Reklamı Kapat

Engellilerin umudu Saadet Partisi

Maalesef bu hafta da engellileri yazmak durumundayız. Gün olmuyor ki, engellilerin problemlerini, sıkıntılarını gündeme getiren engelli grupları olmasın. Bu aslında öteden beri vardı da son birkaç yıldır artık had safhaya geldi. Engelliler sorunlarıyla uğraşmaktan biçare kaldılar. İktidara karşı serzenişlerini ve isteklerini yüksek perdeden seslenir oldular. Saadet Partisi’nin Genel Merkez Engelliler Koordinasyon Merkezi’ne yurdumuzun dört bir yöresinden yüzlerce hatta binlerce talepler, istekler, şikâyetler, yakınmalar gelmiştir ve gelmeye de devam etmektedir.

Bu hafta içerisinde genel merkezimize hem kongremizin hayırlı olmasını hem de istek ve taleplerini anlatmak için gelen Ankara Etimesgut Engelli Aileleri Grubu idi. Tam dört saat süren toplantı süresince gerek yazılı gerek de sözlü olarak talep ve arzularını şu şekilde dile getirdiler:

1.Çalışabilir durumdaki zihinsel engellilerin sınava tabi tutulmadan atamalarının yapılmaması. Sebep ise bu tür engellilere göre sınava hazırlanma ortamı oluşmamış olması.

2.Zihinsel engelli çocukların yaşı 18’i geçse bile babalarının üzerinden düşülmemesi, kız çocuklarına uygulanan hususların erkek çocuklarına da uygulanması ve cinsiyet ayrımı yapılmaması.

3.Özel sektörün engelli çalıştırma hususunda negatif tutum sergilemesi ve engelli işçi çalıştırmaması.

4.Çalışamayacak durumdaki ağır engellilerin hane halkının gelirine bakılmaksızın engelli maaşı ve bakım hizmeti alamamaları.

5.Millî Eğitim Bakanlığı’na bağlı okullarda özel alt sınıfların olmaması.

Evet, bu bahsettikleri 5 maddelik talepleri, toplantı esnasında yazıya dökerek bize verdikleridir. Hele yazıda olmayan ama münferit olarak anlattıkları problemlerse, insanın yüreğini sızlatacak nitelikteydi. Otizmli çocuğuna okul bulamayan ailenin söyledikleri hatta okul bulduğunda da “bizim semtte oturmuyorsunuz, kabul edemeyiz” gibi sudan sebeplerle çekilen sıkıntıları dinledikçe insanı ister istemez üzüntüye sevk ediyor. Üniversiteyi bitirdiği halde iş bulamayan, tekerlekli sandalye temin edemeyen, eşinden baskı gören ve daha nice özel problemler, sıkıntılar… Yine bu sıkıntıların dile gelmesi… Burada şunu anladık ki, devlet son birkaç yıldır engellileri hakikaten ihmal etmiş. Hatta “2022’den maaş alan engellilerin çeşitli bahanelerle bu maaşlarının kesilmesi, bununla birlikte iddialarına göre Suriyelilere bu hakların verilmesi” özellikle dikkatimizi çeken önemli bir ayrıntı idi. Toplantının sonunda ortak kanaatleri: “Keşke biz sizi baştan tanısaydık. Başka taraflarda boşuna zaman kaybetmişiz. Ama zararın neresinden dönersek kârdır. Bundan sonra hep sizinleyiz” diyerek sözlerine nokta koydular.

Evet, engellilerin sıkıntılarını bu şekilde konu ettik ama bizim konularımız sadece engellilerle sınırlı değil. Siyasetin gündemine de bir parantez açmamız gerekiyor. EYT’lilerin problemlerini bilmeyen ve duymayan kalmamıştır. Medyanın da gündeminden hiç düşmeyen bu konu, Cumhurbaşkanı’nın son açıklamasıyla tabiri caizse hemen herkese şok etkisi yaptı. “İskandinav ülkelerinin hepsi bu sistemle battı” demesi de bizi ayrıca hayrete düşürdü. “Genel kültürüne güvendiğimiz Sayın Erdoğan acaba coğrafyayı mı unuttu? Yoksa Afrika ülkeleri mi diyecekti?” diye düşündük. Eğer böyle değil ise, dünyanın gelir ve refah düzeyi en yüksek ülkeleri olan İskandinavya, nasıl oluyor da batıyor? Onların emeklileri bizim turistik tesislerimizde her yıl tatil yaparken, bizim emeklimiz İstanbul’dan Anadolu’daki köyüne yol parası bulamadığı için gidemiyor. Hâl böyleyken “bu sistemin söz konusu ülkeleri (ki bunlar İsveç, Norveç, Finlandiya ve Danimarka’dır) battılarsa böylesi batmaya biz de razıyız” diyen emeklilerin oranı %100’dür. EYT’lilerin bu problemini o kadar önemsememiş ki, emeklilikte yaşa takılan cümlesinin kısaltılmışı EYT olmasına rağmen EYP diyerek konuyu ne kadar hafife aldığı da aşikârdır. Şehir hastanelerinde zararı göze alırken gayet cömert, ama EYT’lilere sıra gelince neden bu kadar ketum davranılıyor? Milletin iktidara sorması lazım… Bu örnek çok klasik gelecek ama kusura bakmayın vermek zorundayız.

Deveye sormuşlar:

-“Boynun neden eğri?”

-“Nerem doğru ki!” demiş…

Herkes için doğru, düzgün bir hayat Yüce Mevla’dan niyaz ediyoruz, vesselam…

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar İsrafil Bayrakçı - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.


Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket EYT konusunda ne düşünüyorsunuz?