Reklamı Kapat

Yetti gayrı bu kadar haksızlık!

Bismillâhirrahmânirrahîm;

ERBAKAN Hoca, son nefesine kadar malıyla canıyla cihat etmeye azmetmişti. Son zamanlarında, iki kişinin koltuklamasıyla yürüyebiliyordu. O günlerde siyasette de “65 yaş sınırı”nı seslendireni bilirsiniz. AKP Genel Başkanı’nı bu amaçla izlemeye başladım. 65 yaşını doldurduğu Şubat 2019’a kadarki icraatları mensuplarınca sorgulanmıyor; yanlışlıklar parti içinde birilerine yükleniyordu.

Şubat 2019’dan itibaren parti içinde Erdoğan’ın icraatları da sorgulanmaya başladı. AKP içinden iki kişi, iki ayrı parti kurma hazırlığına girişti. Ahmet Davutoğlu, İngiltere Financial Times’e verdiği mülâkatta, “Erdoğan’ın elinde bulundurduğu güç Türkiye’ye zarar veriyor” diyordu. AKP içinden pek çok kişinin Erdoğan’ın icraatlarına yaptıkları eleştirileri biliyorsunuz.

Kendi içlerinden eleştiriler gelmeye başlayınca, hükümeti uyarıcı, yol gösterici yazılar yazmayı bıraktım. Çünkü bu görev parti içinde bulunanlarca yapılıyordu. Ancak, hükümete yaptığı haklı uyarılarıyla tanıdığımız İstanbul Milletvekili Mustafa Yeneroğlu’nun baskı ve talimatla istifa ettirildiği haberleri 9 aylık sessizliğimi bozdu. Çünkü haksızlıklara sessiz kalmak dilsiz şeytanlıktı.

Sayın Yeneroğlu, KHK aracılığıyla görevden alınıp 16 aylık hapsi sonrası berat ederek askere alınan ve Doğu Beyazıt’ta PKK tarafından şehit edilen Zekeriya Altunok’un haksızlık serüvenine, “Hukuksuzluk toplumu kemiriyor” diyerek sert tepki göstermişti:

“Bir hukukçu olarak adım gibi eminim ki, on binlerce insan haksız yere cezaevinde ve/veya ihraç edilmiş. Artık hukuksuzluklar kanıksandı; vicdanları köreltti; toplumu kemiriyor.” (28.10.2019)

M. YENEROĞLU KİMDİR?

HAKLI uyarıları sebebiyle istifaya zorlanan Mustafa Yeneroğlu’nun geçmişi başarılarla dolu. Almanya Köln şehrinde “hukuk öğrenimi” yaptı. Türkiye’ye de öğreniminin denkliğini onaylattı.

1975 Bayburt doğumlu. Ailesiyle 1 yaşındayken gitti Almanya’ya. İyi bir eğitim aldı. Kültür, sanat ve edebiyatla ilgilendi. Yurt dışındaki vatandaşlarımızın problemlerini dert edindi. Sivil toplum kuruluşlarında aktif görev aldı. En büyük sivil toplum kuruluşlarından İslâm Toplumu Millî Görüş’ün (İGMG) Genel Sekreterliği’ne kadar yükseldi.

Yurtdışı Vatandaşlar Danışma Kurulu Üyeliği ile Ayrımcılık ve Irkçılıkla Mücadele Derneği’nin yönetiminde bulundu. Hâlâ Göç Araştırmaları Vakfı Yönetim Kurulu Başkanlığı’nı sürdürüyor. Sabah Ülkesi ve Perspektif dergilerinin genel yayın yönetmenliklerini yaptı. Çalışkan ve üretken… “Ben ilke insanıyım” sözüyle tanınıyor. İGMG’de birlikte çalıştıkları hemşehrisi Ahmet Ölmez’den dinledim Yeneroğlu’nu: “O; çalışkan, yanlışlıkları kabullenemeyen, düzgün ve tecrübeli bir insandır.”

Hükümet, Yeneroğlu’nu taşıyamayışını masaya yatırmalı. Yanlışlık ve haksızlıkları hatırlatanların bulunması kendileri için de kazançtı. Yeneroğlu görevini yapmaya çalıştı. Adalete güvenin zayıfladığı, haksızlıkların ayyuka çıktığı bir dönemde yöneticileri uyarmak, onların iyiliğine çalışmak demekti.

Bazı belediyelerde işe alınanların başka görevlerde çalıştırıldığı konuşuldu. Kamuda 4-5 ayrı yerden maaş alanların bulunduğu dillere pelesenk oldu. Vicdanların hızla köreldiği bir atmosferde; hukuksuzlukların üzeri örtülmemeli, gerçekler gün yüzüne çıkmalı diyenlerin bulunması toplumumuz için bir sigortadır.

ZULME SESSİZ KALMAYIN

DEVLETİN üst kademelerinde görev yapmış, Cumhurbaşkanlığı Yüksek İstişare Kurulu Üyesi Hukukçu Bülent Arınç’ın sözleri ciddiye alınmalı: “KHK bir faciadır. Acı duyuyorum.”

Kamu görevlerinde ehliyet ve liyakâte önem verilmemesi görev istismarına yol açıyor. Karabük Belediye Başkanı Rafet Vergili, geç gelen, görevlerini aksatan personelini defalarca uyardıktan sonra, 28.10.2019 günü sabah 08.30’da kapıda bekledi; 10 dakika opsiyon tanıdı; daha sonra gelenleri işe almadı.

Türkiye’nin imkânlarının âdil dağıtıldığını söyleyebilir misiniz? Hâlbuki toplumun huzur ve barışı adaletle sağlanır.

Giresun Yağlıdere Belediye Başkanı Yaşar İbaş, ilçesinin ihtiyacı olan itfaiye aracını temin için Ankara’ya gitti. Hem de 11 kere. Çalmadık kapı bırakmadı. Adeta yalvardı yetkililere. Fakat nafile. Bu süreçte bir yangın olayı yaşandı ilçesinde. Baba ve oğlu yanarak öldü. Başkan, “Her şeye para bulundu; 17 bin nüfuslu ilçemize itfaiye için para bulunamadı” şeklinde yakınarak yetkililere sordu: “Vicdanınız rahat mı?”

Hükümetin haksızlık ve israfla anılması Türkiye’nin imajına zarar veriyor. Geleceğimizi tehdit ediyor. Necip Fazıl’ın Reis Bey eserinde, haksızlığa uğrayan kişinin, Ağır Ceza Reisi’ne yalvarışı ibret verici: “Etmeyin Reis Bey! Merhamet hava gibi, su gibi muhtaç olduğumuz bir iksirdir. Merhamet, baş aşağı giden bir cemiyeti, baş yukarı edecek bir kudrettir.”

Devlet adaletle ayakta durur. Zulüm ve adalet seçilmeli. Ne olur; haksızlıklarla mücadele seferberliği başlatın!   

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Şakir Tarım - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

01

İyildiz - Hocam, bu Yeneroğlu'nun Erbakan Hocama yaptığı ihaneti de araştırıp yazsanız...Yıllarca AKP de bulunup, MİLLİ GÖRÜŞe ihanet edip, şimdi ucuz kahramanlık yapanları övmek bize mi kaldı...

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 09 Kasım 20:03

Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Özel araçlarda sigara yasağı uygulamasını nasıl değerlendiriyorsunuz?