Reklamı Kapat

Kirlenmiş ilişkiler nasıl beyazlaşacak?

Dilimizde sıkça kullandığımız bir, “Beyaz sayfa açmak” tabiri vardır. Özellikle sarsılan ilişkileri, dağılmak üzere olan yuvalara son bir şans daha vermek anlamına gelen bu beyaz sayfa açmak tabiri, bazen uluslararası ilişkilerde de kullanılıyor. Son Trump-Erdoğan görüşmesinin ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın söylediği, “Köklü müttefiklik bağımıza uygun bir şekilde yeni bir sayfa açmada kararlıyız. ABD’nin bölgedeki en güvenilir ortağı Türkiye’dir” cümleleri bir gazetemizde, “Beyaz sayfada kararlıyız” başlığı altında verilmişti. Ne var ki, söylenenler ile yapılan birbirine uymayınca, daha doğrusu muhataplarımız tarafından verilen sözler şimdiye kadar tutulmayıp, bunun da ötesinde tam aksine uygulamalara imza atılınca geçmişte hiçbir şey olmamış gibi beyaz sayfa açmak çoğu zaman mümkün olmaz. Çünkü beyaz sayfa açabilmek için öncelikli olarak muhatapların bundan sonra olsun tutarlı, samimi, bunun da ötesinde gerçekten dostça davranacaklarına inanmak gerekir. Ancak, gelinen noktada ABD’nin bundan sonra terör örgütleri ile ilişkilerini bir kenara iterek Türkiye’nin terör örgütü ilan ettiği gruplarla ikili ilişkileri devam edecekse, verdiği silahları geri almayacak, hatta bundan sonra da vermeye devam edecekse, el konulan Suriye petrollerinin geliri terör örgütüne akıtılacaksa, hatta İsrail itiraf ettiği yardımlarını teröristlere sürdürecekse ABD ile Türkiye arasında yeni ne beyaz ne de renkli sayfa açılabilir.

Çünkü beyaz sayfa açmak için geçmiş ilişkilerimizin geçmişi çok karanlıktır. Buna rağmen iki ülke arasında ille de beyaz sayfa açılabileceği düşünülüyorsa, böyle bir yaklaşım kendimizi kandırmak anlamına gelmez mi? Bir diğer ifadeyle tüm yaşanmışlıkları yaşanmamış, hiç olmamış gibi kabul ederek yeni bir hayata başlama çabası ne kadar gerçekçidir? Tüm bunları söylerken ABD ile ilişkilerimizin düzelmesini istemiyor değilim. Ancak, tüm olumsuz yaşanmışlıklar canlılığını korurken, ABD Türkiye ile varılan mutabakat gereği güveli bölgeden teröristleri çıkartacağını söylemiş olmasına rağmen bırakın teröristleri bölgeden çıkarmayı birlikte hareket etmeyi tercih ediyorsa yeni beyaz sayfa açmak arzusu gerçekçi olmaz.

Daha çok yakın bir süre önce ABD heyeti ile saatler süren müzakerelerin ardından varılan mutabakat ABD tarafından çöpe atılmış, attığı imzayı unutmuş görünmeyi tercih edilmiştir. Kısacası, bırakın ABD’nin dostluğunu sergilediği tavrı azılı bir can düşmanının tavrı olmuştur. Çünkü ABD bir yandan Suriye petrollerine terör örgütü adına el koyarken, aynı anda Suriye’de yeni bir devlet oluşturmanın peşindedir. Bu gerçeğe köşemizde çeşitli kereler dikkat çektik, her seferinde de gelişmeler bizi doğruladı.

Tüm bunları bir kenara bıraksak bile Erdoğan-Trump görüşmesinin ardından yapılan açıklamalarda var olan kötü durumun iyiye gideceğine dair ciddi bir gelişme ortaya çıkmış değildir. Trump ikili görüşmeyi adeta bir ticaret görüşmesine döndürmüş, ticaret hacminin artırılmasını ön planda tutmaya çalışmıştır. Sanki Cumhurbaşkanımız ABD’ye iki ülke arasındaki ticareti geliştirmek için gitmiş gibi. Elbette iki ülke arasında ticaretin gelişmesi iyi olur ama Türkiye’nin ABD ile ilişkilerinde şu anda öncelikli konusu ticaret midir, yoksa bölgemizin terör örgütlerinden temizlenmesi ve Suriye’nin toprak bütünlüğünün korunması mıdır? Sonuç olarak Trump bildiği yolda yürümekte kararlı ancak bu arada bir iki ticari vaatle zaman kazanmanın peşinde görünmektedir. Böyle olunca da bırakın beyaz sayfayı, açılacak sayfa kalmamıştır.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Abdülkadir Özkan - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.


Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket EYT konusunda ne düşünüyorsunuz?