Reklamı Kapat

Çok şey mi istemişti?

Çocuk kendini yere atmış anneye bakarak ağlıyor... Anneye yakınlaşmanın, ona ulaşmanın yollarını arıyor çocuk. Yalvarmaklı bir yüz ifadesiyle bakıyor, gözleriyle konuşuyor çocuk. Fakat anne durumun farkında değil… Ah! Anne nasıl anlamaz ki ufaklığın duygularını. Keşke bir dokunsa ona, saçlarını okşasa, yanaklarına bir öpücük kondursa ve düştüğü yerden kaldırıverse onu.

Çocuk istese kalkabilir, olduğu yerden doğrulabilir ama o bunu annenin yapmasını istiyor. Annenin dokunuşlarına, annenin sesine, annenin kokusuna ulaşmak istiyor. Büyükleri ona öfke ile bakıyor ve neden düşüyor, neden mızmızlanıyor deyip kızıyorlar. O ise anneye ancak bu şekilde ulaşabileceğini biliyor ve düştüğü yere sımsıkı sarılmış annenin gelmesini bekliyor.

Çocuk acıktığında, susadığında bunu doğal yollardan isteyebilir, parka çıkmak istediğinde bunu ifade etmekten kaçınmaz. Fakat çocuk sevgi ve ilgiye olan gereksinimini nasıl ve ne şekilde ifade edebilecek? Bu konuda anne-babayı nasıl harekete geçirebilecek? Biliyorsunuz ki; kültürümüzde ekmek istemek, su istemek doğal karşılanırken sevgiyi istemek ayıplanır, abes olarak görülür. Peki, bu durumda çocuk ne yapacak? Çocuk kendince bir yöntem buluyor ve ne zaman ilgiye ihtiyaç duysa kendini yere atıyor ve kaldırması için anneyi bekliyor. Anne çocuğun taleplerini pek anlayamasa da ona dokunuyor, kaldırıyor, acıyan ellerini öpüyor ona ilgi gösteriyor. Çocuk, annenin teskin etmesi ile sakinleşiyor ve ihtiyacı olan ilgiye bu şekilde ulaşabiliyor.

Çocuklarını büyük ebeveynlerin yanında sevmekten kaçınan ve bunun abes olduğuna inanan anne-babalarla aynı karede yaşıyor ve aynı havayı soluyoruz. Ve ne acıdır ki birbirlerine etle kemik kadar yakın olan anne, baba ve çocuklar aralarına ördükleri bu barikatlar yüzünden birbirlerine hiç açılamıyor ve yakınlık kuramıyorlar. Ne anne-baba yüreklerinde üretilen sevgiyi çocuğuna ulaştırabiliyor ne de çocuk ana sütü kadar helal olan ata sevgisi ile tanışma fırsatı bulabiliyor. Birbirlerine etle kemik kadar yakın olan anne, baba ve çocuklar bedenen yakın olsalar da duygusal anlamda aralarına demirden zırhlar örüyorlar.

Sevgili anne babalar,

Çocuğunuz kendince bulduğu yöntemlerle sizin sevginize ulaşmak istiyorsa lütfen kendinize şu soruyu sorun: Çocuğuma ilgi ve sevgi göstermeyip onu bu şekilde çözüm bulmaya mı ittim?

Kendi ebeveynimden almadığım, tatmadığım ve tanımadığım sevgiyi ona vererek sevginin ziyadeleşmesini sağlayamaz mıydım?

Unutmayın sevgi çocuğu şımartmaz, aksine geliştirir. Ancak bunun için sevginizi doğru şekilde ve doğru bir yöntemle vermelisiniz.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Fatma Tuncer - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.


Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket EYT konusunda ne düşünüyorsunuz?