Reklamı Kapat

İkinci elli yılın yol haritası

Bir lokanta düşünün tüm bölgedeki insanlara hizmet vermeye dönük olarak kurulmuş olsun. Sadece dönerci ya da pideci değil. Sadece ev yemekleri yapan bir lokanta da değil. Herkese hitap eden ve her gelen müşterisinin karnını doyurmayı amaçlayan bir lokanta tasavvur edelim. Bu lokanta gelen müşterisine et yemeği vermiyorum ya da sarışın olanlara hizmet vermiyorum diyemez. Bu işletmenin kuruluş amacına ve lehine bir durum değildir. Aynı şekilde işletme gelen müşterisine kırmızı et yemeği diye kanatlı et yemeği veremez. Bu da iş ahlakına uymayacaktır.

Ancak lokanta işletme sahibinin inançları gereği domuz eti kullanmayabilir ya da alkollü içki servisi yapmayabilir ve bunu deklare edebilir. Bu işletmenin en doğal hakkıdır. Burada da müşteri işletmeden bu tür taleplerde bulunamaz, bulunsa da karşılanmak zorunda değildir. Bu lokantanın ne amacına, ne kalitesine, ne de iş ahlakına aykırı bir durum teşkil eder.

Yine lokanta da pişen yemekler masalara tencere ya da tavalarda servis edilmez. Her yemeğin bir sunumu vardır. Albenili tabaklara yerleştirilen yemekler müşteriyi cezbedecek bir güzellikte garsonlar tarafından sunulur. Mesela kurumsal işletmelerde aşçılar yemek servisi yapmazlar. Aynı zamanda her müşterinin pişen yemekle ilgili farklı talepleri olabilir, az yağlı olsun vs. gibi. Bunlar da yine yemekler servis yapılırken dikkate alınır. Yine de müşteri memnun kalmazsa buna lokantanın yapacağı bir şey yoktur. Müşteri farklı bir lokantayı tercih eder.

Bu örneği neden verme gereğini hissettik? Çünkü geçen hafta Saadet Partisi’nin kongresiyle birlikte Milli Görüş hareketinin ikinci 50 yılı için bir başlangıç yapmış olduk. Saadet Partisi ideal olarak bütün insanlığın saadeti için çalışan bir partidir. O yüzden Milli Görüş’ün ilkelerinin tüm insanlığa saadet getirebileceğine inanıyorsak hangi renkten, hangi ırktan, hangi mezhepten ve hangi dinden olursa olsun herkese söyleyecek bir sözümüz olmalıdır. Bu sözün kabul görmemesi için herhangi bir neden yoktur. Bize düşen sadece sözü doğru bir şekilde söyleyebilmektir. 

Tabi ki Milli Görüş sadece siyasi bir partiden ibaret değildir. Milli Görüş, diğer MİLKO’larla birlikte bir bütündür. Bu bütünün içerisinde her MİLKO üzerine düşen vazifeyi hakkıyla yapmakla mükelleftir. İşte yukarıda verdiğimiz lokanta örneği Milli Görüş’ün çalışma sistemini açıklamaya dönüktür. MİLKO’lar Milli Görüş hareketinin mutfağıdır. Orada pişen yemekleri insanlığın hizmetine sunmanın yolu lokanta örneğindeki gibi muhatabın kavrayış kapasitesi ve şekline göre değişmelidir.

Mutfakta hazırlanan yemekler, belli bir sunumla servis yapmazsak müşteri memnuniyetini gözetmemiş oluruz yani herkese hitap etmemiş oluruz. Herkese hitap etmekten kasıt elbette mutfakta pişen yemeğin değişmesi değildir. Buradan kasıt sunumun müşteri memnuniyetini gözetecek içerikte yapılmasıdır. Yoksa pişen yemek aynıdır.

Örneğin gençlerin kavrayışı ile belli bir yaşın üstünde olan fertlerin kavrayışı farklı olacaktır. Seküler bir dünya görüşüne sahip insanların kavrayışı ile dini değerleri ön planda tutan insanların kavrayışı elbette bir olamaz. Bu yüzden her kesimin algılarına ulaşabilmenin yolu farklı sunumlardan geçer. Bu sunumları doğru bir şekilde yapabildiğimiz müddetçe ulaşamayacağımız insan kalmayacağı kanaatindeyiz. Tüm insanlığın saadeti için herkesin kalbine ihtiyacımız vardır.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Muhammet Esiroğlu - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.


Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket EYT konusunda ne düşünüyorsunuz?