Reklamı Kapat

Bin yıllık gelenek!

Bugün sizlere son derece çarpıcı, örnek alınması gereken bin yıllık bir gelenekten söz etmek istiyorum; Şifa-i Şerif Dersleri…

Ne demek Şifa-i Şerif Dersleri? Ve günümüzde kim, nerede devam ettiriyor, bu hoş, güzel geleneği? Anlatayım;

Öncelikle, Şifa-i Şerif Dersi nedir? Kâdî İyâz kimdir?

Kısa biyografisini vermek gerekirse; adı, Ebû’l-Fazl İyâz b. Mûsâ b. İyâz el-Yahsubî. Doğum tarihi, 476/1083, doğum yeri: Endülüs ile Kuzey Afrika (Mağrib) arasında, Cebelitarık Boğazı’nın Afrika yakasında bulunan, hareketli ve ilim merkezi olan Sebte. Kökeni, Yemen. 544/1149 tarihinde, Merakeş’te vefat etti, Bâbüîlân’da defnedildi. Mâlikî Mezhebi kadısı; hadis, fıkıh ve dil âlimi.

Kâdî İyâz, çeşitli âlimlerden temel dinî eserler okudu. Önemli şahsiyetlerden ilim tahsil etti. Ayrıca hocalarına tahsis ettiği el-Gunye adlı eserinde yüz kadar âlimden ders aldı.

Ömer Nasuhi Bilmen, “Pek parlak bir fikre, bir fakahate malik bir zat” olarak kendisini tanımlıyor.

Gerçek peygamber sevgisini, itaati ve kitabın yazılış amacında belirtilen hususiyetleri ele alarak siyerciliğe farklı bir yaklaşımda bulundu.

Eş-Şifâ yazıldığı tarihten itibaren İslâm dünyasında büyük ilgi gördü. Bin yıldır İslam ülkelerinde medreselerde öğrencilere, camilerde halka okutuldu.

Osmanlı döneminde de sürekli Şifa-i Şerif Dersleri yapıldı. Cennetmekân, Sultan İkinci Abdülhamid’in de sürgünde bulunduğu günlerde, Çanakkale savaşlarında zafer kazanılması için eş-Şifâ okuduğu kaydedilmekte.

Osmanlı’da Şifâ-i Şerif adıyla bilinen esere hem devlet hem halk tarafından büyük ilgi gösterildi.

Şifâhan (Şifâ-i Şerif mukarriri) adıyla müderrisler tayin edildi, ayrıca pek çok camide Şifâ-i Şerif okunup hatimler indirildi.

ŞİFA-İ ŞERİF DERSLERİ ÜÇÜNCÜ YILINDA…

Nerede mi? 

Üsküdar’da İKEV İlahiyat Yurdu Camii’nde…

İKEV Üsküdar İlahiyat ve Sosyal Bilimler Yurdu, Yücedal Camii’nde başlatılan Şifa-i Şerif dersleri her Pazar sabah namazı ardından yapılıyor.

Pazar günleri sabah namazını müteakiben uygulanan programda, Kur’an-ı Kerim tilaveti ile başlayan programda ilahiler okunuyor, Na’t-ı Şerif okunuyor, kısa zikirler çekiliyor ve Şifa-i Şerif dersi işlendikten sonra işrak namazı kılınıyor.

Bütün bu ibadetler tamamlanınca, cemaate çorba ve çay ikram ediliyor.

Şifa-i Şerif dersini Marmara Üniversitesi Öğretim Görevlisi Hidayet Ayan Hocaefendi yaparken, Kur’an, zikir ve ilahiler bölümünü cami imamı, yurt hocaları ve talebeler icra ediyor.

***

Şu kadarını ifade etmek istiyorum; bu önemli geleneği yaşatan İKEV’e tebrikler… 

TYB İLE EDİRNE, KIRCAALİ VE GÜMÜLCİNE…

Türk dünyasının en büyük edebiyat organizasyonu olan ve 1992’den beri Türkiye Yazarlar Birliği tarafından gerçekleştirilen “Türkçenin Uluslararası Şiir Şöleni” 13-16 Kasım 2019 tarihleri arasında Edirne’de yapılacak.

Ben de orada olacağım…

Kültür ve Turizm Bakanlığı ve TİKA’nın desteği, Trakya Üniversitesi’nin ev sahipliğinde düzenlenecek şölenin bazı şiir fasılları Bulgaristan (Filibe-Kırcaali) ve Yunanistan’da (Gümülcine) gerçekleştirilecek.

13.sü gerçekleştirilecek şölene; Türkiye, Tataristan, Kırgızistan, Azerbaycan, Kazakistan, Türkmenistan, Özbekistan, Gürcistan, KKTC, İran, Irak, Bulgaristan, Kosova, Makedonya, Moldova (Gagavuzyeri), Romanya, Kırım, Dağıstan, Yunanistan (Batı Trakya), Başkurdistan, Bosna-Hersek, Fransa, Almanya, Avusturya, Belçika ve Hollanda’dan şairler, yazarlar ve ilim adamları katılacak.

Mimar Sinan’a adanan şölende; konser, konferanslar ve söyleşilerin yanı sıra şairler şiirlerini okuyacak, atölye çalışmalarında “dergicilik ve şiir” konusu tartışılacak.

***

Bulgaristan (Filibe-Kırcaali) ve Yunanistan’dan (Gümülcine) ilginç notlar ulaştıracağım sizlere, inşallah… Kısacası, muhabiriniz yine işbaşında…

MÜMTAZ SOYSAL…

1980 askeri darbesinden hemen sonraki yıllar...

ANAP’lı (Anavatan Partisi) dönem ama askerler hâlâ çok etkin ve hemen her yerde başatlar.

Böyle bir dönemde girdim Ankara Üniversitesi Basın Yayın Yüksek Okulu’na (BYYO).

Sol’un kalesi olarak bilinirdi Ankara BYYO.

BYYO, nam-ı diğer Mülkiye (Ankara Siyasal Bilgiler Fakültesi) ile iç içe idi. Yemekhanemiz, kütüphanemiz, spor salonumuz ortaktı. Hatta o kadar ki bir dönem diplomalarımız bile ‘Mülkiye’li idi...

Derslere giren çoğu hocalarımız da ortaktı. Bunlardan biri de Prof. Dr. Mümtaz Soysal’dı. Anayasa derslerine girerdi. Okulda, bombalı bir saldırıda hayatını kaybeden Prof. Dr. Ahmet Taner Kışlalı, Prof. Dr. Hasan Köni ve Mümtaz Soysal’ın derslerinde tüm sıralar dolardı. Dışardan gelenler olurdu Mümtaz Hoca’nın derslerini izlemek için. Kadife sesiyle anlattığı dersleri hep ilgi odağı idi. Anayasa metinlerini mukayesesi halen hafızalarımda...

Sıkı sol’cu idi, çoğu fikirleri bana tersti ama bir “milli ve yerli” duruşu vardı. “Batı’nın kafası, bizdeki şehadet kavramını anlamaz...” derdi.

En çok da merhum Denktaş’la uzun yıllara dayanan ortak çalışmaları dikkatimi çekmiştir.

Bakanlık yaptı, milletvekilliği yaptı. Ancak sıradan, alışıldık politikacı olmadı, hiç.

***

Mümtaz Soysal, Kıbrıs Barış Harekâtı’nın yıldönümü dolayısıyla gazetemize şu değerlendirmeyi yapmıştı;

“Sayın Erbakan kişiliği, ağırbaşlılığı, sağduyusuyla, bilgisiyle zaten geçmişimize damgasını vurmuş olan yetiştirdiğimiz insanlardan biridir. 1974 yılında ise uzlaşma imkânlarını ortaya koydu. Ulusal bütünlüğün temel başlangıcı dış tehlikeye bağlıdır. Bunu hâlâ böyle görmeyenler var. Onlar içerde erişmek istedikleri hedeflere dış baskılar ile ulaşmaya çalışıyorlar. Ama Erbakan-Ecevit yakınlaşması ise bunun tam tersi gerçekleşti.”

***

Mümtaz Soysal, uzun süredir rahatsızdı. 90 yaşında vefat etti.

Bir Mümtaz Soysal geçti bu dünyadan...

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Adnan Öksüz - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.


Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket EYT konusunda ne düşünüyorsunuz?