Reklamı Kapat

Oyunlar ve Kadrolar!

Süper Lig puan durumu her geçen hafta rutin halini alıyor. Yani şampiyonluk yaşamış ve ligin zirvesinde pay sahibi olmuş takımlar lige ağırlığını koymaya başlıyor.

Sivasspor, serseri mayın gibi her hafta ne yaptığı, nasıl oynadığı belli olmayan Konyaspor’u yenerek liderlik koltuğunun yeni sahibi oldu. Yiğidolar, basit ve gösterişsiz fakat istikrarlı oyunlarıyla zaten ilk sırayı hak eden takımların başında geliyordu.

Galatasaray, Beşiktaş ve Trabzonspor hafta içi sıkıntılı oyun ve kötü skorların ardından Süper Lig haftasına sadece sonuç açısından dönüş yaptı. Fenerbahçe, Kasımpaşa’yı bıçak sırtı geçerken sanki Avrupa maçı oynamış havasındaydı. Uzun süre ligi lider götüren Alanyaspor son haftalarda önemli takımlara karşı yaşadığı puan kayıplarıyla bu duruma bir es koydu. Erol Bulut’un öğrencileri son 7 haftada 1galibiyet elde etti. Sivas, Beşiktaş, Başakşehir ve Trabzonspor fikstüründe puan kayıplarına rağmen oyun kurgusu yine yerindeydi. Son maçta Trabzonspor’un başarılı kalecisi yaptığı başarılı kurtarışlarla 3 puanı takımının hanesine yazdıran isimdi. Fenerbahçe’nin savunma ve orta alandan rahat geçiş zafiyetleri yine devam ediyor. Ersun Hoca bu konuya ve bölgeye bir türlü çözüm bulamadı. Eğer dediği gibi son hafta herkesi arkada bırakacak ise bu yaranın merhemini bulmalıdır. Kara Kartallar, önemli maçları kayıpsız atlatarak, zirve uçuşunu sürdürdü. Belki taraftarlarına oyun olarak keyif vermese de, skor ve puan olarak rahatlattı. Değişim de rahatlık vardır derler, doğru imiş!

Galatasaray, hem takım yönetimi, hem de idari yönetim olarak sıkıntılı günler geçirse de her zaman Gaziantep deplasmanından eli kolu dolu dönmesini bilmiştir. Yine öyle oldu. Lemina yerini buldu. Toplar daha isabetli dağıldı. Kanatlardan da isabetli ortalar gelince bu skora yansıdı ve skor üstünlüğü de oyuna yansıdı. Futbolda isimlerden ziyade, doğru yerde, doğru zamanda doğru işlere imza atmak önemlidir.

Puan durumu şimdi dengeli hale geldi. Naklen yayınlayan kuruluşun da istediği tam da buydu! Büyük markalar, taraftar desteği sayısal olarak çoğunlukta olan takımlarımız zirve hesapları yapmaya, şampiyonluk şarkıları söylemeye başladı. Bu sezon çoook ilginç geçecek çoook. Tadından yenmez!

Milli maç arası verildi. Millilerimiz önem arz eden bir maça çıkacak. İzlanda’yı İstanbul’da Ali Sami Yen Stadı’nda ağırlayacağız. Bu maçtan alınacak puan veya puanlar bizi finallere götürecek. Aksi takdirde burada son dakikalarda bir gol bularak derin bir ohhh çektiğimiz Andorra’yı deplasmanda kesinlikle yenmek şart olur.

Bu yüzden Şenol Güneş hocam planlarını İzlanda üzerine kurmalıdır. İşi İstanbul’da bitirmelidir. Bu durum beni yıllar öncesine götürdü. Trabzonspor-Fenerbahçe maçı vardı ve bordo-mavililere beraberlik yetiyordu. Şenol Güneş’e Mektup diye bir yazı yazmış Fenerbahçe yenmeye geliyor demiştim. Maç Trabzonspor için istene skorla devam ederken Bordo Mavili futbolcular son dakikalar olmasına rağmen savunmada eksik yakalanarak 2-1 mağlup olmuş ve şampiyonluğu da Fenerbahçe’ye kaptırmıştı.

Bu konuyu neden gündeme getirdim anlatalım. Şimdi de İzlanda karşısında bize beraberlik yetiyor. İzlanda tamamen taktiksel ve fiziksel oynayan bir takımdır. Zaten son karşılaşmalarda aldığımız sonuçlardan bu belli oluyor. Yediğimiz goller ise derslik niteliğinde. Duran top, yan top ve köşe atışları hep tehlikeli olmuş ve golleri de bu şekilde yemişizdir. Kalecileri avut atışı kullanıyorsa bile tehlikelidir. Çünkü böyle bir çalışmanın ürünü olan golü kalemizde görmüştük. Şenol hocam, onları onların silahı ile vurmalıyız. 0-0’a maçı kilitleyip, skoru unutturup, duran toplar ile sonuca gitmeliyiz. Kadro bence şu günlerde en formda olan bir kadrodur. İzlanda’nın da kadrosu tıpkı bizim gibi lejyonerlerden oluşuyor. Bizim isimler bir tık daha iyi takım ve liglerde top koşturuyor. Kadro seçimi ve oyun kurgusu çok önemli olacak. Fatih Terim döneminden beri istenilen sonuçları İzlanda karşısında elde edemedik. Bence gecenin en merak edilen maçı olacaktır. Güneş hocam kafasında maçı kurgulamıştır. Bakalım kâğıt üzerindeki hesap bu kez tutacak mı? Yıllar önce anlattığım örnekte “oyuncularıma söz geçirememiştim” demişti. Biz yine de Hocamızı son bir kez uyaralım. Kıralım şu üzerimizdeki İzlanda hâkimiyetini.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Hamit Dizman - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.


Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket EYT konusunda ne düşünüyorsunuz?