklamı Kapat

Cihat ve terör -1-

Zamanımızda zulüm egemen iken, cihadın hep gündemde olması gerekir. Bunun gibi nasıl ki Siyonist-Evangelistlerin gündeminde Arz-ı Mev’ud varsa Sevr varsa, bizim gündemimizde de D-8, Kudüs, kardeşlik, birlik olmalı...

Irkçı emperyalizmin en çok çekindiği ve sevmediği kavram cihat. Tüm değerler cihatla korunabilir, sağlanabilir. Terörle ise ifsad var. Biri ilaç, öteki zehir. “Cihatsız İslam” ve “siyasetsiz İslam” “ılımlı İslam” projeleriyle hem İslam hem de Müslümanlarla savaşıyor, bunları alabildiğine sömürüyor. Hem de Müslümanların eliyle. Bunlardan amaç belli. Zulme, sömürüye karşı duran tek din/düzen kaldı, İslam. Ötekilerini denetleyebiliyor ve yönlendirebiliyor. İslam’a doğrudan hücumda başarılı olamayınca, İslami kavramların, kelimelerin içlerini boşaltarak, kendi kavramlarıyla ifade etmeye, tanımlamaya özen gösteriyor, başarıyorlar da.

Bizi, bizim kavramlarımızı bile onlar tanımlıyorlar. Cihadın gerçek anlamını bildikleri halde, onu şiddet, kan dökmek, tahakküm, sömürü aracı olarak tanımlamayı başardılar. İslam’la savaşırken de cihat kavramına terör elbisesi giydirmeyi başardılar. Böylece İslam ve Müslümanlarla karşı savaşlarını, onları terörist sayarak bu kavram üzerinden sürdürebiliyorlar. Özetle terörizm eşittir İslam ve cihattır(?!) Terör kavramı üzerinden saldırıyor, sömürüyorlar. Terör kavramı da, sözde cihatçı örgütleri de kuran, üreten, yöneten, sömüren ne yazık ki yine onlar. Dünya kamuoyunu da medya gücüyle aldatabiliyorlar. Buna iki örnek verelim:

İran istihbaratı IŞİD terörist lideri Ebubekir al Bağdadi’nin gerçek kimliğini ortaya çıkardığını duyurdu. Asıl adı: Şimaun Eilot olan İsrail’in MOSSAD ajanı. Sahte ismi: İbrahim bin avad bin İbrahim el-Huseyni el Badri Razavi’dir. Lakabı: Ebu Bekir Al-Bağdadi. “İsrail, fitneye karışmadığı için onları öldürmüyoruz” sözünün sahibi. “Hangi alçak kameraların önünde masumların kafasını kesip, onunla top oynayıp, görüntülerini dünyaya servis edip, insanlığı İslam’dan soğutabilirdi.”

Libya hükümeti, Ebu Hafs isimli bir cami imamının aslında Bünyamin Efrahim adlı MOSSAD ajanı olduğunu açıkladı. Lübnan El-Cedid televizyonu. Müslüman gençleri IŞİD’e yollarken yakalanmış. Hem IŞİD’i kuruyorlar hem adam bulması için ajanlarını imam diye Müslümanların(?) önüne koyuyorlar hem de Müslüman gençleri kandırıp IŞİD’e yolluyorlar. IŞİD sayesinde ülkeleri işgal ediyorlar, petrolüne, kaynaklarına el koyabiliyorlar. Tezgâh bu...

Bakmayanlar, bakıp da göremeyenlerden başka herkes, tüm terör örgütlerinin Siyonizm’e hizmet ettiğini biliyorlar. (PKK, PYD, IŞİD, DEAŞ vb.)

Mücadeleler, savaşlar kelime ve kavramlar üzerinden de yapılıyor. Cihat İslami, terör de Batılı bir kavram. Olması gereken nedir? Cihadın tanımının Müslümanlar, terörünkinin de Batılılar tarafından yapılmasıdır. Ne var ki ırkçı emperyalizm (Siyonizm-Evangelizm ittifakı) küresel bir düzen, din olarak dünyayı kasıp kavuruyor; karşıt, düşman saydığı tüm değerleri, ilkeleri, kuralları, kavramları, kurumları ifsad ediyor. Bunun için de karşıt ideolojileri, siyaseti, hukuku, ülkeleri, uluslararası kurum ve kuruluşları organize sermaye/medya gücüyle etkileyebiliyor, kontrol edebiliyor. Ayrıca dünyadaki terör örgütlerinin nerdeyse tamamını üretip, insanları canından bezdirebiliyor. Yerine göre darbeler, ihtilaller reformlar yaptırabiliyorlar. Hem ifsad ediyorlar, düzeltmek söylemleriyle hem de karşıt/düşmanları bozguncu, terörist olarak tanımlayabiliyorlar. Dost ve düşman kriterleri koyuyorlar. NATO’daki düşman tanımını “kırmızı”dan “yeşile” dönüştürebiliyorlar. Ülkemiz de ortaklık adı altında belirleyici gücün denetiminde/güdümünde “terör” ve “düşman” tanımlarına itiraz edemiyor. Sonuçta bize göre düşman onlara göre dost/işbirlikçi oluyor. Biz bağırıp duralım: “PKK, PYD bölücü, terör örgütüdür” diye... Değişen bir şey yok. Hatta NATO’ya, uluslararası hukuka aykırı olarak inadımıza biz ortağı(?!) iken, onlarla işbirliği yapıyor, destekliyor. Bunu da açıktan yapabiliyor. Biz de kara sevdalı bir “köle” gibi “efendilere” boyun eğmeye devam ediyoruz. Şaşılacak bir şey yok; Rabbimizin kanunu böyle: “Kur’an’dan yüz çevirmenin sonucu sapkınlık, mutsuzluk ve zillettir, yoksulluktur, dertlerin her türlüsüdür.”

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Bahaddin Elçi - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.


Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket EYT konusunda ne düşünüyorsunuz?