Reklamı Kapat

Saadet iktidarında

Bismillahirrahmanirrahim;

Âlemlerin Rabbi, Rahman ve Rahim olan Allah’a hamd, Peygamberimize, âline ve sahabelerine salât ve selam ederiz.

Milli Görüş benimsenmeden insanlık saadet bulamaz. Bunun için Saadet Partisi’nin iktidarı bir zorunluluktur. Saadet iktidarında Türkiye; kardeşçe yaşanılan bir ülke olacaktır. Kimsenin kimseye tahakküm etmediği, insanlarımızın kendi inanç ve düşüncüleri ile özgürce ve kardeşçe yaşayacağı bir Türkiye inşa edilecektir. Ülkenin kaynakları gösterişe değil üretime tahsis edilecektir. İtibardan tasarruf edilecek, kaynaklar şahsi çıkarlar için değil milletin faydasına kullanılacaktır. Tüketime ve gösterişe ayrılan kamu kaynakları, üretime ve istihdama yönlendirerek, hızlı ve yaygın bir kalkınma hamlesi başlatılacaktır. Yönetimde ehliyet ve liyakat esas alınacaktır. Eğitimden istihdama, kamu ihalelerinden atamalara kadar her alanda adam kayırma, torpil ve iltimas ortadan kaldıracaktır. İş ehline verilecektir. Devlet partileşmeyecektir. Hakkı üstün tutan Saadet Partisi yandaşa değil 82 milyon vatan evladına hizmet edecektir. Emanete ihanet edilmeyecektir. Bir emanet olan kamu mallarına ve imkânlarına, yetim malına sahip çıkar gibi sahip çıkılacaktır. Yenmeyecek ve yedirilmeyecektir. Tüm vatandaşlar eşit olacaktır. Hiçbir kesim, siyasi görüşlerinden dolayı hizmetten mahrum bırakmayacaktır. Hiç kimseye ikinci sınıf vatandaş muamelesi yapılmayacaktır. Eşe, dosta kamu ihaleleri dağıtılmayacak, ulufe verir gibi makam ve mevki tahsis edilmeyecektir.

ŞEFFAFLIK

Saadet iktidarında şeffaflık ve hesap verebilirlik, kamu yönetiminin vazgeçilmezi haline getirilecektir. Hiçbir iş, kapalı kapılar ardında, kamuoyundan gizli yapılmayacaktır. Vatandaşın bilgi edinemediği hiçbir ihale, sözleşme olmayacaktır. Kutuplaşmaya fırsat verilmeyecektir. Bugün en önemli problem, kutuplaşmadır. Her türlü kutuplaşmayı ortadan kaldırmak ve tüm vatandaşlara merhametle yaklaşmak önemli önceliklerden birisi olacaktır. Adaleti tesis edilecektir. Adalet olmadan olmaz. Merhametsiz adalet hiç olmaz. Necip Fazıl’ın: “Etmeyin Reis Bey; merhamet, hava gibi, su gibi muhtaç olduğumuz bir iksirdir. Merhamet, baş aşağı giden bir cemiyeti, baş yukarı edecek bir kudrettir” dediği gibi. Devletin bekası da milletin refahı da ancak adalet ile mümkündür. İdare ve iradede temel ölçü hukuk olacaktır. Tüm iş ve icraatlar hak ve adalet ilkeleri çerçevesinde gerçekleşecektir. Hiçbir şartta hukuk kuralları çiğnenmeyecektir. Herkesin Ankara’da hâkimler var diyebileceği bir Türkiye kurulacaktır.

KÜRT MESELESİ

Saadet iktidarında Kürt meselesi hak ve adalet ekseninde çözülecektir. Bu topraklar, farklı medeniyetlere ev sahipliği yapmış, aynı çatı altında farklı inanışların, etnik ve mezhepsel yapıların bir arada yaşama erdemini insanlara kazandırmıştır. Kürtler ve Türkler aynı dinin mensubu, ortak bir tarihin çocukları, aynı kültürün renkleri ve aynı vatanın evlatlarıdır. Bir vücudun azaları gibidirler. Aslında Türk’ün Kürt diye, Kürt’ün Türk diye bir sorunu yoktur. Sorun milletimizde değil, bu milleti bölmeye, ayrıştırmaya çalışan her türlü ırkçı yaklaşım ve politikalardadır. Bugüne kadar meselenin çözülememiş olması hak, adalet, ahlak, ekonomi, eğitim, güvenlik gibi birçok alanda ortaya konan yanlış anlayış ve yapılan ihmallerin ortak sonucudur. Çözümü sadece güvenlik eksenli politikalarda aramak meseleyi anlamamaktır. Çözüm arayışları sosyal, siyasi, psikolojik, ekonomik ve benzeri alanlarda yapılacak güçlü reformları da içermelidir. Huzur ve barış, kan dökerek değil ter döker ve dil dökerek tesis edilecektir.

KUVVETLER AYRILIĞI

Saadet iktidarında kuvvetler ayrılığı ilkesi esas alınacaktır. Bugünkü sistem, ülke sorunlarına çare olmak bir yana, bizatihi sorunun kaynağı haline gelmiştir. Cumhurbaşkanlığı Sistemi’yle birlikte Meclis’in, yürütme üzerindeki denetim ve sorgulama gücü elinden alınmış, yürütmeyi denetlemesi gereken yargı da yürütmenin etkisine girmiştir. Saadet Partisi için kuvvetler ayrılığı, vazgeçilmez prensiplerden birisidir. Sultanlarda dahi olmayan bir yetki ile bu ülkenin yönetilmesine müsaade edilmeyecektir. Haksızlık yapan en üst mevkideki bir insan da olsa, karşısında hakkın söylenebileceği bir düzen inşa edilecektir.

ÜRETİM VE VERGİ ADALETİ

Üreten ve hakça bölüşen bir ekonomik sistem kurulacaktır. Bugünkü ekonomi, rant ekonomisidir. Vergi, zam, faiz, düşük ücret ve düşük taban fiyatları vasıtasıyla, halkın sahip olduğu bütün imkânlar elinden alınmaktadır. Özelleştirme adı altında, milletin tasarrufları ile oluşturulmuş milli kuruluşlar şaibeli bir şekilde yabancı ve yerli tekellere haraç mezat satılmıştır. Bunun neticesinde, ülke ekonomisinin bel kemiği durumundaki tesisler, güvenlik ve savunmamızla ilgili sektörler dâhil, tüm birikimlerimiz milletimizin elinden çıkmıştır.

Bu yanlışlardan vazgeçilecek, ülke kaynakları rantiyeye heba edilmeyecek, çılgın değil akıllı projelerle ülkenin öncelikleri belirlenecektir. Vergi adaleti sağlanacaktır. İktidarların sorumsuzca yaptığı harcamalar neticesinde devletin gelirleri giderlerini karşılamamaktadır.

Büyük çoğunluğu dar gelirli olan vatandaş ve çalışan kesimden alınan haksız vergiler yüzünden zengin ve fakir arasındaki fark sürekli artmaktadır. Çarpık ve adil olmayan vergi sisteminde, köklü reformlar gerçekleştirilecektir. Vergi düzenlemeleri üretim ekonomisine hiçbir katkısı olmayan, vatandaşın sırtından kolay para kazanan kesimlerin lehine değil, üretici ve yatırımcıların lehine değiştirilecektir.

AİLE

Aile kurumu güçlendirilecektir. Toplumun temeli aile, ailenin temeli kadındır. Aile kurumunun güçlendirilmesi milli bir görev olarak benimsenecek ve bu amaçla “Milli Aile Stratejisi” geliştirilecektir. Aileyi tahrip edici unsurların önüne geçmek için, tıpkı Milli Güvenlik Kurulu gibi “Aile, Çocuk ve Kadını Koruma Yüksek Kurulu” oluşturulacaktır.

BARINMA

Saadet iktidarında hasta şehirler ve kibir kulelerine izin verilmeyecektir. Vatandaşların barınma sorununa insan odaklı ve ihtiyaca göre çözümler üretilecektir. Tarımsal araziler heba edilmeden, yatay şehirleşme planlamasına özen göstererek, tarihi ve doğal doku korunarak, estetik ve yaşanır şehirler oluşturulacaktır. Kentleşme, sanayileşme ve yapılaşmada ormanlar, meralar ve tarım alanları kullanılmayacaktır. Kıyı alanları, sahil şeridi ve koylar tüm halkımıza ait olacaktır. Velhasıl Adil Düzen’e geçilecek ve Türkiye tarihteki şerefli yerine, yeniden kavuşacaktır. Selam hidayete tabi olanlara…

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar İsmail Hakkı Akkiraz - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

01

Şeyhmüslüm - Sayın hocam bu söyledikleriniz bizlerin hayali idi. Ama geçmişte bizimle beraber olanlar iktidar nimetini görünce bunların hepsini unuttular. Sanki bunlar o insanlar değilmiş gibi. Bu dünya malı ve sevgisini ne zaman yeneceğiz. Çünkü bugün bunları yapanlar geçmişte bizimle beraber olup bu söylediklerinizi söyleyen insanlardı. Ne oldu bizeki bugün birbirimiza tanımaz olduk. Hatta birbirimizi hainlikle, terürstlikle, imansızlıkla itham etmeye başladık...

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 16 Kasım 12:27

Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket EYT konusunda ne düşünüyorsunuz?