Reklamı Kapat

Bir avuç tuzun felaketi

Yöneticiler, köy muhtarlığından Cumhurbaşkanlığı’na kadar, herkes, sınırları içinde sorumludurlar.

Yalnız, “Fırat nehri kenarında kurdun kaptığı kuzudan” değil, bu gün yayınlanan yazıların her harfinden, çizilen her çizgiden olumlu veya olumsuz sorumludurlar.

Çünkü havanın herkes üzerinde yaşına, sıhhatine göre etkili olduğu gibi, siyasetin estirdiği hava da makamlarına göre herkesi etkilemekte.

Cumhuriyetin ilk yıllarında yazılan şu şiirler:

“Atatürk ekber! Atatürk ekber! Ancak O var: Atatürk!”

***

"Burada erdi Musa/Burada uçtu İsa

Bülbül burada varsa/Hürriyet için öter.

Ne örümcek ne yosun/Ne mucize, ne füsun...

Kâbe Arap’ın olsun/Çankaya bize yeter."

***

“Ey Samsun’da karaya çıkan ilah, merhaba!..” gibi şiirler, birilerinin emriyle yazılmasına gerek yok.

Siyasi havanın gönüllere veya midelere fısıldadıklarının dışa vurmasıdır bunlar.

Şeyh Sadi Şirazi, Gülistan’ında anlatıyor:

Nuşirevan ava çıkmıştı.

Adamlarından birinin şansı yaver gitti, semiz geyikler avladı.

Birini pişirirken tuz olmadığını fark ettiler. Hizmetçiden en yakın köye gidip tuz getirmesini istediler.

Adam giderken Nuşirevan çağırdı, para vererek, “Tuzu bununla al” dedi: “Devletin parayla tuz alması bir gelenek olsun, köylü perişan olmasın.”

Oradakiler şaşırdı.

“Bir parça tuzdan ne çıkar ki...” dediler.

“Zulüm başlangıçta az idi. Her gelen bir şey kattı, büyüdü büyüdü, bugünkü şiddetine ulaştı.”

“Halkın bağından sultan bir elma yiyince, adamları ağacı kökünden söker.

Bir yumurta alarak zulmü başlatan padişahın askerleri bin tavuğu şişe geçirir.”

10 Kasım 2019 günü yapılan merasimde birkaç ilkokulun körpecik çocuklarını büstün önünde secdeye kapattıklarını televizyondan üzülerek seyrettik.

Hazreti Ömer döneminde süte su katan kadın, Ömer’in etkisi altında ama “Ömer nerden görecek” zannında olması nedeniyle anne, Ömer’in etkisi altındadır.

Annesini engellemeye çalışan kızı da, “Ömer görmese de, Allah görüyor” diyerek iman havasının etkisi altında. (Allah hepsinden razı olsun)

Sevgili Peygamberimiz:

“Ezanı işitince, siz de müezzinin dediğini tekrarlayın” (Müslim, Sahih, K. Salat babü istihbab’il-kavl 7) buyurur.

Havanın inkârla kirlenmemesi için topyekûn millet olarak günde beş vakitte müezzinin minareden ilan ettiği sözleri tekrarlayalım.

Ağzımızdan çıkan her kelimenin havayı kirleteceğini bilelim ve ağzımızdan çıkan kelimeleri İslam eleğinden süzerek çıkaralım.

İşlerimizi, göze hoş, insanlığa faydalı, sağlam, Hakk’ın ve halkın razı olacağı şekilde yapalım.

İslam’ın aydınlığına iğne ucu kadar, inkârın karanlık deliğinin açılmasına zemin hazırlamayalım.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mahmut Toptaş - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.


Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket EYT konusunda ne düşünüyorsunuz?