Reklamı Kapat

Çarpıcı bir yorum!

Bir okurum, “Yazık bu yıllara, yazık bu emeklere” başlıklı yazımla alakalı görüş ve düşüncelerini paylaştı. Şöyle diyor;

“Çok önemli bir konuya değinmişsiniz Adnan Bey. Türkiye’de yaşım gereği 40-50 yıldır, ilköğretimden liseye kadarki süreçte öğretildiği iddia edilen yabancı dillerin gerçekte öğretilmemesi için adeta müfredat düzenlenmiş! Bu müfredata göre de öğretmen yetiştirilmiştir. Millî Eğitim'de akıllı bir insan olsa bir emirle bütün öğretmenlerimiz yarından itibaren, “Okuttuğunuz yabancı dili gramer üzerinden değil, konuşma dili üzerinden öğretin!” dese mesele hallolur. Bir yıl içinde ilkokula giden her çocuk belli bir mesafeye ulaşır, ilkokulu bitirdiğinde çeviri yapacak kadar yabancı dil öğrenmiş olur.

Bu ülkede Türkçeyi gramer üzerinden kim konuşuyor? Edebiyat-Türkçe öğretmenleri dahi Türkçeyi gramer üzerinden değil, konuşma dili üzerinden konuşuyorlar.

Bugün üniversiteyi bitirmiş bir kişi, ilkokul mezunu olmayan turistik tesislerde 3-5 ay önce işe girmiş insanımız kadar dahi yabancı dil konuşamıyor. Çözüm basit; ilkokul-lisede konuşma dili üzerinden yabancı dili öğret! Üniversiteye gidenlere gramer üzerinden yabancı dili öğret!

Gerçi böyle bir durumda ülkede bir tane yabancı dil kursu kalmaz!..”

***

İlginç bir görüş... Çarpıcı satırlar...

Peki, ya sizce!

ARAPÇA, İNGİLİZCE HAZIRLIK SINIFI OLAN İMAM HATİP LİSESİ

Selamünaleyküm Adnan Bey, yazınızı okudum.

Önemli bir konuya değindiğiniz için teşekkür ediyorum.

Takdir edersiniz ki dil eğitimi yoğun uğraşı gerektiren özel bir alan.

Ülkemizde maalesef bu konudaki eğitimde, yöntemden kaynaklı aksaklıklar var.

Son yıllarda proje imam hatiplerde bu sorunun elhamdülillah çözüldüğünü düşünüyoruz

Ben Pendik'te Ömer Çam İmam Hatip Lisesi Danışma Kurulu'ndayım.

Pendik Ömer Çam İmam Hatip Lisesi, dil eğitimi konusunu gerçekten çözmüş bir okul.

Hem Arapça hem de İngilizce hazırlık sınıfı var.

Müsait bir zamanınızda bu okulu gezmenizi çok isterim.

Öğrenciler 5 farklı dergi çıkartıyorlar Arapça ve İngilizce.

Ve tüm hazırlıklarını kendileri yapıyorlar.

Dergi örneklerini de inşallah size göndereceğim.

Ama düz imam hatip ve liselerde dil öğretimi konusu yine sıkıntılı. (Süleyman Köse, ÖNDER İmam Hatipliler Derneği Yönetim Kurulu Üyesi)

***

ÖNDER İmam Hatipliler Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Süleyman Köse’ye teşekkür ediyorum. Benim kastım da zaten düz imam hatip ve liseler. Yaygın olan okullar bunlar. Elbette ve de memnuniyetle vaki olduğu takdirde şartlar da müsaitse davete icabet ederim. ‘Davet edilen yere erinme, davet edilmeyen yere de yerinme!’ genel ilkemiz.

Ayrıca dergileri de bekliyorum…

NE OLDU BU GÖRGÜ KURALLARIMIZA!

Eskiden okullarda ‘görgü kuralları’ öğretilirdi. Ama o eskidendi. Neleri kaçırıyoruz? Bakalım mı;

* Ayakta bir şeyler yiyip içilmez!

* Başkasının kusuru ile alay edilmez!

* Emanet eşyalar fazla geciktirilmez!

* Pazarlık yaparken mal kötülenmez!

* Başkasının yüzüne söyleyemeyeceğin şey arkasından konuşulmaz!

* Telefon eden önce kendisini tanıtır!

* Hiçbir yere ağızda sigara ile girilmez!

* Alay ve kötüleme ima ile bile yapılmaz!

* Toplu yerlerde yüksek sesle konuşulmaz!

* Başkasının lafı kesilmez!

* Aksırırken ağız elle kapatılır.

* Bir büyükle konuşurken belli bir edep ve terbiye dairesinde konuşulur.

***

Bu görgü kurallarını çoğaltmak mümkün...

Peki, sormak istiyorum; bunların hangi biri okullarımızda öğretiliyor? Daha doğrusu, bu görgü kuralları okullarımızda niçin öğretilmiyor?

YİNE ŞEHİR HASTANELERİ!

İstanbul Tabip Odası, "Şehir Hastaneleri/Yalanlar ve Gerçekler” Sempozyumu düzenledi, geçen hafta sonu. Konu enine boyuna tartışıldı. Sempozyumda konuşan Prof. Dr. Sinan Adıyaman, şehir hastaneleri deneyiminin ilk olarak 1990’lı yıllarda İngiltere’de başladığını ancak sistemin kamuda büyük zararlara yol açması nedeniyle terk edildiğini anlattı.

Şöyle diyor, Türk Tabipleri Birliği İstanbul Tabip Odası; “Kamu özel ortaklığı finansman modeliyle yapılan şehir hastaneleri küçük bir azınlığın hayali, hastaların ve sağlık çalışanlarının kâbusu oldu.

Şehir hastanelerinin heybetini anlatmak için kullanılan "mega" tabiri aslında ona harcanacak paradan geliyor. Kimileri "cebimizden beş kuruş çıkmayacak" demeye devam etse de artık herkes biliyor. Devasa yapılarıyla, sağlık çalışanlarının dayanışmasını bozan yönetim anlayışıyla, alışveriş merkezine benzer tasarımıyla, içinde kaybolanlar için kurulan çağrı merkezleriyle, ulaşılması imkânsız yer seçimleriyle, bugüne kadar harcanan paranın milletvekillerine bile "sır" kalmasıyla, şirketlere verilen "hasta etme" garantileriyle artık herkes biliyor, şehir hastaneleri bizim için değil, bizim değil, bizim faydamıza değil.”

***

Bu konuda son bir husus;

ESAM (Ekonomik ve Sosyal Araştırmalar Merkezi) ve Saadet Partisi işbirliği ile gerçekleştirilen ‘Şehir Hastaneleri Çalıştayı’nın şu değerlendirmesini dikkatinize sunmak istiyorum:

“Sağlık Bakanlığı’nın hastane kampüsleri ihalelerini alan şirketlere ve konsorsiyumlara, hastanelerin % 70 doluluk oranında çalıştırılacağı garanti edilmektedir. Ancak bu oran tutturulamaz ise Sağlık Bakanlığı ihaleyi alan şirketlere aradaki farkı ödemeyi de taahhüt etmektedir. Dolayısıyla bu durumda doluluk oranını tutturmak için vatandaşların “daha çok hastalanması” ve hastanelere başvurması gerekmektedir. % 70 doluluk ya da diğer bir ifade ile cihazların belirli oranda kullanımını garanti etmek, “Sağlıkta Dönüşüm Projesi”nin bileşenlerinin hayata geçirilmesi açısından da çelişki oluşturmaktadır.”

***

Öyle anlaşılıyor ki Şehir Hastaneleri daha çook tartışılmaya, konuşulmaya devam edecek...

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Adnan Öksüz - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

01

Hayati Otyakmaz - Güzel ve ibretli yazılarınız için çok teşekkür ederiz değerli yazarımız Adnan Öksüz beyefendi...

Kaleminize ve yüreğinize sağlık.

Selâm, sevgi ve dualarımızla...

Yanıtla . 4Beğen . 0Beğenme 11 Kasım 15:18

Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Özel araçlarda sigara yasağı uygulamasını nasıl değerlendiriyorsunuz?