Reklamı Kapat

Hani ateş kesmemiştik?

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Barış Pınarı Harekâtı'na “120 saat ateşe ara verilen” bölgede Amerikalıların sözlerinde durmadıklarını söylüyor.

“Bölge teröristlerden tam anlamıyla temizlenmedi” diyor.

 Milli Savunma Bakanı Akar da “150 saat ateşe ara verilen” bölgede YPG ve PKK’lıların Rusya ile yapılan anlaşmaları ihlal ederek bölgeden çekilmediklerini ilan ediyor.

Yani ne Amerika ile varılan anlaşma ne de Rusya ile yapılan anlaşma istenen sonucu vermemiş durumda görünüyor.

Bu noktada Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu’nun ateşe 120 saat ara verildiğinde yaptığı açıklamayı anımsamaya ne dersiniz?

Çavuşoğlu, bunun bir ateşkes olmadığını söylüyor ve tanınan süre içinde bölgenin teröristlerden temizlenmemesi halinde Barış Pınarı Harekâtı'nın kaldığı yerden devam edeceğini iddia ediyordu, değil mi?

Cumhurbaşkanı ve Milli Savunma Bakanı'nın yaptıkları açıklamalar, beklenen temizliğin yapılmadığını ortaya koyuyor.

Hal böyle olunca da o zaman Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu’nun sözleri aklımıza geliyor. Ama bu sözler sanırız sadece bizim aklımıza geliyor. Harekâtı başlatanlar ve savunanlar sanki bu açıklamayı hiç hatırlamıyor gibiler.

Hatırlamıyor gibiler çünkü gereğini yerine getirmiyorlar.

Yani sözlerine sahip çıkmıyorlar!

O zaman hiç kuşkusuz bunun bir ateşkes olduğunu söyleyenlere hak vermek gerekiyor.

Harekâta 120 saat ara verildiğinde bunun ABD’nin baskısı ile alınmış bir ateşkes kararı olduğunu ileri sürenler vardı ve Dışişleri Bakanı bu tür ithamları göğüslemek adına bunun bir ateşkes olmadığını ileri sürüyordu.

Şartlı bir ara verme olduğunu iddia ediyordu.

Şimdi en yetkili ağızlar şartların yerine getirilmediğini ilan ediyorlar. Ancak gereğinin yapılması için herhangi bir adım atılmıyor.

Barış Pınarı Harekâtı'nın bu şekilde sona erdirildiği yolundaki iddialar da güç kazanıyor.

Ve şu sorular cevap arıyor:

Hani ateş kesmemiştik? Ateş kesmediysek şimdi sadece niye yutkunuyoruz? Kestiysek bunu niye itiraf edemiyoruz?

Karşı taraf verdiği sözü yerine getirmediğine göre bizim yaptığımız açıklamaların ardında durmamız gerekmez mi?

Bir bakıma harekâta verdiğimiz aranın ateşkes olmadığının ispatlanması gerekmez mi?

“Şartlar yerine gelmezse Barış Pınarı Harekâtı devam edecek mi?” soruna “Kesinlikle” diye cevap veriliyor. Ancak ne var ki ortada bu kararlılığa ilişkin bir emare yok gibi!

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Zeki Ceyhan - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.


Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Özel araçlarda sigara yasağı uygulamasını nasıl değerlendiriyorsunuz?