Reklamı Kapat

Kelime-i tevhid  bir bütündür

Merhum Ahmet Hamdi Akseki Hoca’nın “Kelime-i Tevhid’in Ma’nâsındaki Şümûl” adlı makalesi son derece kıymetlidir. “Kim Lâ ilâhe illâllah derse cennete gider” Hadis-i Şerif’ini istismar ederek Peygamber’e iman etmeden de cennete gidilebileceğini iddia eden yerli oryantalistlere cevap niteliğinde olan bu kıymetli makaleyi sadeleştirerek buraya alıyoruz:

“İslâm akidesinin esaslarının hepsi ‘Lâ ilâhe illâllah Muhammedü’n Resûlullah’ kelâmında toplanmıştır. Kelime-i Tevhid adını alan bu iki cümlenin anlamı İslâm dininin itikat esaslarının tamamını kapayacak kadar geniştir. Bunu biraz açıklayalım: Önce, ‘Lâ ilâhe illâllah = Allah’tan başka hiçbir ilah yoktur’ cümlesini ele alalım. Bu cümle, şüphe yok ki, bir Allah’ın varlığını ve O’ndan başka ibadet edilecek bir ilah olmadığını haber veriyor. Allah demek, varlığı zatının gereği olup, başka hiçbir şeye ihtiyacı olmayan ve her şey kendisine muhtaç olan bir Vâcibu’l-vücûd demektir. Kendiliğinden mevcut olan bir şeyin çok kadîm, bâki, ezelî olması, hiçbir şeye benzememesi, yâni zâtında, sıfâtında, fiillerinde ortağı ve benzeri olmaması gerekir. Dolayısıyla, ‘Lâ ilâhe illâllah’ demek, halihazırda var olup hiçbir şeye benzemeyen ve ihtiyacı olmayan ebedî ve ezelî bir Allah’ın varlığını tasdik etmek demektir. Her şeyin Allah’a muhtaç olması, Allah’tan başkasının sonradan ve ancak Allah-ü Teâlâ’nın yaratmasıyla meydana geldiğini ifade eder. Her şeyi yok iken yaratıp meydana getiren Vâcibü’l-vücûdun ilim, hayat, irade, kudret, tekvin, kelâm, semi’ ve basar sıfatlarıyla muttasıf olması/nitelenmesi vaciptir. Bundan dolayı ‘Lâ ilâhe illâllah’, Allah-ü Teâlâ hakkında isbâtan ve nefyen imân ve itikâdı gerekli olan şeylerin hepsini kapsar. Anlamını düşünerek ‘Lâ ilâhe illâllah’ diyen bir adam, bütün bunlara iman etmiş olur.

‘Muhammedü’n-Resûlullâh=Muhammed-Aleyhi’s-selâm-Allah’ın Resûlüdür’ cümlesine gelince: Bundan bütün Peygamberlere, Meleklere, Semâvi kitaplara, Âhiret gününe ve Âhiret’ ahvâline iman dâhildir. Muhammed Aleyhisselâm’ın Allah’ın Resulü olduğunu tasdik etmek, bunların hepsine inanıp iman etmektir. Çünkü, Aleyhi’s-selâtü ve’s-selâm bunları tasdik eden bir Şeriat ile gelmiştir.

O’nun Peygamber olduğunu tasdik, söylediklerinin hepsini tasdik etmesini gerektirir. Daha ileri giderek diyebiliriz ki: ‘Muhammed’ün-Resûlullâh’ demek Allah’a, Peygamberlere, Meleklere ve diğer esaslara iman etmeyi içerir. Muhammed Aleyhi’s-selâm’ın Peygamberliğini candan kabul eden bir adam, O’nun haber verdiği her şeye iman etmiş demektir. Peygamberlerin güvenilir ve doğru olmalarının vacip, yüksek şereflerini kirletmeyecek insani hallerle muttasıf olmalarının câiz olması da buradan anlaşılır.

Görülüyor ki: ‘Lâilâhe illâ’llâh, Muhammedü’n Resûlullâh’ cümlesi kısa olmakla beraber, itikat esaslarının hepsini kapsar. Bundan dolayıdır ki, Peygamberimiz: ‘Lâ ilâhe illâ’llâh… diyen Cennete girdi, Cennete girmeyi hak etti’ buyurmuştur. Yine bunun için olmalıdır ki, bu, kalpte olan iman ve İslâm’a alâmet kılınmış, bunu dili ile söyleyen fertler iman ile hükmolunmuştur. Bundan dolayıdır ki aklı başında olan bir Müslüman’ın bütün iman esasları kendisinde toplanmış Lâ ilâhe illâllah’ı dilinden bırakmayıp her vakit söylemesi ve bunun anlamını düşünmesi gerekir. Buna devam edenlerin ruhen yükselerek kendilerine pek çok hikmetler ortaya çıktığı da şüphe götürmez bir gerçektir.

Allah-ü Teâlâ Hazretleri, hepimizi ‘Lâ ilâhe illâllah, Muhammedü’n-Resûlullâh’ Kelime-i Tevhid’inin ihtiva ettiği akaid-i îmâniyeden ayırmayıp, bu itikat üzere ölmemizi ve son sözümüzün de ‘Eşhedü en lâ ilâhe illâllâh ve eşhedü enne Muhammede’n-abduhu ve Resûlü’ olmasını ve bunların muhtevî olduğu manayı her zaman hatırlamamızı nasip etsin, âmin.”

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Siyami Akyel - Mesaj Gönder



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket EYT konusunda ne düşünüyorsunuz?