Reklamı Kapat

“Terör örgütü güvenli bölgeyi engellemeye çalışıyor”

“Dönüş yollarına bombalı tuzak. Terör örgütü güvenli bölgeyi engellemeye çalışıyor” başlıklı haber bazı soruları aklıma getirdi. Söz gelimi güvenli bölgenin bugüne kadar sonuçlanmamış olmasının birinci dereceden sorumlusu terör örgütleri mi yoksa onları korumalarına almış olan ABD ve Rusya mı? Varılan mutabakatlara rağmen başlangıçta belirlenmiş olan 30 kilometre derinlik ile doğu-batı istikametindeki 444 kilometrelik alanın hâlâ güvenli bölge haline getirilememiş olması, hatta kuşa çevrilmesinin sorumlusunu eğer terör örgütleri kabul edecek olursak bu örgütlerin gücünü abartmış, gerçek sorumluları da gizlemiş oluruz. Çünkü ABD ve Rusya Türkiye’ye verdikleri söze ve attıkları imzaya sadık kalmadılar. Güvenli bölgeyi dar bir alana hapsettiler. Böylece terör örgütlerinin varlıklarını korumalarına destek verdiler. Hemen belirtelim ki olay sadece güvenli bölgenin kuşa çevrilmiş, dar bir alana hapsedilmiş olmasından da ibaret değil. Çünkü bu dar alan dahi ABD ve Rusya tarafından teröristlerden temizlenmedi. Temizlenmedi vurgusunu özellikle yapıyorum. Çünkü temizleme imkânları olduğu halde temizlemediler. Böyle olunca terör örgütlerinin güveli bölge olarak belirlenen alan içinde bombalı saldırılar gerçekleştirmeleri, yollara bombalı tuzaklar kurarak ülkemizdeki Suriyeli mültecilerin ülkelerine dönmelerini engellemeye çalışmalarının birinci dereceden sorumlusu ABD ve Rusya’dır.

Her iki ülke sadece Suriye değil, Türkiye, İran ve Irak’ı da içine alan bölgenin terörden temizlenmesini kesinlikle istemiyorlar. Bölge ülkelerini terörle uğraştırarak kendilerini arabulucu konumunda tutmak istiyorlar. Bu bakımdan gerek ABD gerek Rusya ile bölgemizdeki terörle mücadele etmek mümkün değildir. Çünkü teröristlerin hamileri ile terörle mücadele olmaz. Bu bizim kişisel değerlendirmemiz değil. Yaşanan olaylar, sonuçsuz kalan mutabakatlar bunu gösteriyor. Bunun ötesinde Suriye’yi teröristlerden temizleme sözü veren ABD ve Rusya’nın askerlerinin teröristlerle boy boy fotoğraflarının medyaya yansıması da bu işteki tavırlarını gösteriyor.

Bu bakımdan Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu, Milli Savunma Bakanı Akar ve Cumhurbaşkanımızın her fırsatta dile getirdikleri, “Güvenli bölgeyi temizlemezlerse harekât başlar” açıklamaları da belli ki bu sözlerin muhatabı ülkeleri fazlaca tedirgin etmiyor. Çünkü onlar teröristlerle birlikteliklerini sürdürüyor, Türkiye’yi bir takım açıklamalarla oyalamayı tercih ediyorlar. Sözün özü ABD ve Rusya için varılan mutabakata ve atılan imzalara rağmen öncelikli tercihleri terör örgütleri oluyor. Yani, bölgemizin teröristlerden temizlenmesini istemiyorlar, sadece, Türkiye’nin rahatsızlığını biraz olsun hafifletmek adına bazı girişimlerde bulunuyorlar. Bu noktada dünkü bir gazetede, “YPG, şimdi de Rusya’nın kucağında” başlığı altında yer alan haberden kısa bir alıntı yapmak istiyorum:

“Suriye’de ABD’nin mayın eşekliğini yapan terör örgütü YPG/PKK, şimdide Coni’nin elini çektiği üslere yerleşen Rusya ile iş birliği yapıyor.”

Terör örgütlerinin varlıklarını koruyabilmeleri için mutlaka bir sömürgeci gücün kucağına oturmalar şarttır. Yani, küresel sömürgeci güçlerin maşalığına soyunmadan terör örgütleri varlıklarını koruyamaz. Söz gelimi PKK’nın arkasında yaklaşık 40 senedir ABD olmasaydı bu örgüt varlığını koruyabilir miydi? Bunun için bölgemizde terörün kökünün kazınmasının yolu ABD ve Rusya ile işbirliğinden geçmiyor. Bu ülkeleri bölgemizden uzaklaştırmaktan geçiyor.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Abdülkadir Özkan - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.


Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket EYT konusunda ne düşünüyorsunuz?