Reklamı Kapat

Dünyayı bir deli yönetiyor

Dünyanın efendiliğine soyunan ABD ve işbirlikçileri, kapılar ardında işgal ve katliam senaryoları yazarken, öne sürdükleri figüranlar güç zehirlenmesine tutulup ahkâm kesmeye devam ediyorlar. Masum halkları katleden ve onların kaynaklarını gasp ederek güçlenen ABD zihniyeti, hiçbir sınır tanımıyor, yerel ve uluslararası tüm anlaşmaları ihlal ediyor, kendi yağları ile kavrulan ülkelerin içişlerine karışıyor, onların güvenliğini tehdit edecek açıklamalar yapıyor, istediğini tehdit ediyor istediğine gözdağı veriyor. Anlayacağınız güç zalimin eline geçince evrensel adalet sarsılıyor ve meydan zalimlerin eline kalıyor.

Geçtiğimiz gün, ülkemizin gündeminde ABD Başkanı’nın Türkiye Cumhurbaşkanı’na yazdığı haddi aşan ve aklıselim hiçbir kişinin ciddiye almayacağı mektubu vardı. Adam şımarıklığın doruk noktasına ulaşmış, isteğim her şeyi yapabilirim, herkese ve her kişiye hükmedebilirim zihniyeti ile hareket ediyor.

Bir sabah kalkıyorsunuz adam Venezuela’ya şu kişiyi atadım, canım öyle istedi diyor, ertesi gün şu bölgeye giriyoruz diyor, bir başka gün gayr-i ciddi bir mektup yazıyor ve ben ne istersem olur havasına giriyor. Bir gün bakıyorsunuz Kudüs’ü İsrail’in başkenti olarak tanıdım diyor… Bir başka gün, “İran hakkında üç ayrı noktada misillemede bulunmak için harekete geçtik ve silahları yükledik ki ben kaç kişi ölecek diye sordum bir general 150 kişi dedi” diye şiddet kokan bir açıklama yapıyor. Fakat ilginçtir paran kadar konuş misali kimse çıkıp da şurada bir gariplik var demiyor, diyemiyor.

Psikologlar ABD Başkanı’nın ruh sağlığını tartışıyor ve ne acıdır ki bütün dünya bu hasta ruhlu kişinin ağzından çıkacak söze bakıyor. Zira zamanın güç algısı para ekseninde şekilleniyor. Parası olan konuşuyor, parası olan hata yapabiliyor, parası olan zulmediyor, insanlar parası olanı peşinen günahsız kabul ediyor. Amerika masum halkları katlediyor, dünya kaynaklarını sömürüyor, insani değerleri yerle bir ediyor ancak kimse ses çıkaramıyor, kötünün kötü olduğunu söyleyebilecek bir yiğit ortaya çıkamıyor. Ruh sağlığı tartışılan ABD Başkanı ise kendisine verilen görevi fazlasıyla ifa ediyor ve elindeki kepçeyi kullanarak Ortadoğu’yu karıştırmaya devam ediyor.

Ruh hekimleri AB Başkanı’nın ruh sağlığı hakkında çıkarımlar yapıyor, narsizm ve antisosyal kişilik bozukluğu belirtilerinden söz ediyorlar. Peki, varlığını şiddet ve zulüm üzerine kuran bir sistemden daha ne bekliyoruz? Bu zorba sisteme halkların haklarını savunan bir başkan mı yön verecekti?

Daha evvel de dediğim gibi ABD Başkanı kendisine verilen rolü yerine getiriyor hatta bunun da ötesine geçiyor ve masumlara karşı kin ve nefret kusuyor, gözüne kestirdiği ülkelerin liderlerine masum ve yoksulara kişisel olarak saldırıyor. Göçmen çocuklarını ailelerinden koparmak için hayaller kuruyor ve nefret kusmaya devam ediyor. Fakat ne ezilen halklar ne de onların yöneticileri bu zulüm çarkına son verecek adil bir düzen algısına sahip değiller.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Fatma Tuncer - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.


Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Özel araçlarda sigara yasağı uygulamasını nasıl değerlendiriyorsunuz?