Reklamı Kapat

İstanbul Şehir Üniversitesi

İstanbul’da lisans eğitimini alan (genelde sosyal bilimler bölümünde okuyan) öğrenciler kendilerini alanlarında daha iyi bir şekilde yetiştirmek için okul dışından birçok seminer, okuma programları veya atölyelere katılırlar. Bu doğrultuda Bilim ve Sanat Vakfı (BİSAV), İlmi Etüdler Derneği (İLEM), 4Fakülte, Ekonomik ve Sosyal Araştırmalar Merkezi (ESAM) İstanbul Şubesi ve Hukuki Araştırmalar Derneği (HUDER) İstanbul Şubesi’nin düzenlediği akademik programlar akla ilk gelenlerdir. Mezkûr ve isimlerini sayamadığım birçok kurum lisans öğrencilerinin kendi alanlarında daha derinleşmelerini sağlamak üzere herhangi bir ücret almadan birçok program düzenlemektedir. Bu mekânlar her biri alanında yetkin hocalarla öğrencileri bir araya getirme vazifesini de üstlenmilerdir.

1986 yılında Mustafa Özel, Murat Ülker ve Fikri Gökbörü Kançal tarafından kurulan Bilim ve Sanat Vakfı, 2008 yılında İstanbul Şehir Üniversitesi’ni kurmuştur. Üniversite 2010 – 2011 akademik yılında ilk öğrenci alımına başlamıştır. Üniversitenin şuanda 7 fakültesi, 3 enstitüsü ve 1 meslek yüksekokulu bulunmaktadır. Bunun yanında 114’ü yarı zamanlı, 306’sı tam zamanlı olmak üzere 420 kişilik bir akademik kadrosu mevcuttur. Ayrıca 2018-2019 akademik yılı itibarıyla 79 farklı ülkeden 800’ün üzerinde uluslararası lisans öğrencisi eğitim görmektedir.

İstanbul Şehir Üniversitesi’nde şimdiye kadar ders vermiş bazı hocalar şunlardır: İsmail Kara, Kemal H. Karpat, Şerif Mardin, Mehmet Genç, Gökhan Çetinsaya, Ahmet Okumuş, İsmail Yaylacı, Nurullah Ardıç, Kadir Temiz, Ferhat Kentel, Alim Arlı, İshak Arslan, Vehbi Metin Demir, Cüneyt Kaya, Abdülhamit Kırmızı, Cengiz Kallek, Coşkun Çakır, Engin Akarlı, Yunus Uğur, Berat Açıl, Ahmet Faruk Aysan

Bu yazıda İstanbul Şehir Üniversitesi hakkında niye bu kadar bilgi verdim? Burada amacım bir üniversitenin reklamını yapmak değil. Böyle özelliklere sahip bir üniversitenin karşı karşıya kaldığı durumlardan bahsetmektir. Durumdan habersiz olanlar için yazının başında üniversite hakkında bilgi verme zorunluluğu hissettim.

Üniversite şuanda bir ihtiyati haciz kararıyla karşı karşıyadır. Bu kararın sebebi ise üniversitenin eski başbakanlardan Ahmet Davutoğlu ile olan ilişkisidir. Davutoğlu hem Bilim ve Sanat Vakfı’nın hem de İstanbul Şehir Üniversitesi’nin kuruluşunda etkin bir şekilde yer aldı. Davutoğlu’nun ayrı bir parti kurma çalışmalarının başlamasının akabinde bilinen eller harekete geçerek üniversiteye el koyma çalışmalarına başladılar. Böylece siyasi arenada yürütülmesi gereken rekabet yerine başka alanlardan saldırıya geçerek rakibin üzerinde tahakküm kurulmaya çalışılmıştır. Hâlbuki birçoğumuz bu gibi durumların eski zamanlarda kaldığını düşünüyorduk. İşin daha ilginç yanı bu tür uygulamalarla karşılaştıkları için geçmişte ağzı yananların desteğini arkalarında hisseden bir kesim yine başkalarının ağzının yakma girişimde bulunmasıdır.

Davutoğlu’nu aldığı siyasi karar ve tutumlarından dolayı istediğimiz kadar eleştirebiliriz. Ancak sırf bir üniversite ile bağı var diye o üniversiteyi kapatmaya veya el koymaya çalışmak insanlığa sığmaz. Özellikle İstanbul Şehir Üniversitesi gibi ülkenin en iyi vakıf üniversitelerinden birinin böyle bir durumla karşı karşıya kalması kalbi yaralamaktadır. Herkesin bu konuda hakkaniyetli ve adaletli davranması insanlığımızın gereğidir.

Gelin siyasi partilerin rekabetlerini siyasi arenası dışına çıkarmaya teşebbüs eden ve diğer siyasi partilere aba altından sopa göstermeye yönelik uygulamaları tarihin derinliklerine gömelim.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Hüseyin Arslan - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.


Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket EYT konusunda ne düşünüyorsunuz?