Reklamı Kapat

Mortgage krizine AIDS mi sebep oldu?

Adı bize yabancı ama açıklaması oldukça heyecan verici bir terim idi Mortgage. Kira öder gibi ev sahibi olabilmek herkesin hayalini kurduğu bir model olarak toplumda kendisine zemin bulmuştu. Amerika’nın içinde sıkıntıları hissedilmeye başlanmıştı ki, biz tam da o sıralarda sistemi daha yeni tartışıyorduk. Biz sistemi anlamaya çalışırken çok sürmedi, 2008 yılında Amerika bu sistemin tetiklediği büyük bir krizle karşı karşıya kaldı. ABD hükümeti bankaların borçlarını üstlenerek yani borçları konsolide ederek kendisine bir çıkış yolu bulmuştu. Buraya kadar olan zaten herkesin bildiği şeyler. İyi de bu krize sebep olan koşullar nelerdi? Bu kriz hiç mi geliyorum demedi? Aslını isterseniz kriz bağıra bağıra geldi. Bu Amerika’nın kendi içinde yaşadığı çıkmazların ötesinde kapitalizmin ruhunda var olagelen sistemsel sorunlardan kaynaklanmıştı. İngiliz gazeteci Jacques Peretti, Dünyayı Değiştiren Gizli Anlaşmalar kitabında hem de konunun muhataplarıyla yaptığı görüşmeler üzerinden bu krizin altyapısı ile ilgili aşamaları detaylı bir şekilde ortaya koymuş. Bu doğrultuda bu isimlerden birisi olan Robert Dall ile olan görüşmesini ve onun neler yaptığını da kitabında anlatmış. Dall’ın bulduğu model Mortgage Krizi’nin de içinde bulunduğu birçok krize sebep olan “açığa satış yöntemi” idi. Robert Dall 1980’li yıllarda dünyaya “riski göğüslemesi gerektiğini öğreten kişi” olarak biliniyor. Dall ayrıca, “Maddi varlıklar ve bu varlıkların değerleriyle ticaret yapmak yerine gelecekte değerlenecek bir unsuru kullanarak ticaret yapılmalı” diyordu. Dall ortaya attığı bu mantıkla kapitalizmin bitmek bilmeyen kazanma hırsının üzerine benzini boca etmiş oldu. Aynı zamanda Dall “kapitalizmi bir çeşit kumara çeviren ve trilyonlarca doların kaderinin bir zar atışına bağlanmasına” sebep olan adam olarak tarihe geçti.

Peki, Mortgage Krizi ile AIDS arasındaki bağlantı neydi?

Kitabın ilgili bölümlerinden aktarmaya çalışalım. Florida merkezli küçük bir sigorta şirketi olan MBC’nin kurucusu Peter Lombardi, 1980’lerin ortasında gazetede San Francisco’da eşcinsel erkeklerin gizemli şekilde öldüğüne dair bir haber okudu. İşleri de iyi gitmiyordu. Yaptığı araştırmalar neticesinde, AIDS’li erkeklerin sigortadan ihtiyaçlarını karşılayamadıklarını öğrendi. Bu durum Lombardi’nin kafasında şimşeklerin çakmasına sebep oldu ve AIDS hastalarına cazip geleceğini düşündüğü teklifini sunmaya başladı. Onlara öldüklerinde almaya hak kazanacakları yaşam sigortası tazminatları karşılığında kredi sağlayabileceğini söyledi. AIDS’li oldukları için zaten sigortadan istedikleri desteği alamayan hastalar için bu önemli ve ciddiye alınması gereken bir teklifti. Sonuçta her iki taraf da kazanacaktı. Böylece Lombardi “ölümün vadeli piyasasını” oluşturmuş oldu. Sistemin adını da “Viatical” koymuştu. Ancak bu sistemin çok kazandırması için bir şeye ihtiyaç vardı; “eşcinseller bir an önce ölmeliydi”. Çünkü Lombardi hastalara ödediği paraları borç alarak verebiliyordu. Çabuk ölürlerse onların tazminatlarını daha erken alabilecekti. Bu arada AIDS’le mücadele için ilaç çalışmaları da hız kazanmıştı. Lombardi bundan dolayı gittikçe zora düşmeye başlamıştı. Buna rağmen 1994-2004 yılları arasında otuz bin yeni yatırımcı(!) sayesinde 1,2 milyar Euro kazandı. Onun sistemine inananlar ölümler üzerine kumar oynuyorlardı. İşler rayına tekrar oturuyor derken, 2003 yılında ABD Menkul Kıymetler Borsa Komisyonu Lombardi’yi “dünyanın en büyük sağlık dolandırıcılığını” yapmakla suçladı ve yargılamalar sonucunda Lombardi 25 yıl hapis cezası aldı. Ancak onun AIDS hastalarına dönük projesi Lehman Brothers, ACC Capital Holdings, Merrill Lynch, Wells Fargo, Countrywide Financial, HSBC, Loan Star, JPMorgan Chase gibi kredi kuruluşları için yeni bir umut(!) olmuştu. Lombardi’nin projesinden etkilendiler ve “riskli kredilerin bir araya getirildiği” finansal kumar yöntemini kullanmaya başladılar. Ancak Lombardi gibi onlar da 2008 yılında patlak veren Mortgage Krizi ile birlikte duvara tosladılar. Bu yazıyı nasıl noktalayacağıma inanın bir türlü karar veremedim. Yazdım, sildim. Bir daha yazdım yine sildim ve sonuçta şöyle bitirmeye karar verdim. Ölümle bile kumar oynatan vahşi kapitalizm için insan sadece bir maldır. Bunu reddedenlerin önünde bir tek yol vardır. O da dini, inancı, ırkı, mezhebi, meşrebi ne olursa olsun her bir insanın bu anlayışa karşı bıkmadan, usanmadan mücadele etmesidir. İnsanlığın onurunu korumak ve kurtarmak için başka seçenek de yoktur.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mustafa Kaya - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.


Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket EYT konusunda ne düşünüyorsunuz?