Reklamı Kapat

İman eden kişi güçlüdür

İslam ilk evvela insanı beşer seviyesinden insanlığa yükseltmek ve burada kaim kılmak ister.  Bunun için kişiye nefsini nasıl terbiye edebileceği noktasında yön gösterir. Zira terbiye edilmeyen, ehilleştirilmeyen nefis, yırtıcı bir hayvan gibidir, nerede durması, nerede hareket etmesi gerektiğini idrak edemez. O yüzden dinimiz, çocukların eğitimi konusunda anne-babayı sorumlu tutmuş ve onlara yön göstermiştir.

Nitekim bizi insan kılan sahip olduğumuz, mülk ve mevkii değildir, bizi insan kılan kuvvetle sarıldığımız iman, takva ve buradan çağıldayan ulvi değerlerdir. İnsani yürüyüşümüzde yol alabilmek için bu değerleri zırh gibi kuşanmak ve içselleştirmek zorundayız.

Toplumumuzda rakibini fiziki olarak alt edebilen kişiye güçlü insan deniyor.

Münakaşa ile muhatabını baskılayan, ona söz hakkı tanımayan kişiye güçlü insan deniyor.

Spor sahasında rakibine galip gelen kişiye güçlü insan deniyor.

Ekonomik gücü elinde tutan kişiye güçlü insan deniyor.

Oysa insanı güçlü kılan kaba kuvvet değildir, insanı güçlü kılan iman ve takvadır.

Resulullah gücü ne maddiyatla ne de fiziki kuvvetle ilişkilendiriyor, O, “Güçlü insan öfkesini kontrol eden insandır” diyor. Yani öfkenin kontrolünü sağlamak, kişinin maddi kazanç elde etmesinden ya da fiziki anlamda dayanıklı olmasından çok daha zordur. Öfkenin kontrolü için öncelikle,  kişinin affetmenin erdemli bir davranış olduğuna inanması ve rakibine şefkatle bakabilmesi gerekir. Öfkenin kontrolü için kişinin güçlü ve istikrarlı işleyen bir iradeye sahip olması ve öfkesinin kendisini nereye götüreceğini görebilmesi gerekir.

Güçlü insan inanan ve inandığı gibi yaşayabilmek için halini otokritik edebilen kişisidir.

Güçlü insan günde beş vakit Allah’ın huzurunda duran ve sorumluluğunu yerine getiren kişidir.

Güçlü insan nefretini sevgiye dönüştüren ve insanların kusurlarını affeden insandır.

Güçlü insan şartlar ne olursa olsun zulmün karşısına dikilen ve bunun için bedel ödemeyi göze alan kişidir.

Güçlü insan Allah’la rabıtasını zayıflatıp kulları kutsayan, kullardan korkan ve kulların kulu haline gelen kişi değildir aksine inanan ve inandığını korkusuzca haykıran cesur ve yürekli kişidir.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Fatma Tuncer - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.


Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket EYT konusunda ne düşünüyorsunuz?